Ana içeriğe geç
Sözlük

etmez ile cümle

etmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendinden başka kimseye güvenmez ve yardıma ihtiyacı olduğunu asla kabul etmez.Привыкла полагаться только на себя и не ждать помощи ни от кого.
Ajan Peter'i fark etmez.Это противоположность Питеру Пену.
Fanatik Karakaşlar ise, sakallarını da saçlarını da tıraş etmezler.Близкие родственники усопшего не стригут волосы и не сбривают бороду в течение 40 дней.
Amy, Doktor'un devam etmesini ister, ama Doktor istemediği şeyleri öğrenme ihtimali olduğu için kabul etmez.Он не навредит Энн, но Доктор указывает, что он схватил не ту.
Fazla hareket etmez, diğer türlerle iyi geçinir.Он делает правильные вещи, независимо от трудностей.
Hastaların hepsi bu belirtileri tecrübe etmez.Не все аномалии наблюдаются у всех пациентов.
Kendi başlarına bir anlam ifade etmezler.Они ничего собою не выражают.
Mahcup etmez diye umuyorum. "(«Не будет ли стыдно?»).
Lizzie bu parayı kabul etmez.Моника отказывается принять эти деньги.
Ama Sandrina bunu kabul etmez.Но она просит Спиридона не делать этого.
Arsenal'in ilgisi hangi futbolcuyu mutlu etmez ki? açıklamasında bulunmuştur.Компьютер: Я не понимаю, какую пирамиду Вы имеете в виду.
Böyle bir soru onları kesinlikle alâkadar etmez.Подобное назначение не должно никого вводить в заблуждение.
IŞİD bunları kabul etmez” dedi.Он просто не понимает этих вещей».
Bu nedenle sistem hatayı kabul etmez. ^Да и система не виновата.
Dağ hareket etmez." diyerek engeller.За горы ушли...» и т.п.
Protestan Kiliseleri bu sakramenti kabul etmez.Это протестантская церковь без украшений.
Firmalar müşteri olmadan hiçbir anlam ifade etmezler.Фактически, они не имеют смысла без подписей.
Yahudiler İsa'yı mesih olarak kabul etmezler.В иудаизме Иисус не признаётся Мессией.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Между царскими наголовьями они не встречаются, а носились преимущественно боярами.
Kartlar hesap bakiyesini tutmaz veya muhafaza etmez.Счета сохранны, но не сведены.
Ancak Kongre bunu kabul etmez.И я уверен, что Конгресс не откажется от этой ответственности.
“Konuşan kişi, bir şeyleri tasvir etmez, bir şeyler yapar.”Но если ты умён, то совершаешь глупость, если не говоришь».
Tekrar açılması bir şey ifade etmez.Повторение особого значения не имеет.
Yani, insan öldüğünde ruhu yaşamaya devam etmez.Потому что я думаю, что человек умирает, когда он больше не хочет жить.
Zorbalığın on par’etmez, Sendeki şer güç olmasa.И хотя и похвалы тебе не будет, но и опасности ты избежишь.
Fakat Octavia bunu namusu ile bağdaştıramaz ve kabul etmez.Однако Виктория не понимает этого и забывает её слова.
Ozan ise bu suçlamaları kabul etmez.Новицкий эти обвинения не признавал.
İslâm’ın zâhir hükümleri Hurûfîler’in gözünde hiçbir değer ifâde etmez.После амиды не читаются моления о милости (таханун).
Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.ومنها قوله بعدم جواز وقوع الصغيرة من النبي صلى الله عليه وسلم.
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez."Many Kinds of Universes, and None Require God (أنواع كثيرة من الأكوان، ولا أحد منها احتاج الإله)".
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.ولم أكن أستطيع أن أحلق إبطي، ولم أكن ألبس مثل الفتيات العاديات أو أضع مكياجاً.
Ancak onlar bunu kabul etmezler.لكن هؤلاء لا يقرّون بذلك.
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.ولا هما (التصوف والفقه) إِلا بإِيمان، إِذ لا يصح واحد منهما دونه.
Kadının söylediği hiçbir şeye karşı çıkmaz ve onuruna hakaret etmez.لم يخرج أى رد فعل تجاه ماقالته المرأة ولم يهن شرفها .
İzlanda anayasası, İzlandaca'dan resmî dil olarak söz etmez.الدستور الآيسلندي لا يعتمد الآيسلندية كلغة رسمية في البلاد.
Hâlbuki Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez."فهو إذ ذاك محمي من كل جانب، لا يهزه الخوف من الإنس أو حتى الشياطين. "
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.لم يكن أحد ليساعدهم أو يعتمدوا عليه.
Fakat hiçbir hastane kadını tedavi etmeyi kabul etmez.ولكن الطبيب يبدو عاجزاً عن علاج الفتاة .
"Hiçbir Yahudi, İsa'nın Mesih olduğunu kabul etmez."لا يقبل يهودي يسوع كمسيح.
Atmosferin ana bileşenleri olan N2, O2 ve Ar gazları termal kızılötesinde enerjiyi yaymaz ve absorbe etmez.والمكونان الرئيسيان للغلاف الجوي هما N2 و O2، لا يمتصان أو يصدران أشعة تحت الحمراء.
Birçok devlette olan uygulamanın tersine İran’da hükümet orduyu kontrol etmez.على عكس العديد من الدول الأخرى، والسلطة التنفيذية في إيران لا تسيطر على القوات المسلحة.
Göç etmezler ancak yöresel olarak yer değiştirebilirler." أنت لا تسافر حينما تغير مكانك ..
Mahcup etmez diye umuyorum. "فأنا لاأخجل من المسؤولية».
Ozan ise bu suçlamaları kabul etmez.وانتم لا تستطيعون إنكار تلك الاتهامات.
Bunlar dokuyu tahriş etmez ve yeni ölü dokular ortaya çıkarmazlar.نواصل هذه العملية حتى لا نجد مجموعات بند جديد.
Ancak bu düşen yüne etki etmez.لكن ذلك لن يؤثر بشكل عميق على الحياة.
Kimse de onunla alay etmez, onun önceki inatçı, kavgacı, Herik beyliğine de pek haram gelmezmiş.(فإن كان المتصل بهما ليس علماً ولا صفة : كسرحان ، كسرت ما قبل ياء التصغير وقلبت ألفه ياء.
Bununla birlikte bu evrim bir ilerleme ya da gelişmeye işaret etmez.بيد أن هذا لا يفسر العرض أو نسبة الارتفاع.
Ancak hristiyanlıktaki bu yaklaşım da tam olarak sekülaristik etiği temsil etmez.لكن تلك الفلسفة لا تستطيع وحدها أن تكون غذاء كاملاً للروح.
Binalara etki etmez.إنه لا يخشى المناطق السكنية.
Kendilerine öğretilse bile kabul etmez ve inanmazlar.إنهم ليسوا علي دين، وليسوا بمؤمنين وإنما هم كافرون.
Ama doğum yapmaya ömrü kifayet etmez.لم يُسمح للرجال بمشاهدة عملية الولادة .
Tabii Oscar bunu kabul etmez ama sonra kız gibi giyinir.يولد فاكافين كذكر ولكن يلبس، ويتصرف كأنثى.
Bir fatihanızı eksik etmezseniz sevindirirsiniz mevtalarımızı.لو لم تكن شريعتك تلاوتي لهلكتُ حينئذ في مذلتي.
Museviler İsa'yı Atanmış Kral (Mesih) olarak kabul etmezler ve başka bir Mesih beklerler.7-أن الله لا يحتقر المنفين بل هو يطهرهم من خلال شخص المسيح المنتظر.
Dedektif olayı üslerine rapor etmez ve saklamaya çalışır.صانع الفيديوهات لا يتكلم أو يظهر وجهه ويبقي هويته سرا.
Tekerler zemine temas etmez sadece dingiller üzerinde sürtünerek kayılır.والدائرة لا تجمد الأرض وحسب داخل نفوذها..
Yaygın inanışın aksine otizm tanılı çocuklar yalnız kalmayı tercih etmez.Ao contrário da crença comum, as crianças autistas não preferem estar sós.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Eu não raspava minhas axilas e não usava maquiagem como garotas normais.
Çok azimlidir ve asla pes etmez.É muito boa e nunca desiste.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod