Ana içeriğe geç
Sözlük

etmiyor ile cümle

etmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin onu yapmasına yardım etmiyordu.Tom wasn't helping Mary do that.
Tom Mary'nin onu yapmasına yardım etmiyor.Tom isn't helping Mary do that.
Tom, Mary'ye yardım etmiyor.Tom hasn't been helping Mary.
Böyle davranılmayı hak etmiyorum.I don't deserve to be treated like that.
Cümle hiçbir anlam ifade etmiyor.The sentence makes no sense.
Tom'a yeterince yardım etmiyorsun.You don't help Tom enough.
İnsanlar Boston'u eskisi gibi sık ziyaret etmiyor.People don't visit Boston as often as they used to.
Tom henüz ne yapması gerektiğini fark etmiyor.Tom doesn't yet realize what he needs to do.
Tom, Mary'nin bunu yapacağından şüphe etmiyor.Tom doesn't doubt that Mary will do that.
Bunu yaptığımı inkar etmiyorum.I don't deny doing that.
Tom'un acı çektiğini kimse fark etmiyordu.Nobody realized Tom was in pain.
Tom'un söylediklerine gerçekten dikkat etmiyordum.I wasn't really paying attention to what Tom was saying.
Tom'un kazanacağından şüphe etmiyorum.I don't doubt that Tom will win.
Tom herhangi bir anlam ifade etmiyor.Tom wasn't making any sense.
Tom yalnız seyahat etmiyordu.Tom wasn't traveling alone.
Tom yalnız seyahat etmiyor.Tom isn't traveling alone.
Tom ve Mary artık birlikte seyahat etmiyor.Tom and Mary don't travel together anymore.
Tom beni rahatsız etmiyordu.Tom wasn't bothering me.
Tom ağladığını inkar etmiyor.Tom doesn't deny crying.
Tom bana yardım etmiyordu.Tom wasn't helping me.
Tom yardım etmiyordu.Tom wasn't helping.
Hiç kimse şikayet etmiyor.No one complains.
Takip etmiyorum. Neden bahsediyorsun?I don't follow. What are you talking about?
Sami Müslümanlardan nefret etmiyordu.Sami didn't hate Muslims.
Neden Tom'un çiti boyamasına yardım etmiyorsun?Why don't you help Tom paint the fence?
Artık Tom'a yalan söylemeyi tercih etmiyorum.I'd rather not lie to Tom anymore.
Tom gerçekten gününü gün etmiyordu.Tom wasn't really enjoying himself.
Tom bunu yapmak için hiç acele etmiyor.Tom isn't in any hurry to do that.
Neden bir pizza sipariş etmiyoruz?Why don't we order a pizza?
Tom gerçekten ne yaptığına dikkat etmiyordu.Tom wasn't really paying attention to what he was doing.
Tom, bunu yapan kişinin Mary olduğundan şüphe etmiyor.Tom doesn't doubt that Mary was the one who did that.
Bu benim hatam. Dikkat etmiyordum.It's my fault. I wasn't paying attention.
Tom ve Mary neden birlikte seyahat etmiyor?Why don't Tom and Mary travel together?
Bunu şimdi yapmayı tercih etmiyorum.I'd prefer not to do that right now.
Tom seni rahatsız etmiyor, umarım.Tom isn't disturbing you, I hope.
Tom seni rahatsız etmiyor, değil mi?Tom isn't disturbing you, is he?
Bu gece dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out tonight.
Tom hiç acele etmiyor.Tom is in no hurry.
Senden nefret etmiyorum, Tom.I don't hate you, Tom.
Tom şüphe etmiyordu ama Mary ediyordu.Tom wasn't suspicious, but Mary was.
Evi neredeyse hiç terk etmiyorum.I almost never leave the house.
Tom, Mary'yi fark etmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended that he didn't notice Mary.
Tom'a hiç dikkat etmiyordum.I didn't pay any attention to Tom.
İşinden gerçekten bu kadar çok nefret ediyorsan o zaman neden istifa etmiyorsun?If you really hate your job so much, then why don't you quit?
Tom her zaman istifa etmekle tehdit ediyor ama asla etmiyor.Tom is always threatening to quit, but he never does.
Sami onu hak etmiyor.Sami doesn't deserve this.
Sami ondan şüphe etmiyor.Sami doesn't doubt that.
Sami bir daha gün ışığını görmeyi hak etmiyor.Sami doesn't deserve to see the light of day again.
Çok yardım etmiyorsun.You aren't helping a lot.
Burada fazla yardım etmiyorsun, değil mi?You don't help much around here, do you?
Hiç kimse bizi ziyaret etmiyor.No one ever visits us.
Sami, Leyla'yı Instagram'da takip etmiyordu.Sami was not following Layla on Instagram.
Eminim ki Tom, Mary'den nefret etmiyordur.I'm sure Tom doesn't hate Mary.
Hiçbir şeyi inkar etmiyorum ama her şeyden şüphe ediyorum.I deny nothing, but I doubt everything.
Tom ve Mary senden nefret etmiyor.Tom and Mary don't hate you.
Yalnız gitmeni tavsiye etmiyorum.I'm not suggesting you go alone.
Sana onu yapmanı tavsiye etmiyorum.I'm not suggesting you do that.
Tom acele etmiyor.Tom isn't in a hurry.
Tüm parayı Tom'a vermeyi teklif etmiyorsun, değil mi?You aren't suggesting we give all the money to Tom, are you?
Bu seni rahatsız etmiyor, değil mi?It doesn't bother you, does it?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod