etmişler ile cümle
etmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler.Then as to those who believe, they know that it is the truth from their Lord.
(Onlar da) Allah'ın ayetlerini inkar etmişlerdi de Allah onları günahları sebebiyle yakalamıştı.They disbelieved in the signs of Allah, wherefore Allah laid hold of them for their sins.
Son durağı onlar hak etmişlerdir.These! for them is the happy end in the Abode:
İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi.They prostrated except Iblis (Satan).
Hani meleklere, Âdem'e secde edin demiştik de İblisten başka bütün melekler secde etmişlerdi.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Bu böyledir, çünkü, onlar şu iğreti hayatı âhirete tercih etmişlerdir.That is because they loved and preferred the life of this world over that of the Hereafter.
İşte bunlar Rablerini inkâr etmişlerdir.They are those who disbelieve in their Lord!
Bu (azab) şundan dolayıdır ki, onlar, dünya hayatını sevmiş ve onu ahirete tercih etmişlerdir.That is because they loved and preferred the life of this world over that of the Hereafter.
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi.When We said to the angels, “Bow down before Adam,” they bowed down, except for Satan.
Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir.Those who pledge allegiance to you are pledging allegiance to God.
Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir.They wish that you would disbelieve.
Hakkı batılla gidermek için mücadele etmişlerdi.And they argued with falsehood, to defeat with it the truth.
Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır.Falsehood cannot approach it, from before it or behind it.
Batılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi.And they argued with falsehood, to defeat with it the truth.
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkar etmişlerdi.Those who went before them also denounced (Allah's Messengers) as liars.
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi.When they disbelieved in it of yore.
Daha önce inkâr etmişlerdi onu.When they disbelieved in it of yore.
Halbuki daha önce onu (hakkı) inkar etmişlerdi.When they disbelieved in it of yore.
Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi.When they disbelieved in it of yore.
Batılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım.Every nation attempted to lay hands on their apostle, and disputed erroneously to refute the truth.
Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir.(I swear) that most of them are doomed to be punished.
İman etmişler için de şöyle bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz!They believe in Him and ask Him to forgive the believers.
İtalyanlar, 375 megawatt'lık iki adet elektrik santrali kurmayı teklif etmişler.The Italians offered to build two 375 megawatt power plants.
Cemaatin içinde, dört çocuklarıyla birlikte yaşadıkları bir ev inşa etmişler.They have built a house inside the community where they live with their four children.
Dört çocuk da enfekte tavuklarla temas etmişlerdi.All four children came into contact with infected chickens.
Kıbrıs Türkleri o tarihte ayrı bir referandum düzenleyerek planı kabul etmişlerdi.Turkish Cypriots held a separate referendum at the time and voted in favour of the plan.
Bazı araştırmacılar kuvvetin supinasyonda zirveye ulaşacağını tahmin etmişlerdir.Some researchers predicted force peaks at supination.
Aşağıdaki takımlar Şampiyonlar Ligi seviyesinde Polonyayı temsil etmişlerdir,The following teams have qualified for elimination rounds in the UEFA Champions League.
Bunun yerine, ailesiyle birlikte hukuğa başvurup sanığı dava etmişlerdir.Instead, she and her family successfully appealed to the law to prosecute the rapist.
Şubat ortalarında Bergamo'ya seyahat etmişlerdi ve bir hafta İtalya'da kaldılar.[1][2][3][4]They had travelled to Bergamo and stayed in Italy for a week in mid-February.[16][17][2][18]
Ayrıca ürün için ödeyebilecekleri fiyatı ifade etmişlerdir. [1]They also provided how much they would pay for the product.[44]
Yöneticiler "Bitconnect bir şirket değildir" şeklinde ifade etmişlerdir.As the administrators detailed "Bitconnect is not a company".
Psikologlar, insanların hedefe yönelik bir tür olduğunu tespit etmişlerdir.Psychologists have established that human beings are a goal-oriented species.
Gerçekten eşsiz ve canlandırıcı bir ses elde etmişlerdi.They have achieved a truly unique and refreshing sound.
1899'da gökbilimciler, şimdi Leonidler olarak bilinen büyük bir meteor yağmuru tahmin etmişlerdi.In 1899, astronomers had predicted a great meteor shower now known as the Leonids.
Bulgarlar, Rish Geçidi'ne ve başkent Pliska'ya giden yolları kapatan surlar inşa etmişlerdi.The Bulgarians had built ramparts blocking the roads to the Rish Pass and the capital Pliska.
Araştırmacılar ayırt ediciliğin bellek üzerindeki etkilerini çalışmaya devam etmişlerdir.The effect of distinctiveness on memory is a topic that researchers have continued to study.
Doğuda kalan Kumanlar ise İslam'ı kabul etmişlerdir.Die Arkaden an den östlichen Kopfenden entsprechen den jochteilenden.
Truman Everts gibi Kuzey Amerikalı araştırmacılar Puma çığlığını insanınkine benzer olarak tarif etmişlerdir.Nordamerikanische Forscher wie Truman Everts beschreiben den Schrei des Pumas als menschenähnlich.
Ayrıca Claudius'un senatoda müzakerelere katılmasına izin verilmesini talep etmişlerdi.Es gab sogar die Forderung, Claudius zu erlauben, im Senat zu debattieren.
Gök tanrısı Tangra’ya kurban etmek için beyaz atları tercih etmişlerdir.Als Opfergabe an den Himmelsgott wurden weiße Pferde bevorzugt.
Ölümünün ardından yerine geçen firavun ve rahipler onu sapkın firavun ilan etmişlerdir.Propheten wie Musa (Mose), Isa (Jesus) oder Mohammed werden sowohl Nabi als auch Rasul genannt.
Saraydüzü yolunun batısında iskân etmişlerdir.Die obere Empore ist in die Westachse zurückgesetzt.
De Tounens'in çocuğu olmamasına rağmen, bazı akrabaları krallığın varisliği üzerine hak iddia etmişlerdir.Obwohl de Tounens keine Kinder hatte, eignete sich seine Verwandtschaft den Titel an.
Fakat nüfus mübadelesinden sonra teker teker ve gruplar halinde terk etmişlerdir.Doch wird er von einer Gruppe Männern, die ihm nachlaufen, eingeholt, zu Boden geworfen und geschlagen.
Buna rağmen varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir.Sie führten hinter ihrem Dienstgrad den Zusatz (E).
Aden Yahudilerinin hemen hemen hepsi Haziran 1947 ile Eylül 1967 arası ülkeyi terk etmişlerdir.Nahezu die komplette jüdische Bevölkerung wanderte in der Zeit zwischen Juni 1947 und September 1967 aus.
Bu bölgede konaklayan denizciler buraya 1527 yılına kadar kalacak olan bir kale inşa etmişlerdir.Diese bauten ein Fort, welches bis 1527 bestand.
Daha sonra bu rahipler adayı terk etmişlerdir.In der Folge verließen die Mönche nach und nach die Insel.
Ancak güney Hollandalılar (Felemenkliler) 1830'da bağımsızlıklarını Belçika adı altında ilan etmişlerdi bile.Jedoch schon 1830 erklärten sich die südlichen Niederlande unter der Bezeichnung Belgien für unabhängig.
Çandıkların bir bölümü daha sonraki dönemlerde bulundukları bölgeden ayrılıp başka yerlere göç etmişlerdir.Die Hochwasser erreichten über Oder und Weichsel dann nach und nach auch andere Landesteile.
Ardından, yazarlar, eleştirmenler ve yayımcılar gruptan davet edilmekte ısrar etmişlerdir.In der Folge drängten Autoren, Kritiker und Verlage in die Gruppe, um von ihrem Ruf zu profitieren.
Kimileri Eskişehir, kimisi Çifteler İzmir gibi yerlere göç etmişlerdir.Verantwortlich dafür sind verschiedene Fatwas, in denen die Jesiden als Ungläubige eingeordnet werden.
İnsanlar da bu adayı terk etmişler.Die Bewohner verließen daraufhin die Insel.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Andere sagten ihnen nach, dass sie keine echten Christen seien.
Daha sonra ise tam oy hakkını 2 Temmuz 1928 tarihinde elde etmişlerdir.Volle elektorale Gleichberechtigung wurde am 2. Juli 1928 gewährt.
Antik dönem kehribar tüccarları değerli yüklerini taşımak için en güvenilir yolları tercih etmişlerdir.Die Bernsteinhändler der Antike wählten mit ihrer kostbaren Fracht möglichst sichere Routen.
Frank Muller ve Ormond Stone ile beraber pek çok Yeni Genel Katalog nesnesi tespit etmişlerdir.Er entdeckte gemeinsam mit Frank Muller und Ormond Stone viele NGC/IC-Objekte.
Daha sonra yerleşimciler diğer ranger kampanyalarını da organize etmişlerdir.Bald darauf bildeten die Siedler andere Rangerkompanien.
Diğer sanat tarihçileri Sargent'ın eşcinsel olduğunu iddia etmişlerdir.In der Wissenschaft wird kontrovers diskutiert, ob Andersen homosexuell gewesen sei.
İlgili Sayfalar