etmişler ile cümle
etmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunun sebebi Küçük Hadron Çarpıştırıcısı ekibiydi, onlar sabote etmişlerdi, çünkü çok kıskanıyorlardı.كان فريق مصادم الهدرونات الصغير هو الذي خربه لانهم كانوا يغارون منهم
Bunun sebebi Küçük Hadron Çarpıştırıcısı ekibiydi, onlar sabote etmişlerdi, çünkü çok kıskanıyorlardı.邪魔しました とても嫉妬していたのでしょう 関係者は
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -Během své cesty potkávali a absorbovali mnohé z lidí, jejichž předci tam žili po tisíce let.
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -Na svojej ceste sa zmiešali s rôznymi ľuďmi, ktorých predkovia tam žili po viac ako tisíc rokov.
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -Po drodze dołączało do nich wielu napotkanych ludzi, których przodkowie żyli tam od tysięcy lat.
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -Протягом всього шляху люди зустрічались і об'єднувались, люди, предки яких жили на своїх землях тисячі років.
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -בדרכם הם פגשו והתערבבו עם הרבה שבטים, שאבות אבותיהם כבר חיו שם במשך אלפי שנים.
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -على المدى البعيد , قابلوا واستوعبوا الكثير من الناس اللذين أجدادهم قد عاشوا هناك منذ آلاف السنين.
Bu şekide, binlerce yıldır ataları burada yaşamış insanlarla karşılaşmış ve onları yok etmişlerdir. -狩猟民族の中には隣町の農業社会に影響を受けて、 農業に取り込むものもいました。
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Během 5. a 6. století se v germánských a dánských kmenech šířilo křesťanství.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Cũng tại thời điểm này các bộ tộc Đức và Đan Mạch đã chuyển sang đạo Kitô vào những năm 500 và 600.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Dit was ook het moment waarop Germaanse en Deense stammen werden gekerstend in de jaren 500 en 600.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Se hicieron varios intentos de unir estos reinos por personas como Ethelberto de Kent.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.W tym czasie również plemiona germańskie i duńskie zostały ochrzczone w latach 500 i 600.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.В это время также германские и датские племена приняли христианство в 500-600-х г.г.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Також, в цей час германські і данські племена уже були охрещені в V -VI ст.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.في سياق الحديث عن تاريخ العصور الوسطى لا يسعنا إلا الحديث عن ما تبديه لنا الاكتشافات الأثرية
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.아들은 3일간 보호소에 보내졌습니다.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.A dítě bylo posláno do dětského domova na tři dny.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Dan si anak diserahkan ke sebuah panti asuhan selama tiga hari.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Das Kind wurde für 3 Tage in ein Jugendheim geschickt.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Dieťa poslali na tri dni do náhradného domova.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.E a criança foi enviada para uma família adoptiva durante três dias.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.E il bambino fu inviato ad un centro di affidamento per tre giorni.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.En het kind werd naar een opvanghuis gestuurd voor drie dagen. Kan het kind vervolgens naar huis ?
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.És a gyereket három napra nevelőotthonba küldték.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Et l'enfant fut placé trois jours en famille d'accueil.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.I dziecko zostało wysłane do domu zastępczego na trzy dni.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Og barnet blev sent til en plejefamilie i tre dage.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Şi copilul a fost trimis la o casă de îngrijire pentru 3 zile.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Ungen sändes till ett fosterhem i tre dagar.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Và đứa trẻ được gửi tới một nhà nuôi dưõng trong 3 ngày.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Y enviaron al niño a una casa huésped por tres días.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Και το παιδί στάλθηκε σε ανάδοχη οικογένεια για τρεις μέρες.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.И детето било настанено в приемен дом за три дена.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.І дитину відправили в притулок на три дні.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.Ребёнок был отправлен в приют на три дня.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.והילד נשלח לבית אומנה לשלושה ימים.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.وتم إرسال الطفل لدار رعاية لمدة ثلاثة أيام.
Çocuğu üç günlüğüne kendisine bakacak bir gönüllü aileye teslim etmişler.この時点で、子供は家へ帰れるのでしょうか?
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Ar fi putut să nu facă treabă bună, pentru că au înțeles că era distrusă.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Avrebbero potuto fare un pessimo lavoro, perché si rendevano conto che veniva buttato via.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.De kunde ha gjort ett lite sämre arbete, eftersom de insåg att folk ändå strimlade sönder det.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.De kunne have lavet et mindre godt stykke arbejde, fordi de blev klar over at folk bare makulerede det.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Họ có thể đã không làm tốt công việc, bởi vì họ nhận ra rằng người ta sẽ chỉ xé nhỏ nó ra.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Ils auraient pu bâcler leur travail, car ils voyaient qu'on ne faisait que déchiqueter leur travail.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.사람들이 일을 제대로 안 했을 가능성이 있다는거죠. 왜냐하면 뭘 하든 분쇄시켜버리는 걸 알게되었거든요.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Mogli wykonać pracę słabiej, bo wiedzieli, że dokument i tak zaraz zostanie zniszczony.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Nemuseli práci odvádět tak dobře, protože zjistili, že listy budou rovnou skartovány.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Poderiam não ter feito o trabalho tão bem, pois aperceberam-se que alguém o destruiria.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Végezhettek rosszabb munkát is, mert rájöttek, hogy azonnal megsemmisítik.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Ze hadden slechter werk kunnen afleveren, omdat ze zich realiseerden dat het gewoon werd versnipperd.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Θα μπορούσαν να μην είχαν κάνει τόσο καλή δουλειά, γιατί συνειδητοποίησαν ότι κάποιοι απλώς τα έσκιζαν.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Вони могли виконувати роботу не дуже добре, тому що розуміли, що її і так знищать.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Можеше да не свършат толкова добра работа, защото разбираха, че само разкъсваме листата.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.Они могли бы работать не так хорошо, потому что они понимали, что их усилия будут сразу уничтожены.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.הם יכלו לעשות עבודה לא כל כך טובה, כי הם הבינו שפשוט גורסים אותם.
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.لم يكونوا يقومون بالعمل جيداً ، لأنّهم أدركوا أنّ غيرهم سوف يقطّعها .
Çok da iyi olmayan bir iş çıkarabilirlerdi, çünkü insanların zaten imha edeceğini fark etmişlerdi.シュレッダーにかけられることが 分かっていたからです つまり 1枚目はいい仕事をしても
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Construíram um conjunto intrincado de canais e forçaram a água a escoar da terra para o rio.
İlgili Sayfalar