Kimse bunu hak etmiyor.Κανείς δεν το αξίζει.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.Calvins skrøbelige helbred og brugbarhed for staten betød, at han ikke personligt deltog i sagen mod Serveto.
Uçakların düşürülmesi için korkutulmaya çalışılan kuşlar hareket etmiyorlardı.Dertil ønsker man ikke at skræmme fuglene væk.
Devrin padişahları da ona hürmette kusur etmiyorlardı.Det norske kongehus undså sig heller ikke for at genere hende.
Tıbbi nedenlerle üreyememe nedeni de fark etmiyordu.Medicin til landbrugets husdyr er heller ikke tilladt.
Hiçbir şey bir anlam ifade etmiyor, çünkü olması gereken de tam olarak bu.Der er ikke noget denne rene væren er, for hvis den er noget, så er den ikke ren.
"Irak o dönemde herhangi bir tehdit teşkil etmiyordu.Australia ble ikke regnet som en egen verdensdel på den tiden.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Nếu không phán đoán thì ta không có sai lầm, mà cũng không có được chân lý.
Acayiplik olsun diye yazmadım şiiri, neşretmeden evvel de bu kadar yadırganacağını tahmin etmiyordum." dedi.Cũng vì không tin thơ tôi có chút giá trị gì nên đã lâu tôi không làm thơ nữa".
Manchester City'ye gitmeyin, tavsiye etmiyorum.Đừng chặn các khung, Thành phố New York.
Hayır, intihar etmiyorum.「私は自殺する気はない。
Hatem dedi ki: "Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki.''「然り」と霊も言いたもう、 「かれらはその労苦から休まん。
Çünkü Midyat bunu hak etmiyor.マイレージは付与されない。
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.他愛もない冗談を言っては、仲間の失笑を買っている。
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.難しい作詩技術の名手だったが、天才の力強さと官能は欠けていた。
Beni sorarsanız, bu plânı tasvip etmiyorum.わたしはどうかといえば、その計画に賛成できない。
Hatem dedi ki: "Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki.''湜弟滌謂湜曰:「主上有問,勿有所隱。
Hayır, intihar etmiyorum.荀采不从而自缢。
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.雖然官方說明會採取法律行動,但最後並沒有任何明顯的行動。
"Fikirlerini kontrol etmiyorlar, bundan hoşlanmıyorum.你们不希望看到这种事,我也一样。
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.”司马炎只是“大笑”而并未对刘毅有何不利。
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.加尔文脆弱的健康状况以及他对于国家的作用使得他个人并未表现出对塞爾韋特的反对。
Sivil hedeflerin bombalanması Müttefikler için pek bir şey ifade etmiyordu.但轴心国的进攻并没有给盟军带来多大影响。
Hayır, intihar etmiyorum.자살할 아이가 아니다.
Hatem dedi ki: "Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki.''그러자 모토나리는 “왜 천하의 주인이 되는 것을 빌지 않았나 ? ”라고 대꾸하였다.
Eğer gaz gözlemciye doğru hareket etmiyorsa durgun halinden daha sönük gelecektir.반면 가스 덩어리가 관찰자 쪽으로 움직이지 않는다면 원래보다 더 어둡게 보일 수 있다.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.그리고 권한 내의 행위인 이상 그것이 정당한가 부당한가를 가리지 않는다.
Hiçbir şey bir anlam ifade etmiyor, çünkü olması gereken de tam olarak bu.이 모든 것이 가진 게 없어서, 힘이 없기 때문이라 생각한다.
Fakat gözlemlerde gökcisimleri tamamen Newton'un kanunlarına uygun olarak hareket etmiyordu.일단 천이궤도에 진입한 인공위성은 아무 동력 없이 순전히 뉴턴의 운동 법칙에 따라 관성만으로 돌게 된다.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.자유는 인식의 대상이 아니며, 사상과 이념 속에 자유는 존재하지 않는다고 말한다.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.일은 깔끔하게 잘 처리하는 편은 아니지만, 그런 어리숙한 면을 사랑받고 있다.
"Fikirlerini kontrol etmiyorlar, bundan hoşlanmıyorum.אני חייב לשמור עליהם בחיים, לא אכפת לי כיצד.
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.כלומר, אחריות אחת לא דוחה את רעותה.
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.חומר הלימודים היה כלי חשוב בידי המורה, אך לא היה די בכלים משוכללים ובמיומנויות השימוש בהם.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.כלומר, דבר שכוון להיות לא הומוריסטי, אך מעורר צחוק אצל אנשים.
Bunlara alışık olduğumuz için pek aldırış etmiyorduk.איננו מרגישים את הלחץ כלל מכיוון שאנו רגילים אליו.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.בנאמנות מכוח הדין, לעומת זאת, לא תמיד נדרשת הסכמת הנאמן.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגד לתוכנית שלך.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגד לתוכנית שלכם.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגדת לתוכנית שלך.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגדת לתוכנית שלכם.
Şikâyet etmiyorum.אני לא מתלונן.
Hayır, intihar etmiyorum.Това не е самоубийство.
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.И разбира се, този апел не остава без отзвук.
Neden Tom'a yardım etmiyoruz?Защо не помагаме на Том?
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Ne zahtijevam žrtve, a čistoća je za pitku vodu, ne za ljude.
Dünya kötülüğe rağmen devam etmiyor...1995. - Terorizam više nećemo trpjeti...
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Pravo se poštuje bezuvjetno, pa nije moguće poslušnost uvjetovati suglasnošću.
Sıradan insanların için çalışma şartları onları memnun etmiyordu ve tehlikeliydi.Pre toto ich masy ľudu neobľubovali a oni nemali vplyv na bežný ľud.
Kaynak hareket etmiyorsa dalgalar kaynak etrafında simetriktir.Keď elektrický obvod nie je pripojený na zdroj, obvodom prúd neprechádza.
Manchester City'ye gitmeyin, tavsiye etmiyorum.Ne zamenjujte z naseljem Šopron na Hrvaškem!
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.V pravljici je motiv zmaja, ki ni junak, ampak vzbuja posmeh.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.Šis dievas yra kerštingas ir nemėgsta tų, kurie kiša nosį į jo valdas.
Hayır, intihar etmiyorum.Ei kopeeri end ise.
Bir tek umudum var, o da para etmiyor."Kes ei saa, maksab seda".
Artık filozofların bilim hakkındaki görüşleri toplumu tatmin etmiyordu.Filosoofide teaduslikud uurimused on kirikule tarbetud.
% 1 komutu bir parametre kabul etmiyor.%1コマンドにはパラメータは指定できません。
% 1 komutu bir parametre kabul etmiyor.A( z)% 1 parancs nem fogad el paramétereket.
% 1 komutu bir parametre kabul etmiyor.Der Befehl‚ %1‘ akzeptiert keine Parameter.
% 1 komutu bir parametre kabul etmiyor.Het commando %1 accepteert geen parameters.