etmişler ile cümle
etmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.למעשה זה נראה כאילו הם התייחסו לבקתת הרים.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.في الواقع فقد بدا كأنهم نسخوا كبينة جبلية
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.山小屋を眺めている気分でした 彼らがこれまで
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Cùng thời gian đó, tôi trở về quê nhà, người ta căm ghét bài diễn thuyết của tôi.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Dann bin ich zurück in mein Heimatland geflogen und sie hassten die Rede.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.În acelaşi timp, m-am întors acasă în ţara mea, toţi au urât atât de mult acel discurs.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.동시에 저는 제 조국으로 돌아갔고 그들은 그런 강연을 아주 싫어했습니다.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Maar toen ik terugvloog naar mijn land, haatten ze die toespraak zo erg.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Al mismo tiempo, volví a mi país, odiaron mucho esa charla.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Ao mesmo tempo, eu voei de volta para o meu país, eles odiaram tanto aquele discurso.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Au même moment, je suis retournée dans mon pays natal, ils détestaient tellement ce discours.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Pada waktu yang sama, saat pulang ke negeri saya, mereka begitu membenci ceramah itu.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Ugyanakkor hazarepültem, és annyira gyűlölték a beszédet.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.V ten samý čas jsem odletěla do své země kde moji řeč naprosto nesnášeli.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.V tom istom čase, keď som sa vrátila domov, veľmi znenávideli moju reč.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Wróciłam do kraju, gdzie moja przemowa budziła nienawiść.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Μετά, πέταξα πίσω στην πατρίδα μου, όπου μίσησαν αυτόν τον λόγο τόσο πολύ.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.В той же час на батьківщині страшенно не сподобалася моя промова.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.Однако, когда я вернулась в свою страну, люди там были очень разгневаны этим выступлением.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.באותו הזמן, טסתי חזרה למולדתי, הם שנאו את הנאום הזה כל כך.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.وفي نفس الوقت، سافرت عائدة إلى موطني، لقد كرهوا ذلك الخطاب لدرجة شديدة.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.講演の評判はさんざんなもので 多くの人が言いました 裏切り者とか
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Alcuni insegnanti mi bollarono come una causa persa.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Algunos profesores me descartaron como una causa perdida.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Alguns professores consideravam-me uma causa completamente perdida.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Av vissa lärare fick jag stämpeln "bortom räddning".
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Beberapa guru bahkan mencap saya tidak ada harapan.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Certains professeurs avaient fait une croix sur moi, et me considéraient comme une cause perdue.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.몇몇 선생님들은 저를 완전히 가망이 없다고 여겼습니다.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Manche Lehrer haben mich als völlig verlorenen Fall abgeschrieben.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Một vài thầy cô thực sự cho rằng tôi là thứ bỏ đi, vô vọng.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Néhány tanár teljesen leírt engem, mint egy reménytelen ügy.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Někteří učitelé mě totálně odepsali jako ztracený případ.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Niektórzy nauczyciele mnie skreślili, jako straconą sprawę.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Sommige docenten schreven me af als een verloren zaak.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Unii profesori mă considerau o cauză pierdută.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Πολλοί καθηγητές με είχαν ξεγράψει σαν χαμένη υπόθεση.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Деякі з вчителів просто поставили на мені хрест, як на втраченій дитині.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Некоторые из учителей полностью списали меня со счетов.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.Някои учители напълно ме отписаха като загубена кауза.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.כמה מורים לגמרי ויתרו עלי כעל אבודה.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.حتى أن بعض المدرسين شطبني لأنني كنت قضية خاسرة.
Bazıları beni tamamıyla kayıp vaka ilan etmişlerdi.だから 私が高校を卒業した時
Beni ikna etmişlerdi.Bạn biết đấy, họ đã thuyết phục tôi.
Beni ikna etmişlerdi. Eminim içinizde benim gibi olanlarınız vardır. 'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'Сигурен съм, че някои от вас са били като мен- последното и най-велико нещо, PalmPilot.
Beni ikna etmişlerdi. Eminim içinizde benim gibi olanlarınız vardır.아시다시피, 그들이 저를 설득했죠, 장담하는데 이 중 몇몇은 저와 같았을 겁니다 --
Beni ikna etmişlerdi. Eminim içinizde benim gibi olanlarınız vardır.Pe mine m-au convins şi dacă sunteţi ca mine...
Beni ikna etmişlerdi. Eminim içinizde benim gibi olanlarınız vardır.אתם יודעים, הם שיכנעו אותי. אני בטוח שחלקכם התנהגו כמוני--
Beni ikna etmişlerdi. Eminim içinizde benim gibi olanlarınız vardır.أتعلمون، لقد أقنعوني. أنا متأكّد أنّ البعض منكم كانوا مثلي --
Beni ikna etmişlerdi. Eminim içinizde benim gibi olanlarınız vardır.最先端の電子手帳 "パームパイロット"
Beni ikna etmişlerdi.Estou certo que alguns de vós eram como eu — a última e maior das coisas, o PalmPilot.
Beni ikna etmişlerdi.Jeg er sikker på at nogle af jer er ligesom mig -- den seneste og fedeste ting, PalmPilot.
Beni ikna etmişlerdi.Några av er var säkert som jag... det senaste och bästa:
Beni ikna etmişlerdi.Som si istý, že niektorých z vás tiež - najnovšia a najúžasnejšia vec - PalmPilot.
Beni ikna etmişlerdi.Sono sicuro che alcuni di voi sono come me -- una delle ultime grandi innovazioni, il PalmPilot.
Beni ikna etmişlerdi.Velen van jullie verging het vast net zo -- het nieuwste snufje, de PalmPilot.
Beni ikna etmişlerdi.Vous savez, ils m'ont convaincu.
Beni ikna etmişlerdi.Wiecie, mnie przekonali.
Beni ikna etmişlerdi.Ya entendí.
Beni ikna etmişlerdi.Ξέρετε, με έπεισαν.
İlgili Sayfalar