İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Isus i -a zis: ,,Dacă nu vedeţi semne şi minuni, cu niciun chip nu credeţi!``
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Jésus lui dit: Si vous ne voyez des miracles et des prodiges, vous ne croyez point.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Jesus sa da til ham: Uten at I ser tegn og under, tror I ikke.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.예수께서 가라사대 너희는 표적과 기사를 보지 못하면 도무지 믿지 아니하리라
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Monda azért néki Jézus: Ha jeleket és csodákat nem láttok, nem hisztek.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Niin Jeesus sanoi hänelle: "Ellette näe merkkejä ja ihmeitä, te ette usko".
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Reče mu torej Jezus: Če znamenj in čudežev ne vidite, ne boste verovali.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Und Jesus sprach zu ihm: Wenn ihr nicht Zeichen und Wunder seht, so glaubet ihr nicht.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi."U zult nooit in Mij geloven als u geen duidelijke bewijzen en wonderen ziet", zuchtte Jezus.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Ειπε λοιπον ο Ιησους προς αυτον Εαν δεν ιδητε σημεια και τερατα, δεν θελετε πιστευσει.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Иисус сказал ему: вы не уверуете, если не увидите знамений и чудес.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Рече ж Ісус до него: Коли ознак та див не побачите, не увіруєте.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Царският чиновник Му каза: Господине, слез докле не е умряло детенцето ми.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.ויאמר אליו ישוע אם לא תראו אתות ומופתים לא תאמינו׃
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.فقال له يسوع لا تؤمنون ان لم تروا آيات وعجائب.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.耶 穌 就 對 他 說 、 若 不 看 見 神 蹟 奇 事 、 你 們 總 是 不 信
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.耶穌就對 他 說 、 若 不 看見 神蹟 奇事 、 你 們總 是 不信
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.A neoholia svojej hlavy, ale ani si nenechajú narásť dlhé vlasy; slušne ostrihajú vlasy svojej hlavy.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Aniž hlavy své holiti budou, ani vlasů nositi, ale slušně ostříhají vlasy své.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Chúng nó sẽ không cạo đầu, và không để tóc dài, những sẽ cắt tóc.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Chúng_nó sẽ không cạo đầu , và không để tóc dài , những sẽ cắt tóc .
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.De skal ikke rake hodet og heller ikke la håret vokse fritt; de skal klippe sitt hodehår.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.De skola icke raka huvudet, men skola icke heller låta håret växa fritt, utan skola klippa sitt huvudhår kort.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.És fejöket kopaszra ne nyírják, de nagy hajat se neveljenek, hanem hajokat megegyengessék.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Głowy też swojej nie będą golić, ani włosów zapuszczać, ale je równo przystrzygać będą na głowach swoich.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Hovedet må de ikke rage, dog heller ikke lade Håret vokse frit, men de skal klippe deres Hår.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.In naj si ne brijejo glave in tudi naj ne nosijo dolgih las, spodobno naj si jih strižejo.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.그들은 또 머리털을 밀지도 말며 머리털을 길게 자라게도 말고 그 머리털을 깎기만 할 것이며
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Não raparão a cabeça, nem deixarão crescer o cabelo; tão somente tosquiarão as cabeças.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Non si raderanno il capo, né si lasceranno crescere la chioma, ma avranno i capelli normalmente tagliati
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler."No se raparán sus cabezas ni se dejarán crecer el cabello; solamente lo recortarán
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Nu-şi vor rade capul, dar nici nu vor lăsa părul să crească în voie; ci vor trebui să-şi taie părul.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.И головы своей они не должны брить, и не должны отпускать волос, а пусть непременно стригут головы свои.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.И да не бръснат главите си, нито да оставят космите си да растат, но само да стрижат главите си.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.וראשם לא יגלחו ופרע לא ישלחו כסום יכסמו את ראשיהם׃
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.ولا يحلقون رؤوسهم ولا يربّون خصلا بل يجزّون شعر رؤوسهم جزّا.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.不 可 剃 頭 、 也 不 可 容 髮 綹 長 長 、 只 可 剪 髮
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.不可剃頭 、 也 不 可容 髮綹長長 、 只 可 剪髮
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Dia tidak akan mengakui dirinya diduga, tetapi itu sendiri adalah kecurigaan yang kuat.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Egli non confessarsi sospetta, ma che si è forte sospetto.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Ele não vai confessar-se suspeita, mas que em si é forte suspeita.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.El nu va mărturisi însuşi bănuia; dar care este ea insasi suspiciunea.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Er wird nicht gestehen selbst ahnte, aber , die selbst starken Verdacht.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Hän ei tunnusta itseään epäillään, mutta että se itse on vahva epäily.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Han kommer inte bekänna sig misstänkt, men som i sig är stark misstanke.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Han vil ikke bekende sig mistænkt, men , der selv er stærk mistanke.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Hij zal niet toegeven zelf verdacht, maar dat zelf is sterk vermoeden.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Il ne sera pas s'avouer suspectée, mais que lui-même est forte suspicion.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.훨씬 더 비겁한 놈. 그는 자신이 의심되는 자백하지 않는다하지만 자체가 강한 의혹입니다.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Nebude sa priznať, podozrenie, ale že sám je silné podozrenie.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Nebude se přiznat, podezření, ale že sám je silné podezření.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Nem fogja vallani magát, gyanús, de mely maga is erős gyanút.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.No va a confesarse sospecha, pero que sí es fuerte sospecha.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Ông sẽ không thú nhận mình bị nghi ngờ, nhưng rằng chính nó là mạnh mẽ nghi ngờ.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.On ne bo priznal sam sum, ampak , ki se sama je močan sum.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.On nie przyzna się podejrzane, ale że sam w sobie jest mocne podejrzenie.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Δεν θα ομολογήσει ο ίδιος υποψία? Αλλά που η ίδια έχει σοβαρές υποψίες.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Він не буде зізнатися, сам підозрюваний, але , Які самі є сильні підозри.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Он не будет признаться, сам подозреваемый, но , которые сами являются сильные подозрения.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Той не ще изповяда се подозира, но че само по себе си е силно подозрение.