Fark etmeyecek.Ça ne fera aucune différence.
Korkarım o suçunu asla itiraf etmeyecek.Je crains qu'il ne reconnaisse jamais sa culpabilité.
Tom fakirlere yardım etmeyecek.Tom n'aidera pas les pauvres.
Onlar bize yardım etmeyecek...Ils ne vont pas nous aider...
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Et le roi ne partira jamais ».
Konstantinopolis'i de yok etmeyecek miyim?Et je ne détruirais pas Constantinople de la même manière ?
Burada asıl söylenmek istenen söz, "Siz, sizi yaratana neden kulluk etmeyecekmişsiniz?!" cümlesidir.Et délaissez-vous les épouses que votre Seigneur a créées pour vous ?
Şu sana yardım etmeyecek.Eso no te ayudará.
Tom artık seni rahatsız etmeyecektir.Tom ya no te molestará más.
Teklifimi kabul etmeyecek misin?¿No vas a aceptar mi oferta?
Bu, babayı memnun etmeyecek.Esto no le va a hacer gracia a papá.
Tom sana yardım etmeyecek.Tom no te ayudará.
Konstantinopolis'i de yok etmeyecek miyim?¿No destruiré acaso Constantinopla?
ABC 2 Mart 2009 tarihinde 2. sezonu sipariş etmeyeceklerini açıklamıştır.ABC anunció el 2 de marzo de 2009 que no ordenaría una segunda temporada.
Arnavutluk Emek Partisi bu buyruğu hiçbir zaman kabul etmeyecektir.”Señores, jamás firmaré sobre esta bandera.
"Ordu tek bir adım bile ricat etmeyecektir.¡La NSA no dictó ni un sólo paso!".
Romalılar adına Jül Sezar Britanya adasına savaş için hücum etmeyeceklerine yemin etti.Cuando las grietas se cierran, Júbilo le jura a Robin no olvidarlo nunca.
Neden burada olduğumu asla tahmin etmeyeceksin.Non indovinerai mai perché sono qui.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.E il re non se ne andrà mai".
Matta 5:27-29 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.7:26 55-22NV - Non trarre benefici dagli ornamenti degli idoli. - Deut.
Onlar hareket etmeyecekler.Они не сдвинутся с места.
ABC 2 Mart 2009 tarihinde 2. sezonu sipariş etmeyeceklerini açıklamıştır.2 марта 2009 года было объявлено, что ABC не будет заказывать второй сезон.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Король никогда не оставит Лондон».
Burada asıl söylenmek istenen söz, "Siz, sizi yaratana neden kulluk etmeyecekmişsiniz?!" cümlesidir.من مثل خلقكم حلائل، قيل: إنما قال " مِّنْ أَنفُسِكُمْ " لأنه خلق حواء من ضلع آدم. "
Şu sana yardım etmeyecek.Isso não te ajudará.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Het zwaard zou niet houden van de hand die het dient, noch zou het lang bij hem blijven.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.And the King will never leave" ("De kinderen gaan niet zonder mij.
Zina etmeyeceksin.Gij zult niet echtbreken.
Yine de Naidoo Almanya'yı temsil etmeyecektir.Henxel grenst niet aan Duitsland.
Kral ise burayı asla terk etmeyecek." cevabını vermişti.“De tsaar is niet meer,” antwoordde hij.
O, bir boşanmayı kabul etmeyecektir.Ze wil niet instemmen met een scheiding.
Neden Tom için endişe etmeyecekmişim?Waarom zou ik me geen zorgen maken om Tom?
Tom itiraf etmeyecek.Tom gaat niet bekennen.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.A król nigdy nie wyjedzie”.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Nie pokocha ręki, która nim będzie władała, i niedługo pozostanie w jej służbie.
"Ordu tek bir adım bile ricat etmeyecektir.Nieprzyjaciel nie zdołał posunąć się ani na krok.
Tom yardım etmeyecek.Tom nie pomoże.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Den kommer inte älska handen den tjänar, inte heller kommer den att stå fast vid dig länge.
Savunmacılar, hareketli silahlarını, hareket etmeyecek şekilde yere yerleştirdiler.Med dragna vapen befallde de honom att ligga stilla.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.А король ніколи не покине країни».
Tom Mary'ye yardım etmeyecek.Том не допоможе Мері.
Tom Boston'u ziyaret etmeyecek.Том не відвідає Бостон.
Köprünün kapatılmasıyla iyileşme süreci duracak ancak yıkım da devam etmeyecektir.Odpočítávání skončí, avšak k autodestrukci nedojde.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Iar regele nu va pleca niciodată.”
Bizimle kıyas kabul etmeyecek kadar fazla sayıda Türkle çarpışıyorduk.Un număr mare de turci selgiucizi i s-au alăturat pentru a susține lupta .
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.A király pedig soha nem fog elmenni.”
Fakat Venedik Latin İmparatoruna sadakat yemini etmeyecek ve onun vasalı olarak kabul edilmeyecekti.Te nem teljesítetted az első császár utolsó kívánságát, és engem sem szolgálsz hűséggel.
Dergi maddi desteği olmayan yazarlardan ücret talep etmeyecektir.A Kiadó a szerzőknek nem fizet honoráriumot.
Bizimle kıyas kabul etmeyecek kadar fazla sayıda Türkle çarpışıyorduk.Enyingi Török Bálinttal a törökök ellen harcolt.
Ancak, bu enerjinin korunumunu ihlal etmeyecektir.Mindez nem csorbítja őrző-védő képességeit.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Ja kuningas ei koskaan lähde.”
Yine de Naidoo Almanya'yı temsil etmeyecektir.Muuten Yahoo! ei voisi toimia Kiinassa.
İsrail Cihad Hareketi ve Halk Kurtuluş Örgütü ateşkesi kabul etmeyeceklerini bildirdi.YK väitteli, pitäisikö Israelin pelastusoperaatio tuomita.
Fark etmeyecek.Δεν θα κάνει καμία διάφορα.
Şehri asla tekrar ziyaret etmeyecek.Han vil aldrig besøge byen igen.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Og kongen vil aldri reise.»
Dergi maddi desteği olmayan yazarlardan ücret talep etmeyecektir.Tidsskriftet honorerer ikke bidragsytere.
Eğer Sparta yardım etmeyecek olursa Pers taleplerini kabul etmekle tehdit ediyorlardı.Sparta truet med krig dersom kravene ikke ble møtt.
Arnavutluk Emek Partisi bu buyruğu hiçbir zaman kabul etmeyecektir.”Den danske regjeringen og kongen ville aldri tillate dette.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Dan Raja tidak akan pernah meninggalkan Inggris".