Ana içeriğe geç
Sözlük

etmez ile cümle

etmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Topböceklerine tenezzül etmezler.Không đùa nghịch với khỉ.
Kont bunu kabul etmez.Hoàng tử không chịu.
Gerçekte o değere tekabül etmezler.Họ không thực sự đầu tư cho nó.
İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Ông bảo không còn gì để nói, và lập tức bước ra khỏi phòng.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Tôi không tẩy nách và trang điểm như những cô gái khác.
Mahcup etmez diye umuyorum. "Tôi không xấu hổ vì điều đó."
Harry uyanır fakat belli etmez.Carl cố đánh thức bố dậy nhưng không được.
Lori bunu kabul etmez ve bunun üzerine Shane sinirli bir şekilde oradan ayrılır.Lori liền bực tức bỏ đi và Shane chạy theo cô.
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.Ba người lẻn ra ngoài mà không ai hay biết.
Ona kılıç, ok, zehir etki etmez.Tính vị, tác dụng: Vị đắng, không độc.
Arrigo bunu kabul etmez.Yugo không chấp nhận.
Karalık enerji ile beraber , evrenin genişlemesi sadece devam etmez, aynı zamanda da ivmelenir.Với năng lượng tối, sự mở rộng không chỉ tiếp tục mà còn tăng lên.
Clark kabul etmez.Hitler không chịu.
Olayı kontrol altına almaya çalışır fakat Kral Muhafızları ona itaat etmez.Ông ta đến để giết nhà vua nhưng các cận vệ của vua đã làm bị thương ông.
Çok açgözlüdür, büyük miktarda bir yiyeceği yemeye tereddüt etmez.Chúng rất hay nuốt những vật lạ, có xu hướng tăng cân dễ dàng, không nên cho ăn quá nhiều.
İsmaele bu teklifi kabul etmez.Ieyasu đồng ý với lời đề nghị này.
Bizim için hangisinin seçildiği fark etmezdi.Bởi vậy, nó không có sự tuyển lựa người nhận là ai.
Fakat Fiesco bunu kabul etmez.Dĩ nhiên là Mizuki không đời nào chấp nhận điều đó.
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.Nó không bắt buộc ai và cũng không bảo đảm cho ai cả.
Kuşlar bu süre boyunca kovuklarını pek terk etmezler.Loài chim này hầu như biến mất khỏi khu vực những năm đó.
IŞİD bunları kabul etmez” dedi.Thức ăn ấy đành không dám nhận vậy.”
Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.だからかれらは,ほとんど何も信じない。
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.また迷信や祟りも一切信じなかった。
Bizim için hangisinin seçildiği fark etmezdi.誰に選出されたかは不明。
Tekrar açılması bir şey ifade etmez.再開のめどはたっていない。
Şeytan Klisesi tanrıya ya da şeytana dua etmez.誰でも、神に祈らない者は悪魔に祈っているのです。
Mahcup etmez diye umuyorum. "慚愧(ざんき)に堪えない」と謝罪した。
"Ben orada söylerken kimse dans etmezdi.あれだけの会場だったのに話しかけてきた人間もいなかった」。
Birçok devlette olan uygulamanın tersine İran’da hükümet orduyu kontrol etmez.また他国の通例とは異なりイランの行政府は軍を統括しない。
Kaptan Yosun'a aşıktır fakat belli etmez.陽子に惚れられていたが気付いていない。
Çünkü draft'a müsaade etmez.そのため、本作には登場しない。
Oda dışında hiçbir şey etki etmez.ただし城の外では効果はない。
Bu varlıklar korudukları yerin dışında güçsüzdürler, o yüzden oraları terk etmezler.また万人は己のもの(権利)を受け取り、己のもの(財産)を奪われない。
Gerçekte o değere tekabül etmezler.実はななきも彼のことが気になっている。
Benzetilmek beni rahatsız etmez.身なりをまったく気にしない。
Buradan hemen çıkarlar ve kimse bir şey fark etmez.一部が散逸しており、元の姿は無い。
O bunu kabul etmez.私はそれが受け入れられません。
Deneysel bölüm sonucu sınav sonucuna etki etmez.勉強の心構えは模試の結果に一喜一憂しない。
Tiyatro sporu gösterisi asla tekrar etmez.同じコンサートは二度とないと言われる。
Şapkaya selam verip hürmet göstermeyi kabul etmez.スタッフへの挨拶や礼儀は忘れない。
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.ここではモノビーストは撤退しない。
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.防ぐこともできず、助けるものも誰もいない。
Bir fatihanızı eksik etmezseniz sevindirirsiniz mevtalarımızı.もし私の主張を損なうことなく、この遺作を保存していただけましたら、存外の幸福です。
Bush ya da bir başkası fark etmez.なお、デイヴやそれ以外の人達についてはどうでもいいらしい。
Marie odasından ayrılmayı kabul etmez.マークはサラと別れることを拒否した。
Anna Sultan'ın isteklerini kabul etmez.ショーンの夢を認めようとしない。
Solo bu teklifi en başta kabul etmez.試み自体はむろん初めてではない。
Aslında şunu söylemeliyim ki, eğer bunu yapmayı kabul etmezseniz, yasal işlemleri başlatmak zorunda kalacağız.そうでなければ断り、手順を最初からやりなおす。
Kemik ve benzeri şeyler ihtiva etmez.従って、素足などの露出はよくない。
Oda sıcaklığında hiçbir madde etki etmez.スイートルーム 特に効果はない。
Çok açgözlüdür, büyük miktarda bir yiyeceği yemeye tereddüt etmez.食いしん坊であり、食べ物目当てで戦っていることが多い。
Yerini Numara 5'e vermeyi teklif eder ancak Numara 5 kabul etmez.Çünkü arkadaşlarını bırakmak istemez.ナンバー5を自分の後継者に誘うが、断られる。
Kim olduğu hiç fark etmez, yeter ki yanında olsun."約は兼ねてこれを有す、然れども過ぎざるなり」とある。
Küçük oldukları için vahşi yaşamı rahatsız etmezler.体が小さいからといってバカにされるのが嫌い。
Bu sırada Natalie elini tetiğe götürür ancak ateş etmez.ケイトは即座に銃を組み立て直しベランダからアレハンドロに銃口を向けるが、引き金を引けずに諦める。
Uzmanlar ilk kez köpek alan kimselere ya da küçük çocuklu ailelere tavsiye etmezler.初心者や小さい子供のいるファミリーに人気がある。
Acele etmezsek trene binemeyeceğiz急がないと電車に乗れなくなる
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.我不剃腋毛也不像尋常女孩一樣化妝。
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.砲行必有乘也,惟砲與砲不相乘,亦不相食。
Tüm nükleer yakıtlar nükleer fizyon'dan enerji elde etmez.并不是所有的核燃料都是通过核裂变产生能量的。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etmez ile cümle - Sayfa 28 - etmez kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App