Ana içeriğe geç
Sözlük

etmiyor ile cümle

etmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ali nisi bil, o Bog, zavrgel nas in nisi hodil, o Bog, z našimi vojskami?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Chi mi guiderà alla città fortificata, chi mi condurrà fino all'Idumea
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Har du ikke, Gud, stødt os fra dig? Du ledsager ej vore Hære.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Hvem vil føre mig til den faste by? Hvem leder mig inn til Edom?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kdo mne uvede do města hrazeného? Kdo mne zprovodí až do Idumejské země?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kicsoda visz el engem a kerített városba? kicsoda vezérel engem Edomig?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?하나님이여 주께서 우리를 버리지 아니하셨나이까 하나님이여 주께서 우리 군대와 함께 나아가지 아니하시나이다
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kto ma vovedie do ohradeného mesta? Kto ma sprevodí až do Edoma?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Któż mię zaprowadzi do miasta obronnego? Któż mię przywiedzie aż do ziemi edomskiej?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Kuka vie minut varustettuun kaupunkiin? Kuka saattaa minut Edomiin?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab är mitt tvagningskärl, på Edom kastar jag min sko; höj jubelrop till min ära, du filistéernas land.»
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moáb az én mosdómedenczém, Edomra vetem az én sarumat; te Filisztea nékem örülj!
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab è il bacino per lavarmi, sull'Idumea getterò i miei sandali, sulla Filistea canterò vittoria»
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab er mitt vaskefat, på Edom kaster jeg min sko; bryt ut i jubel over mig, Filisterland!
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab is mijn wasbak en in Edom zet ik mijn schoenen neer. Over Filistea maak ik mij vrolijk.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moáb medenice k umývání mému, na Edoma uvrhu obuv svou, proti mně, Palestino, trub.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moab miednicą do umywania mego; na Edoma wrzucę buty moje; ty, Palestyno! wykrzykaj nademną.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Moáb mi je nádobou na umývanie, na Edoma zahodím svoju obuv. Ty, Filištea, jasaj oproti mne!
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Mooab on minun pesuastiani, Edomiin minä viskaan kenkäni; Filistea, nosta minulle riemuhuuto.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Não nos rejeitaste, ó Deus? e tu, ó Deus, não deixaste de sair com os nossos exércitos?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?¿No serás tú, oh Dios, que nos habías desechado, y que ya no sales, oh Dios, con nuestros ejércitos
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Oare nu Tu, Dumnezeule, care ne-ai lepădat, şi care nu vrei să mai ieşi, Dumnezeule, cu oştirile noastre?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Oare nu Tu, Dumnezeule, care ne-ai lepădat, şi nu mai ieşi, Dumnezeule, cu oştirile noastre?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Porventura não nos rejeitaste, ó Deus? Não sais, ó Deus, com os nossos exércitos.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Vem skall föra mig till den fasta staden, vem leder mig till Edom?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Wie brengt mij naar de sterke vesting? Wie begeleidt mij als ik naar Edom ga?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Wirst du es nicht tun, Gott, der du uns verstößest und ziehest nicht aus, Gott, mit unserm Heer?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ya Allah, tidakkah Engkau ikut bersama kami? Tidakkah Engkau maju bersama tentara kami
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?ουχι συ, Θεε, ο απορριψας ημας; και δεν θελεις εξελθει, Θεε, μετα των στρατευματων ημων;
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ουχι συ, Θεε, ο απορριψας ημας; και δεν θελεις εξελθει, Θεε, μετα των στρατευματων ημων;
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Не Ти ли, Боже, Който си ни отхвърлил, И не излизаш вече, о Боже, с войските ни?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ни Ти ли, Боже, Който си ни отхвърлил, И не излизаш вече, о Боже, с войските ни?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?הלא אלהים זנחתנו ולא תצא אלהים בצבאתינו׃
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?הלא אתה אלהים זנחתנו ולא תצא אלהים בצבאותינו׃
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?‎أليس انت يا الله الذي رفضتنا ولا تخرج يا الله مع جيوشنا‎.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?神 阿 、 你 不 是 丟 棄 了 我 們 麼 . 神 阿 、 你 不 和 我 們 的 軍 兵 同 去 麼
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?神阿 、 你 不 是 丟棄 了 我 們麼 . 神阿 、 你 不 和我 們 的 軍兵 同去麼
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Aber das folgt keinem gewöhnlichen Trend.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Ale nie ma to związku z żadnym z podstawowych trendów.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Dar asta nu urmează niciuna dintre tendinţele obişnuite.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.하지만 이는 일반적인 경향의 어느것도 따르는 것이 아닙니다
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Maar dat komt niet tot uiting in de gebruikelijke trends.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Mais ça ne suit aucune des tendances habituelles.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Ma questo non segue nessuna delle solite tendenze.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Nhưng điều này không đi theo xu hướng thông thường nào hết.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Pero esto no se ajusta a las tendencias.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Tapi ini tidak mengikuti tren biasa yang ada.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Але це не збігається з тенденціями в інших сферах.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Но това не съответства на обичайните тенденции.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.Но это не соответствует направлению общего развития.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.אך זה לא מתנהג לפי איזו מגמה מוכרת.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.وهذا لا يتبع أي من الإتجاهات المألوفة.
Fakat bu olağan trendleri takip etmiyor.例えば この二つのグラフで 収入は伸びていますが
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Aber das können viele nicht verstehen, weil die meisten versteckt bleiben, weil sie sich nicht trauen.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Ale to nemôže mnoho z nich pochopiť, pretože väčšina z nich zostáva skrytá, pretože nemajú odvahu.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.De ezt sokan nem értik meg, mert a legtöbben elrejtőznek mert félnek.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.하지만 사람들은 이를 이해하지 못한다. 왜냐하면 그들 대부분은 동성애에 대한 생각을 공유하는 걸 두려워하기 때문에 이로부터 도피하기 때문이다.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Men folk forstår det ikke, fordi de fleste gemmer sig og ikke tør være åbne omkring det.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Men folk förstår inte det eftersom de flesta håller sig gömda, eftersom de inte vågar.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Mutta sitä monet eivät ymmärrä, koska suurin osa pysyy piilossa, koska he eivät uskalla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod