Ana içeriğe geç
Sözlük

etmiyor ile cümle

etmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Geçmişi hatırlamaya çalışıyor, neler olduğunu biliyor ve inkar etmiyor.المعرفة هي تذكر ما كنا نعرف سابقا، ولكننا نسيناه.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.ومن الآثار السلبية التي يولدها الضحك غير الطبيعي "إغماءة الضحك" التي يفقد فيها الإنسان وعيه من شدة الضحك.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Eu não peço por sacrifícios, e a pureza é para a água potável, não para pessoas.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.Adoro este cara e ele não merece este falso tabloide.
Ben takımın şampiyon olacağı konusunda iddia etmiyorum.O vencedor do jogo será declarado campeão.
"Fikirlerini kontrol etmiyorlar, bundan hoşlanmıyorum.“Se essas são as suas condições, eu não as examino.
Cüce gezegenin tanımı bu probleme hitap etmiyor.As estrelas não orbitam o sol nesse modelo.
Ancak bunu, gerçek bir kaset çalışması olarak kabul etmiyor.No entanto ele não é contado como videoclipe oficial.
Aşksız bir hayat kesinlikle hiçbir anlam ifade etmiyor.Uma vida sem amor não significa absolutamente nada.
Onu kabul etmiyorum.Não aceito isso.
Neden bana yardım etmiyorsun?Por que você não me dá uma mão?
Cüce gezegenin tanımı bu probleme hitap etmiyor.De zwaartekracht van de planeet bevestigt dit echter niet.
Çünkü fizik okumayı tercih etmiyordu.Hij besloot daarom dat hij liever literatuur wilde studeren.
Hiçbir şey bir anlam ifade etmiyor, çünkü olması gereken de tam olarak bu.Hij doet niks en juist daardoor is hij iets.
Ağır süvari'nin açık alanda yapılan savaştaki üstünlüğü, müstahkem yerlere karşı bir anlam ifade etmiyordu.Het overwicht van zware cavalerie in het open veld was nutteloos tegen versterkingen.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Maar ik erken, zelfs in bijzondere vraagstukken, geen onfeilbaar gezag.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Ik heb geen offers nodig en het begrip "zuiver" is bedoeld voor bronwater, niet mensen.
Hayır, intihar etmiyorum.Bella pleegt geen zelfmoord.
Apple A6'dan bir değişiklikle A7 SoC artık ivmeölçer, jiroskop ve pusula hizmet etmiyor.Vanaf de variant 1A7 is de Fuchs niet meer amfibisch en heeft geen boeggolfkeerplaat of schroeven meer.
Mantığın reddedilmesini kabul etmiyordu.Ze wilden hun afkomst niet verloochenen.
Bir tek umudum var, o da para etmiyor."Ik heb een principiële opvatting en die is voor geld niet te koop."
O herhangi bir anlam ifade etmiyor.Daar is kop noch staart aan te krijgen.
Ben dert etmiyorum.Ik maak me daar geen zorgen over.
Niye Tom'a yardım etmiyorsun?Waarom help je Tom niet?
Adamdan özür diliyorum, ama kabul etmiyor.Ik bied de man mijn excuses aan, maar hij aanvaardt ze niet.
Cüce gezegenin tanımı bu probleme hitap etmiyor.Nie jest znana gęstość materii tworzącej tę planetę.
Böyle bir şey için duâ etmiyordu.Nie chciałem się zgodzić na taki los .
Ben takımın şampiyon olacağı konusunda iddia etmiyorum.Marzy o byciu mistrzem w drużynie Nekoma.
Acayiplik olsun diye yazmadım şiiri, neşretmeden evvel de bu kadar yadırganacağını tahmin etmiyordum." dedi.Gud ske lov jag är av sådan natur att jag inte stort frågar därefter".
Liberaller onun yönetimini kabul etmiyorlardı.Liberaldemokraterna fick stanna kvar på sin post.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Я не потребую ніяких жертвоприношень, а чистота стосується питної води, а не людей.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Отже, різниця, фактично, не носить юридичного характеру.
Şehzade hocasına büyük bir sevgi besliyor, saygıda kusur etmiyordu.Закохана в начальника, страждає без взаємності.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.Марк залицявся до неї, але вона ненавидить такого типу зарозумілих, егоцентричних чоловіків.
Onu kabul etmiyorum.Я не приймаю цього.
Tom Mary'den nefret etmiyor.Том не ненавидить Мері.
Mükemmel olduğumuzu iddia etmiyorum.Я не стверджую, що ми досконалі.
Niçin yardım etmiyorsun?Чому ти не допомогаєш?
Şikayet etmiyordum.Я не скаржилася.
Cüce gezegenin tanımı bu probleme hitap etmiyor.Za libru nezkazím pointu tohoto skeče!
Vasallar, imparatorun mutlak otoritesini kabul etmiyorlardı.Neznal způsob, jak přemrštěné císařské požadavky splnit.
Açıkça konmuş bir amaç ve planlanmış bir kalkışma buna eşlik etmiyordu.Nemají příliš rádi překvapení a vývoj věcí, který nebyl v plánu.
Hatem dedi ki: "Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki.''Naik a răspuns: "Acesta nu este închinare la idoli.
Devrin padişahları da ona hürmette kusur etmiyorlardı.Cancelaria moșiei n-au devastat-o.
Vasallar, imparatorun mutlak otoritesini kabul etmiyorlardı.Juriștii bizantini au recunoscut autoritatea absolută a voinței împăratului.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Îmi iau răspunderea în mod formal și spun că nu există lege...
Fakat gözlemlerde gökcisimleri tamamen Newton'un kanunlarına uygun olarak hareket etmiyordu.Doar orbita planetei Mercur părea să nu fie complet explicată de legea lui Newton.
Doktor da "Hayır, etmiyorsun." yanıtını vermiştir.Spune tu, am mințit? - Nu, dom' șef, n-ați mințit - răspunse acarul.
Kimseyi istismar etmiyorum.Nu abuzez de nimeni.
Geçmişi hatırlamaya çalışıyor, neler olduğunu biliyor ve inkar etmiyor.Az Öregember észreveszi, mire készül, és megakadályozza.
İlgi görmeyi bekliyorduk ama bu kadar hızlı olacağını bile tahmin etmiyordum." dedi.Szerintem fölösleges volt ezt mondania, ámbár én is ingerült lennék, ha úgy néznék ki, mint ő most.)
Ancak bunu, gerçek bir kaset çalışması olarak kabul etmiyor.Tudják, hogy ez azért van, mert nem az igazi szalag volt náluk.
Manchester City'ye gitmeyin, tavsiye etmiyorum.Nemíž település Csehországban, Tehovban.
Onunla tanışmayı tercih etmiyorum.Inkább nem találkoznék vele.
Niçin birisi Tom'a yardım etmiyor?Miért nem segít senki Tomnak?
Hayır, intihar etmiyorum.Hän ei halunnut itsemurhaa.
Varna limanındaki Bulgar topları, hiçbir atış yapmıyor ve yerini belli etmiyordu.Bullin naapurit eivät kuulleet laukaisuja.
Umarım sizi rahatsız etmiyorumdur.Toivottavasti en häiritse.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.Όταν ο αστεϊζόμενος έχει ύφος ανέκφραστο και ο λόγος του δεν έχει κωμική χροιά.
Bunu neden kabul etmiyorsun?Γιατί δεν το αποδέχεσαι;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod