Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.Индия избавится от этой жестокой варварской традиции, которую поддерживали много веков.
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.Индия повече няма да види това варварство, съществувало тук от векове.
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.Індія більше не буде свідком цієї жорстокої варварської практики, яка існувала тут століттями.
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.והודו כבר לא תצטרך להיות עדה למנהג הברברי והאכזרי הזה שהונהג פה דורי דורות.
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.ولن تشهد الهند بعد الآن هذه الممارسة الوحشية البربرية التي كانت هنا منذ قرون.
Ve Hindistan, yüzyıllardır süregelen bu acımasız barbarca harekete daha fazla tanıklık etmeyecek.非情な慣習がなくなるのです 人々も胸を張り暮らせます
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Dan semoga saja mereka akan peka sehingga mereka tidak menyinggung Anda dengan gerai yang lain.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.E speriamo che saranno sensibili che non vogliano offendervi con un altro punto vendita.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Espero que sean sensibles y no te ofendan con un solo producto más.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Hi vọng họ sẽ đủ nhạy bén không làm bạn khó chịu vì thêm 1 quảng cáo.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Hopelijk maken ze niet het zoveelste reclamekanaal. Hopelijk maken ze niet het zoveelste reclamekanaal.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.그리고 다행히, 이 매장들은 여러분의 기분을 상하게 하는 또 하나의 매장이 되기를 원치 않았습니다.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Miejmy nadzieje, że będą delikatni, i że nie zamierzają obrazić was kolejnym punktem sprzedaży.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Og forhåbentlig vil de være følsomme så de ikke vil fornærme en med endnu et outlet.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Și de dorit ca vor fi sensibili și nu vor încerca să vă ofenseze prin încă o piață de desfacere.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.Будем надеяться, что они понимают, что нельзя надоедать клиенту с очередным магазином.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.И надеждата е, че ще са чувствителни, че не искат да ви засегнат с просто поредния начин за пласмент.
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.והתקווה היא שהם יהיו רגישים, ולא יעליבו אתכם עם סתם עוד מכירת-חיסול,
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.و لحسن الحظ فإنها ستكون حساسة إنهم لا يريدون الإساءة لك بأية طريقة كانت
Ve umarım sizi bir satış için rahatsız etmeyecek kadar hassas olurlar.気に障るような事をしなければいいんですが。 今までの実験で分かっているこの発明のいい所は、
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Älä vääristä muukalaisen äläkä orvon oikeutta, äläkä ota lesken vaatteita pantiksi.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Chớ đoán xét bất công khách lạ hay là kẻ mồ côi; và chớ chịu cầm áo xống của người góa bụa.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Chớ đoán xét bất_công khách lạ hay_là kẻ mồ_côi ; và chớ chịu cầm áo_xống của người góa_bụa .
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du må ikke bøje Retten for den fremmede og den faderløse, og du må ikke tage Enkens Klædning i Pant.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skal ikke bøie retten for en fremmed eller en farløs, og du skal ikke ta en enkes klær i pant.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skall icke vränga rätten för främlingen eller den faderlöse, och en änkas kläder skall du icke taga i pant;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Jangan merampas hak orang asing dan anak yatim piatu, dan jangan mengambil pakaian seorang janda untuk jaminan
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.jövevénynek [és] az árvának igazságát el ne csavard; és az özvegynek ruháját ne vedd zálogba.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.너는 객이나 고아의 송사를 억울하게 말며 과부의 옷을 전집하지 말라
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Não perverterás o direito do estrangeiro nem do órfão; nem tomarás em penhor o vestido da viúva.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Ne ovrzi pravice tujcu in siroti, tudi ne jemlji vdovi oblačila v zastavo.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nepřevrátíš soudu příchozímu neb sirotku, ani vezmeš v základu roucha vdovy,
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nezohneš súdu pohostína alebo siroty ani nevezmeš do zálohu rúcha vdovy.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Non lederai il diritto dello straniero e dell'orfano e non prenderai in pegno la veste della vedova
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız."No torcerás el derecho del forastero o del huérfano, ni tomarás en prenda la ropa de la viuda
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Pomnij na to, coć uczynił Amalek w drodze, kiedyście szli z Egiptu;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Să nu te atingi de dreptul străinului şi al orfanului, şi să nu iei zălog haina văduvei.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Δεν θελεις διαστρεφει την κρισιν του ξενου, του ορφανου, ουδε θελεις λαμβανει το ιματιον της χηρας ενεχυρον
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Да не изкривяваш съдбата на чужденеца, нито на сирачето, и да не вземаш дрехата на вдовицата в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Не суди превратно пришельца, сироту; и у вдовы не бери одежды в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.לא תטה משפט גר יתום ולא תחבל בגד אלמנה׃
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.لا تعوج حكم الغريب واليتيم ولا تسترهن ثوب الارملة.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄 居 的 和 孤 兒 、 屈 枉 正 直 、 也 不 可 拿 寡 婦 的 衣 裳 作 當 頭
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄居 的 和 孤兒 、 屈枉 正直 、 也 不 可 拿 寡婦 的 衣裳 作 當頭
Yani c de burada ki aynı yere işaret edecek. c buranın bir kopyasına işaret etmeyecek.Also wird "c" auf genau das gleiche Ding verweisen. "c" ist also keine Kopie von diesem Ding.
Yani c de burada ki aynı yere işaret edecek. c buranın bir kopyasına işaret etmeyecek.なので、cも全く同じ物を参照します。 cはbのコピーではないのです。 なので、cに対して変更を加えると、
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Estarán equivocados, pero en realidad no importará mucho.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Ez tévedés, de tulajdonképpen nem sokat számít.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Họ sẽ sai, nhưng thực tế đấy cung ko thành vấn đề.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Ils auront tort, mais en fait cela ne sera pas si mal que ça.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.하지만 대중들의 생각은 틀렸습니다. 그러나 그것이 별로 크게 대중에게 영향을 미치지는 않을 것입니다.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Mereka salah, namun sebenarnya itu tidak masalah.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Nic bardziej mylnego, choć to bez znaczenia.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Se vor insela, dar nu va conta prea mult.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Sie werden nicht Recht haben, aber das macht eigentlich nichts.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Si sbagliano, ma questo in effetti non signifca granché.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Ze zullen het fout hebben, maar dat maakt niet zo veel uit.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Θα κάνουν λάθος, αλλά στην πραγματικότητα δεν έχει και τόση σημασία.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Что ошибочно, но, вообще-то, не так важно.
Yanılacaklar, fakat çok fazla da bir şey fark etmeyecektir.Ще грешат, но това всъщност няма да има голямо значение.