etmişler ile cümle

etmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Construyeron esta serie intricada de canales, y empujaron el agua ubicada en la tierra hacia el río
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.De byggde ett nät av kanaler, och de tryckte ut vattnet från markerna ner i floden.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Ei au construit această serie de canale complicate, şi au împins apa în afara zonei, înapoi în râu.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Họ đã xây dựng chuỗi kênh đào phức tạp và họ đẩy nước ra khỏi vùng đất vào lại sông.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.복잡한 수로를 만들어서 습지의 물을 강으로 다 빼내버린 거에요.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Komplikált csatorna rendszert építettek és kipréselték a vizet a földből a folyóba.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Mereka membangun seri kanal yang rumit, dan mereka memaksa air keluar dari lahan menuju ke sungai.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Vybudovali propracovanou síť kanálů, kterou odváděli vodu ze svých pozemků do řeky.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Wybudowali skomplikowany system kanałów, i przekierowywali wodę z lądu do rzeki.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Ze bouwden een complex kanalenstelsel en ze duwden het water van het land de rivier in.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Έφτιαξαν ένα περίπλοκο δίκτυο καναλιών, και έδιωξαν το νερό από την ξηρά προς τον ποταμό.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Изградили сложна система от канали, по които изтласквали водата от сушата към реката.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Они построили сложный ряд каналов, выводя воду из земли и направляя её прямо в реку.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.הם בנו סוללת תעלות מסובכת, והם דחפו את המים הלאה מהקרקע אל הנהר.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.ببناء شبكة من قنوات التصريف لتصريف المياه خارجاً من الأرض إلى النهر
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.水を川に移した でも 農場はうまくいかなかった
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler. Ama yaratıcılık süreci değişmiş:Pas son œuvre, qui était souvent aussi sombre qu'avant, mais le processus, oui.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Bukan karyanya, mereka tetap kelam seperti biasa.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Ei hänen työnsä, se pysyi yhtä synkkänä kuin aina.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Het werk zelf is nog hetzelfde, met de bekende donkere ondertoon.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Ikke værkerne, værkerne var stadig så mørke som nogensinde før.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Inte arbetet i sig. Det var lika mörkt som vanligt.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Jeho dílo ne, je pořád tak temné jako dřív.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Không phải công việc, công việc vẫn tăm tối như trước giờ.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.일 자체는 전처럼 종종 암담하고 어려울 수 있었지만, 자기 자신과
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Não o trabalho, esse continuou tão negro como sempre.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Nem a munka maga. Az nyomasztó maradt, mint mindig.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Nicht die Arbeit selbst. Die war weiterhin oft so dunkel wie eh und je.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Nie práca sama o sebe, tá je stále rovnako temná.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.No el trabajo, el trabajo aún era a menudo tan oscuro como siempre.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Non il lavoro, il lavoro era ancora oscuro come sempre.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Nu opera, opera a continuat sa fie deseori la fel de intunecata ca intotdeauna.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Όχι η δουλειά, η δουλειά ήταν συχνά όσο σκοτεινή ήταν πάντα.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Не работа, работа всё ещё была неясной и трудной.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Не сама робота, часто робота залишалась такою ж важкою, як і раніше.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Не творчеството му, творчеството му било толкова мрачно, колкото преди това.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.לא העבודה. העבודה עצמה לעתים קרובות קודרת כתמיד.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.ليس العمل، كان العمل ما يزال في معظم الأوقات مظلم كما كان.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.作曲の姿勢と それに伴う不安は-
eşlerden diğeri ya da her ikisi birlikte boşanmalarına karar verilmesini talep etmişlerse.l’un des conjoints ou les deux conjoints exigent le divorce.
eşlerden diğeri ya da her ikisi birlikte boşanmalarına karar verilmesini talep etmişlerse.när den ena makan eller båda makarna tillsammans kräver att de ska dömas till skilsmässa.
eşlerden diğeri ya da her ikisi birlikte boşanmalarına karar verilmesini talep etmişlerse.toinen puoliso vaatii tai molemmat puolisot yhdessä vaativat, että heidät tuomitaan avioeroon.
eşlerden diğeri ya da her ikisi birlikte boşanmalarına karar verilmesini talep etmişlerse.y uno de los cónyuges o ambos conjuntamente reclaman que se le dé curso.
eşlerden diğeri ya da her ikisi birlikte boşanmalarına karar verilmesini talep etmişlerse.إحدى الزوجين أو كلا الزوجين معاً يطلبا بأن يحكم عليهما بالطلاق.
Fakat, elektrik mühendisliği alanında elektronların devrede akış yönünü tam tersi yönünde kabul etmişlerdir.Ale ti, kteří původně vytvářeli obvodová schémata, průkopníci v elektrotechnice...
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.A feministák utáltak minket, és az egész szánalmas volt kezdettől fogva.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Et les féministes nous détestaient, et le tableau entier était faussé du début jusqu'à la fin.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Feministes haatten ons, en het was allemaal verdorven van begin tot eind.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Feministki nienawidziły nas, a ten związek od początku nie miał przyszłości.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Iar feministele ne urau și, din orice unghi priveai, totul era jalnic.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.여성주의자들은 우리를 증오했으며, 처음부터 끝까지 모든게 다 비참했었죠.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.las feministas nos odiaban, y todo era horrible de principio a fin.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Le femministe ci odiavano, e tutto era terribile dal principio alla fine.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Những nhà đấu tranh cho nữ quyền ghét chúng tôi, và toàn bộ chuyện đó thật kinh khủng từ đầu đến cuối.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Und die Feministen haben uns gehasst und das Ganze war durch und durch erbärmlich.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Феминистки нас ненавидели, и вообще это был кошмар с начала до конца.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.Феминистките ни мразеха и всичко беше в окаяно състояние, от началото до края.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.והפמיניסטיות שנאו אותנו, וכל העניין היה עלוב מהתחלה ועד הסוף.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.والحركات النسائية كانوا يكرهوننا، وكان كل شيء بائس من البداية الى النهاية.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.悲惨でした でも私は詩を書き続け 彼は爆破計画を実行せずに
İlgili Sayfalar