Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeyecek ile cümle

etmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Non pronunciare falsa testimonianza contro il tuo prossimo
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Non pronunciare falsa testimonianza contro il tuo prossimo
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Og du skal ikke si falskt vidnesbyrd mot din næste.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Să nu mărturiseşti strîmb împotriva aproapelui tău.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Să nu mărturiseşti strîmb împotriva aproapelui tău.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Tu ne porteras point de faux témoignage contre ton prochain.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Tu ne porteras point de faux témoignage contre ton prochain.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.U mag geen leugens vertellen aan andere mensen.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.U mag niet liegen.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Και μη ψευδομαρτυρησης κατα του πλησιον σου μαρτυριαν ψευδη.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Μη ψευδομαρτυρησης κατα του πλησιον σου μαρτυριαν ψευδη.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не произноси ложного свидетельства на ближнего твоего.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не произноси ложного свидетельства на ближнего твоего.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не свидетелствувай лъжливо против ближния си.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не свидетелствувай против ближния си лъжливо свидетелство.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.ולא תענה ברעך עד שוא׃
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.לא תענה ברעך עד שקר׃
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.لا تشهد على قريبك شهادة زور.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.ولا تشهد على قريبك شهادة زور.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作 假 見 證 陷 害 人
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作假 見證 陷害人
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作 假 見 證 陷 害 人
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作假 見證 陷害人
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,A povedal mu: Ak by nemal ísť pred nami tvoja tvár, nevyvádzaj nás hore odtiaľto.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Da sagde Moses til ham: "Hvis dit Åsyn ikke vandrer med, så lad os ikke drage herfra!
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Então Moisés lhe disse: Se tu mesmo não fores conosco, não nos faças subir daqui.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Er aber sprach zu ihm: Wo nicht dein Angesicht vorangeht, so führe uns nicht von dannen hinauf.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Han svarade honom: »Om du icke själv vill gå med, så låt oss alls icke draga upp härifrån.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Hän vastasi hänelle: "Elleivät sinun kasvosi käy meidän kanssamme, niin älä johdata meitä täältä pois.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,In Mojzes mu reče: Ako nas ne bo spremljalo obličje tvoje, ne pelji nas iz tega kraja.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,I řekl: Nemá-liť předcházeti nás tvář tvá, nevyvozuj nás odsud.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,I rzekł Mojżesz do niego: Nie pójdzieli oblicze twoje z nami, nie wywódź nas stąd.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Jawab Musa, "Kalau TUHAN tidak ikut dengan kami, jangan suruh kami meninggalkan tempat ini
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,모세가 여호와께 고하되 주께서 친히 가지 아니하시려거든 우리를 이곳에서 올려 보내지 마옵소서
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Men han sa til ham: Dersom ditt åsyn ikke går med, da la oss ikke dra op herfra!
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Moise i -a zis: ,,Dacă nu mergi Tu însuţi cu noi, nu ne lăsa să plecăm de aici.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Moïse lui dit: Si tu ne marches pas toi-même avec nous, ne nous fais point partir d`ici.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Môi-se thưa rằng : Nếu chính mình Ngài chẳng đi , xin đừng đem chúng_tôi lên khỏi đây .
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Môi-se thưa rằng: Nếu chính mình Ngài chẳng đi, xin đừng đem chúng tôi lên khỏi đây.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Mozes zei: "Als U niet Zelf meegaat, laat ons dan niet vertrekken.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,nda néki [Mózes:] Ha a te orczád nem jár [velünk], ne vígy ki minket innen.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Riprese: «Se tu non camminerai con noi, non farci salire di qui
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Y él respondió: --Si tu presencia no ha de ir conmigo, no nos saques de aquí
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Ο δε ειπε προς αυτον, Εαν η παρουσια σου δεν ελθη μετ' εμου, μη αναγαγης ημας εντευθεν
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,А Моисей ме рече: Ако Ти не дойдеш с мене, не ни извеждай от тука.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,Моисей сказал Ему: если не пойдешь Ты Сам с нами , то и не выводи нас отсюда,
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,ויאמר אליו אם אין פניך הלכים אל תעלנו מזה׃
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,فقال له ان لم يسر وجهك فلا تصعدنا من ههنا.
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,摩 西 說 、 你 若 不 親 自 和 我 同 去 、 就 不 要 把 我 們 從 這 裡 領 上 去
Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,摩西說 、 你 若 不 親自 和 我 同去 、 就 不 要 把 我 們從這裡領 上去
Nasýl yani, ţikayet etmeyecek misin bu hayvanlarý?How come! Don't you complain to police?
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Älä hallitse heitä kovuudella, vaan pelkää Jumalaasi.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Du må ikke bruge din Magt over ham med Hårdhed; du skal flygte din Gud.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Du skal ikke herske over ham med hårdhet, men du skal frykte din Gud.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Du skall icke med hårdhet bruka din makt över dem; du skall frukta din Gud.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.너는 그를 엄하게 부리지 말고 너의 하나님을 경외하라
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Não dominarás sobre ele com rigor, mas temerás o teu Deus.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Ne bodi mu neusmiljen gospodar, temuč boj se svojega Boga.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Nebudeš nad ním panovať krute, ale sa budeš báť svojho Boha.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Nebudeš panovati nad ním tvrdě, ale báti se budeš Boha svého.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod