etmişler ile cümle

etmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köy yerlileri ise İlçe merkezlerine göç etmişlerdir.Indijanci se tada okupljaju u svojim najvećim selima.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Ostali stanovnici su bili kršćani.
Köy sakinlerinin çoğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle göç etmişlerdir.Stanovništvo se iseljava najviše zbog ekonomskih razloga.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Nachádzajú sa tu taktiež slnečné hodiny.
İki tarafta zafer ilan etmişlerdir.Víťazstva boli striedavo na obidvoch stranách.
İnsanların bir kısmı Ruslar tarafından esir alınmış, bir kısmı ise batıya doğru göç etmişlerdir.Niektorí dezertovali na stranu ruských vojsk, niektorí padli do zajatia.
Aşklarının Bay ve Bayan Smith filminde başladığını itiraf etmişlerdir.Spoznal sa s ňou pri natáčaní filmu Mr&Mrs Smith.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.Povolil kláštorom znova spoločný majetok a pevné príjmy na zaistenie existencie.
Bazılarıda bu yaratıkların tamamen hayal ürünü olduğunu iddia etmişlerdir.Jedna predpokladá, že sú to iba aktivované predstavy.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Ich hlavnou vinou bolo to, že boli kresťania.
Ama Avrupa'da bulunan pek çok soylu ve hükümdar kendilerini hala Kudüs Kralı olarak ilan etmislerdir.Niektorí európski monarchovia a šľachtici nosia titul Jeruzalemský kráľ až do súčasnosti.
Osmanlılar şehri terk etmişlerdi.Antoniti z mesta odišli.
1836'da Meksika'ya karşı galip gelen ABD asıllı halk Teksas'ı bağımsız cumhuriyet olarak ilan etmişlerdir.Texas deklaroval nezávislosť od Mexika v roku 1836 a najbližšie desaťročie sa volal Texaská republika.
Şehirde bulunan aklı başında ileri gelen adamlar şehri terk etmişlerdi bile.Obyvatelia, ktorí stihli zavčasu ujsť z mesta, sa zachránili.
McLaren ve Williams takımları 1980ler ve 1990ları domine etmişlerdir.Moštvi McLaren in Williams sta prevladali v osemdesetih in devetdesetih.
Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir.Določili so pravila samostanskega življenja, ločenega od egipčanskega in sirskega sistema.
İlk camiyi de inşa etmişlerdir.Hkrati so postavili tudi prvi spomenik.
Aden Yahudilerinin hemen hemen hepsi Haziran 1947 ile Eylül 1967 arası ülkeyi terk etmişlerdir.Skoraj celotna judovska skupnost se je iz Jemna preselila med junijem 1949 in septembrom 1950.
Bir yıl sonra Ukek'e gitmişler ve Buhara'ya devam etmişlerdir.Leto kasneje so šli v Ukek (mesto v Zlati hordi) in še naprej v Buharo.
Fakat bazı saraylılar bunun bir kandırmaca olduğunu iddia etmişlerdir.Nekateri avtorji trdijo, da je to res.
Yuri'yi kontrol etmişlerdir.Vodil jo je Jurij Zrnec.
Ayrıca Bizanslılar Bulgarlara yüklü bir yıllık tazminat vermeyi kabul etmişlerdir.Bizantinci so morali poleg tega Bolgarom plačevati tudi letni tribut.
Ertesi yıl Türkler Laodikya'ya gelerek şehri zapt etmişlerdir.Turki so naslednje leto ponovno vpadli v Slavonijo in Štajersko.
Ancak güney Hollandalılar (Felemenkliler) 1830'da bağımsızlıklarını Belçika adı altında ilan etmişlerdi bile.1830 m. Pietiniams Nyderlandams paskelbus nepriklausomybę, jie pasirinko savo pavadinimą kaip Belgija.
1991 yılında iç savaşın tarafları olan MPLA ve UNITA anlaşarak, iç savaşa son verdiklerini ilan etmişlerdir.2002 m. MPLA ir UNITA sutarė nutraukti pilietinį karą, tačiau demokratizacijos procesas užtruko.
Her ölümlünün metaforik yaşam ipliğini doğumdan ölüme onlar kontrol etmişlerdir.Jos prižiūrėjo kiekvienos gyvos ir nemirtingos būtybės metaforišką gyvenimo siūlą nuo pat gimimo iki mirties.
761 yılında bir Benedikt keşişleri günümüzde şehrin bulunduğu mevkide bir manastır inşa etmişlerdir.748 m. dabartinio miesto vietoje pastatytas benediktinų vienuolynas.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Jie buvo kalibruojami pagal saulės laikrodžius.
Ailesi Morrissey'in doğumundan kısa süre önce İngiltere'ye göç etmişlerdi.Mirros šeima į Prancūziją imigravo vos prieš metus iki jos gimimo.
Bazı yazarlar ırkları dillere veyahut renklere göre tasnif etmişlerdir.Patys vartotojai skirsto ratus pagal spalvas, ar piešinėlius ant jų.
Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir.Kriitikud kiitsid kolme peategelase näitlejasooritusi ning Watsoni etteastet toodi tihti eraldi esile.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Oli näha, et julgeolekuorganite tegevus on aktiviseerunud.
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.Nad ei märganud kordagi, et kaasosalised andsid valesid vastuseid.
Onu lanetli ilan etmişler.Ta lubas õnnistada palliumit.
Nihayetinde istediklerini elde etmişlerdir fakat Kahraman için artık çok geçtir.Küll aga jooksid tema üritused kiiva ning lõpuks oli maailmameistril käikude tegemiseks õige vähe aega.
Kent devletlerinin çoğu vergiyi tercih etmişlerdir.Maaelanikkond tasus ka enamiku maksudest.
Bunların çoğu Endülüs'e 742 ve sonrasında göç etmişlerdi.Täielikult asus enamik hunne Pannooniasse pärast 412. aastat.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Aber ich glaube, dass die Menschen die Wichtigkeit unserer Städte erkannt haben.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Ale myślę, że ludzie zdali sobie sprawę ze świętości naszych przestrzeni miejskich.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Dar cred că lumea a început să recunoască sanctitatea spațiilor urbane.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.사람들이 우리 도시의 존엄성을 인지하고 있다고 생각합니다.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Ma credo che le persone abbiano riconosciuto la santità delle nostre aree urbane.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Mais je crois que les gens reconnaissent le caractère sacré de nos zones urbaines.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Mensen onderkennen inmiddels het belang van het stedelijke gebied.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Pero creo que la gente ha reconocido la santidad de nuestras zonas urbanas.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Но мисля, че хората са признали светостта на градските ни райони.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.Но я думаю, что люди поняли святость наших городских пространств.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.אבל אני חושב שאנשים זיהו את הקְדֻשָּׁה שבאיזורים האוּרבּנים שלנו.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.لكنني أعتقد أن الناس قد أدركوا حرمة المناطق المدنية
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.尊厳も認知されているようです シカゴのような場所は
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.De fapt se pare că făceau referire la o cabană de munte.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.De hecho parecía que hacían alusión a una casa de montaña.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.En fait, on aurait pu croire que leur référence était un chalet suisse.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Het zag eruit alsof het een namaak-berghut was.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.사실상, 이 놈이 탄생될 때에는 산속의 방갈로를 참고 했었었죠.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Tatsächlich schien es, als hätten sie sich auf eine Berghütte bezogen.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Trông có vẻ họ đã tham khảo mẫu của một chiếc cabin trên núi.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.W zasadzie wyglądały raczej jak wnętrze góralskiej chaty.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Всъщност изглеждаха като извадени от планинска хижа.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Скорее, они напоминали хижину в горах.
İlgili Sayfalar