etmişler ile cümle
etmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanların ihtiyaçlarını yerine getirmek için ızdırap döngüsünde kalmayı tercih etmişlerdir.Ludziom pozostała jedynie nadzieja jako pociecha w ich nieszczęściach.
Mezarlığa da gidip mezarları ziyaret etmişlerdir.Następnego dnia obaj ruszają na cmentarz i odszukują grób.
En son 1992-93 sezonunda Belçika 1. Ligi'nde mücadele etmişlerdir.W sezonie 1992/1993 rozegrał tam 4 spotkania w pierwszej lidze belgijskiej.
Bölgenin Karamanoğlu beyliğinin eline geçmesinden sonra, Karamanoğulları Mut ve çevresini mamur etmişlerdir.Na jego prośbę Bóg sprawia iż ziemia się rozstępuje i pochłania niegodziwców.
1088 yılında, Anglosakson ve Danimarkalılar Akdeniz yolu ile Bizans İmparatorluğu'na göç etmişlerdir.W 1088 roku duża grupa Anglosasów i Duńczyków przybyła w granice Bizancjum.
Köy sakinleri 1952 yılında sahil kenarlarına iskan etmişlerdir.Kolejny okaz złowiono w 1952 roku u wybrzeży Komorów.
Amerikan ve İngiliz orduları da askeri amaçlı olarak çeşitli muşta ve muştalı kamalar imal etmişlerdir.Na ziemi amerykańskiej zostały niemal wszystkie konie i muły.
Buna rağmen Araplar tekrar tekrar 5 yıl arka arkaya şehri kuşatmaya devam etmişlerdi.Niemniej przez następne pięć lat miasto miało przechodzić z rąk do rąk.
Fakat bazı saraylılar bunun bir kandırmaca olduğunu iddia etmişlerdir.Gangsterzy zorientowali się, że to pułapka.
Ataları Ukrayna'dan Kanada'ya göç etmişlerdir.Jej przodkowie przybyli do Kanady z Japonii.
1998 yılında köylüler evvel zamandan beri bulunan türbeyi restore etmişlerdir.Dopiero w 1994 roku wróciło tam dwoje ludzi, którzy usiłują przywrócić to, co dawne na wyspie.
Kur'an'a göre Yahudiler Üzeyir'in Tanrı'nın oğlu olduğunu iddia etmişlerdir.Żydzi powiedzieli: „Uzajr jest synem Boga”.
İnsanların bir kısmı Ruslar tarafından esir alınmış, bir kısmı ise batıya doğru göç etmişlerdir.Część ludności została wysiedlona do ZSRR, a część na Ziemie Zachodnie.
Ancak güney Hollandalılar (Felemenkliler) 1830'da bağımsızlıklarını Belçika adı altında ilan etmişlerdi bile.Holendrzy uznali jej niepodległość dopiero w 1839.
Kent devletlerinin çoğu vergiyi tercih etmişlerdir.De flesta städerna valde att betala skatt.
Truman Everts gibi Kuzey Amerikalı araştırmacılar Puma çığlığını insanınkine benzer olarak tarif etmişlerdir.Den nordamerikanska forskaren Truman Everts beskriver pumans skrik som människoliknande.
Beldenin yaklaşık 80 hanesi Konya'ya ekonomi nedenler ve eğitim amaçlı göç etmişlerdir.Cirka 80 hushåll i Kelhasan flyttat till storstaden Konya av ekonomiska skäl och utbildning.
Cİvarda yaşayanlar bu adamla sıkı bağlar kurmuş, fikrine önem vermişler ve itaat etmişler.Folket lyssande noga och trodde honom.
Yetkililer isyancıları durdurmak için aşağı yukarı bin polisi seferber etmişlerdir.Omkring 1 000 poliser hade kommenderats ut för att förhindra upplopp.
Aşklarının Bay ve Bayan Smith filminde başladığını itiraf etmişlerdir.De träffades och förälskade sig under inspelningarna av Mr. & Mrs. Smith året innan.
Kökünde Cedidcilik olan bu hareketler, 1917 Rus devrimi sırasında özerkliklerini ilan etmişlerdir.Resten av äggen blev bortglömda under tumultet under den ryska revolutionen 1917.
Hastalar bir sesi gerçekten duyduklarını fakat onları anlamlandıramadıklarını ifade etmişlerdir.Patienten kunde förstå vad som sades men förmådde inte utrycka sig begripligt.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Han byggde även klockstapeln.
Ne yazık ki bazı tarihî eser yağmacıları, çoğu tarihî eseri tahrip etmişlerdir.Precis som de stjäl värdkroppar har de också stulit det mesta av sin teknologi.
1088 yılında, Anglosakson ve Danimarkalılar Akdeniz yolu ile Bizans İmparatorluğu'na göç etmişlerdir.År 1088 kom ett stort antal anglosaxare och daner till Östromerska riket via Medelhavet.
Köyün ekonomisi emekliye dayalıdır köy gençleri çevre illere göç etmişlerdir.I bygdegården håller byns ungdomsgård till där barn från årskurs 1 är välkomna.
Ülkeyi terk edenlerin büyük çoğunluğu Türkiye'ye göç etmişlerdir.Majoriteten av de som stannade kvar konverterade till islam.
Fakat bazı saraylılar bunun bir kandırmaca olduğunu iddia etmişlerdir.Kritiker misstänkte dock att det var fråga om en bluff.
Bu tür bileşikleri zeytinyağının odun külü ile beraber kaynatılması sonucunda elde etmişlerdir.Namnet kommer efter att deltagarna smörjer in sig med olivolja.
Bununla birlikte Guatemala'nın kuzeyine ve Yucatan'a göç etmişlerdir.Samtidigt skapade även Kuba, Guatemala and Yucatán.
Ayrıca Claudius'un senatoda müzakerelere katılmasına izin verilmesini talep etmişlerdi.De begärde även rätten för Claudius att delta i senatens debatter och överläggningar.
Bu tarihte Osmanlı devleti aleyhine Rusya-Avusturya gizliden ittifak etmişlerdi.Clark återfinns sedan kraftlös av Oliver i Ryssland.
Bütün büyük hanedanlar onlara bağlılık yemini etmişlerdi.Всі основні родини присягнули їм.
Daha sonra bu rahipler adayı terk etmişlerdir.Багато священиків залишили острів.
Fenikeliler ve Filistinli Suriyeliler bu geleneği Mısırlılardan öğrendiklerini itiraf etmişlerdir...Фіникіяне ж і сирійці, що в Палестині, самі визнають, що запозичили цей звичай у єгиптян.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Вони запевнили його, що християн серед них немає.
Daha sonra konserler vermeye uzun süreden sonra tekrar devam etmişlerdir.Як було вже сказано, я продовжу давати концерти до липня).
İnsanlar da bu adayı terk etmişler.Люди імовірно походять з цього регіону.
Frank Muller ve Ormond Stone ile beraber pek çok Yeni Genel Katalog nesnesi tespit etmişlerdir.Разом із Френком Мюллером та Ормордом Стоуном відкрив велику кількість об'єктів NGC/IC.
Her iki takım da daha önceden Super Bowl XLII'de yine mücadele etmişlerdi.В 1/4 знову потрібно було боротися з тим самим каталонським клубом.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Обороні передували такі події.
Yuri'yi kontrol etmişlerdir.Шаповал Юрій.
19. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey Amerika'ya da göç etmişlerdir.В кінці XIX століття їх також завезли у США.
Dareikos denilen bir para birimi darp etmişlerdir.Назвімо хоча б декого з донеччан.
Bazı araştırıcılar bunun için en uygun değerlerin 3 ile 9 arasında olduğunu beyan etmişlerdir.Згідно з законами штату для цього було необхідно участь від трьох до дев'яти осіб.
Ancak güney Hollandalılar (Felemenkliler) 1830'da bağımsızlıklarını Belçika adı altında ilan etmişlerdi bile.Нідерланди формально визнали незалежність Бельгії лише в 1839 році.
Çok az sayıda istisna dışında öğrenciler yatılı olarak okula devam etmişlerdi.Через відсутність матеріального забезпечення школу відвідувала лишень невелика кількість дітей.
1935 Ekim ayının başlarından itibaren, İtalyanlar Etiyopya'yı işgal etmişlerdir.У жовтні — листопаді 1935 року італійці заволоділи містами провінції Тігре.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Zkonstruoval též nový typ slunečních hodin.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Je zakázáno pohrdat potřebným, i kdybychom mu mohli dát jen skrovnou almužnu.
Birçok kereler ölü ya da uyuyan insanları gömmüşler ve yaralı ise yardım etmişlerdir.Při mnoha příležitostech zahrabali sloni mrtvé nebo spící lidi nebo jim pomáhali, když byli zraněni.
Arsenal'in iki teknik direktörü (Herbert Chapman ve Tom Whittaker), görevleri sırasında vefat etmişlerdir.Ve funkci zemřeli dva manažeři − Herbert Chapman a Tom Whittaker.
Şu anki köy sakinleri Bitlis'in Mutki ilçesine bağlı Kavakbaşı (Dap) Beldesi'nden göç etmişlerdir.Vesnický lid je shromážděn u džbánku (sbor Dnes zachujnem z plné hrudi, že Bôh vínka požehnal).
Sayın Valimiz bu sergilerden birinin açılışına iştirak etmişlerdir.Naumovyč byl mezi podezřelými z iniciování této akce.
Aztekler bu mantarları "teonanacatl - Tanrıların eti" şeklinde tarif etmişlerdir.Aztékové ji nazývali teonanácatl, tedy tělo bohů.
Bölgenin Karamanoğlu beyliğinin eline geçmesinden sonra, Karamanoğulları Mut ve çevresini mamur etmişlerdir.Avšak poněvadž byla stižena leváctvím, vyplácela svého synka zleva doprava.
Ataları Ukrayna'dan Kanada'ya göç etmişlerdir.Jeho rodiče imigrovali do Kanady z Keni.
Osmanlılar şehri terk etmişlerdi.Poté sydonaisté opustili město.
Bazılarıda bu yaratıkların tamamen hayal ürünü olduğunu iddia etmişlerdir.Ostatní považují taková tvrzení za produkt příliš bujné fantazie.
Tüm köylü burada toplanıp mahallesi tekrar inşa etmişlerdir.Ti začali vsi a osady opět opravovat.
İlgili Sayfalar