Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uçmaya devam etmesini istiyorum.أريد أن تبقى تحلق.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Azt akarom, hogy repüljön.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Ich möchte, dass sie weiterhin fliegt.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Ik wil dat hij blijft vliegen.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.계속 비행하기를 원합니다.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Quero que ele continue a voar.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Quiero que siga volando.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Tôi muốn vẫn để nó bay .
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Voglio che continui a volare.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Θέλω να συνεχίσει να πετάει.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Я хочу, чтобы он продолжал летать.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.Я хочу, щоб він і далі літав.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.אני רוצה שהוא ימשיך לטוס.
Uçmaya devam etmesini istiyorum.ここでいう収蔵とは MoMAが 航空会社と協定を結び
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.A razão pela qual as nações invadem outras nações é por causa da escassez.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.Der Grund warum Nationen andere angreifen ist die Knappheit.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.La rareté est la raison pour laquelle des nations envahissent d'autres nations.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.La razón por la que las naciones se invaden unas a otras es la escasez.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.Причината, поради която едни държави нападат други, е оскъдността.
UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.위촉하신 것에 대하여 매우 자랑스럽게 생각합니다.
UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.len pred niekoľkými mesiacmi, aby som sa stala vyslankyňou UNAIDS.
UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.UNAIDS-Botschafterin zu werden.
UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.UNAIDSの大使に任命してくださいました。 この役割を担い、私は活動の基盤を強化し、
UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.לפני חודשים ספורים להיות המנהלת של יו-אנ-איידס
UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.منذ عدة اشهر لكي أصبح سفيرة لبرنامج الامم المتحدة الخاص بالايدز
UNITAID adında bir şey yarattılar, başka ülkelerin de yardım etmesini sağladılar.재치있게 잘 만들어낸 항공세를 부과했지요. 다른 여러 나라들의 도움도 받았고요.
UNITAID adında bir şey yarattılar, başka ülkelerin de yardım etmesini sağladılar.על מנת ליצור משהו בשם UNITAID, גייסו מספר מדינות אחרות לעזרה.
UNITAID adında bir şey yarattılar, başka ülkelerin de yardım etmesini sağladılar.لإقامة شئ يسمى يونايتدايد (UNITAID) وحصلوا على بضع دول أخرى للمساعدة.
UNITAID adında bir şey yarattılar, başka ülkelerin de yardım etmesini sağladılar.多くの国の協力が得られています 今では 小児用の薬は1人あたり年間60ドルです
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Ik was erg vereerd dat Michel me uitnodigde, een paar maanden geleden, om ambassadeur voor UNAIDS te worden.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Je mi ctí, že mě před několika měsíci vyzval, abych se stala ambasadorkou OSN pro HIV/AIDS.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Nagyon megtisztelőnek érzem, hogy Michel felkért arra, csupán néhány hónapja, hogy legyek UNAIDS nagykövet.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Sunt foarte onorată de faptul că Michel m-a invitat doar cu câteva luni în urmă să devin ambasador UNAIDS.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Và tôi rất vinh hạnh được Michel mời vài tháng trước để trở thành đại diện của UNAIDS
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Y me siento honrada de que Michel me invitara hace unos meses a ser embajadora de UNAIDS.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Και νιώθω τιμή από το γεγονός ότι ο Michel με κάλεσε, μερικούς μήνες πριν, να γίνω πρέσβειρα του UNAIDS.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.Для меня была большой честью получить приглашение от Мишеля, став лишь несколько месяцев назад послом ЮНЭЙДС.
Ve ben Michel'in beni yalnızca birkaç ay önce UNAIDS elçisi olmak üzere davet etmesinden onur duyuyorum.И съм много поласкана, от факта, че Мишел ме покани, само преди няколко месеца, да стана посланик на UNAIDS.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Dan kami membuat sel-sel menari.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.E facciamo ballare le cellule.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.E fazemos com que células dancem.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Et nous faisons danser des cellules.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.세포들을 춤추게 할 수도 있죠.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Og vi får celler til at danse.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Și facem celulele să danseze.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Và chúng tôi còn làm cho tế bào nhảy múa.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.We laten cellen dansen.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Wir lassen Zellen tanzen.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Y hacemos que las células bailen.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.Και κάνουμε τα κύτταρα να χορεύουν.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.И караме клетките да танцуват.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.И мы позволяем клеткам танцевать.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.І ми змушуємо клітини танцювати.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.ואנחנו גורמים לתאים לרקוד,
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.ونحن نجعل الخلايا ترقص.
Ve biz hücrelerin dans etmesini de sağlarız.このラボの精神はオープンで前向きなものですが
Ve bu filmin duygularla yönlendirilmiş olmasını istedim, ve gerçektende yolculuğumu takip etmesini.A ja chciałem, by mój film odwoływał się do emocji, by był zapisem podróży.
Ve bu filmin duygularla yönlendirilmiş olmasını istedim, ve gerçektende yolculuğumu takip etmesini.Am dorit ca acest film să fie condus de emoţii, şi să urmeze cu adevărat călătoria mea.
Ve bu filmin duygularla yönlendirilmiş olmasını istedim, ve gerçektende yolculuğumu takip etmesini.Azt akartam, hogy ezt a filmet az érzelmek vezéreljék, hogy igazán végigkövesse az utam.
Ve bu filmin duygularla yönlendirilmiş olmasını istedim, ve gerçektende yolculuğumu takip etmesini.Chcel som ale tento film podriadiť citom a sledovať ním moju cestu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod