Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Convincere loro a finanziare il film.)
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Få dem til at finansiere filmen.)
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Faites-les financer le film.)
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Hacer que financien el film).
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Îi voi convinge să finanţeze filmul.)
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Mereka mendanai film ini.)
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Skłonić je do sfinansowania filmu).
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: zafinancujete film.)
Onların filmi finanse etmesini sağlamak)(MS: Zorg dat ze de film financieren.)
Onlarla uzlaţýp, gücü eline alacak ve mevcut sistemin devam etmesini sađlayacaktýr.다른 투쟁 방식들을 더 이상 지지하지 않기로 했다는 겁니다.
Onlarla uzlaţýp, gücü eline alacak ve mevcut sistemin devam etmesini sađlayacaktýr.le travail plus radical ou militant.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.이 것은 5 곱하기 10 이 50 인 것과 비슷합니다.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Das ist also so ähnlich wie fünf mal zehn ist 50.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Det var det samme, der skete, da vi gangede 5 med 10. Da gik vi fra 5 til 50.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Donc, c'est comme cinq multiplié par dix est cinquante.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Dus dat is hetzelfde als vijf keer tien is gelijk aan vijftig.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Então isso é similar a cinco vezes dez é igual a cinquenta.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Eso es similar a 5 x 10 = 50
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Hasonló az ötször tízhez, ami egyenlő ötvennel.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Je to ako, 5x10 = 50.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Je to jako, 5x10=50.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Quindi e' simile a cinque per dieci che fa cinquanta.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Tak więc to przypomina 5 razy 10 równa się 50.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Άρα αυτό είναι παρόμοιο με το ότι 5 επί 10 ισούται με 50.
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.Това е подбно на 5 . 10 = 50
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.وهذا مشابه ل5
Örnek olarak, 5 kere 10'un 50 etmesini düşünün.単に5ではなくて,5,000だっただけです.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Ihr könnt auch darauf warten, daß dieser Felsbrocken runter- knallt und alles vernichtet.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Kamu bukan duduk saja di Bumi, menunggu batu besar ini melanggar... ...dan membunuh semua orang.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Lahko čakamo, da ta ogromna skala zadane Zemljo in pobije prav vse.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Me voidaan odottaa sitä asteroidia- -joka tappaa kaiken tieltään.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Můžeme tu sedět a čekat, až ten balvan zabije všechno a všechny, co známe.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Podemos ficar todos na Terra à espera que o asteróide caia, e mate tudo e todos os que conhecemos.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Podemos todos esperar en la Tierra a que esta roca llegue... ...y mate a todos y todo lo que conocemos.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Vi kan jo bare sidde og vente på, at den sten kommer - - og dræber alt og alle.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.We kunnen hier blijven tot dat ding inslaat... ...en alles en iedereen doodt.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Μπορούμε να περιμένουμε στη Γη τον βράχο να μας χτυπήσει... ...και να σκοτώσει τα πάντα.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Можем да си стоим тук и да чакаме грамадата да ни фрасне... да избие всичко и всички.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.Можем да си стоим тук и да чакаме грамадата да ни фрасне... да избие всичко и всички.
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.אנחנו מוציאים 250 מיליארד דולר בשנה .על הגנה, ותראה איפה אנחנו עכשיו
Oturup bu şeyin... ...dünyaya çarparak her şeyi ve... ...herkesi yok etmesini bekleyebilirsiniz.فى انتظار الصخرة العملاقة لتحطم الأرض وتقتل كل شىء وكل شخص نعرفه
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Ich denke mal,Seung Jo darf ihn auch noch nicht besuchen,richtig?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Ik neem aan dat Seung Jo ook niet toegestaan is om te bezoeken, toch?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Jag tror att Seung Jo inte får besöka honom heller, eller hur?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Je suppose que Seung Jo ne peut pas lui rendre visite non plus, n'est-ce pas ?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Ku rasa Seung Jo juga tidak diijinkan menjenguk, kan?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Mình đoán Seung Jo cũng không được vào thăm phải không?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Presupun ca nici Seung Jo nu are voie sa-l viziteze, corect?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Suppongo che non è permesso far visite neanche a Seung Jo, giusto?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Υποθέτω πως ούτε ο Σουνγκ Τζο επιτρέπεται να τον επισκεφτεί, έτσι;
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?Я полагаю, что Сын Чжо тоже не разрешены посещения, правильно?
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?أفترض انه لا يسمح لسيونغ جوو لزيارة ايضا ، أليس كذلك؟
Öyle tahmin ediyorum ki, Seung Jo'nun da ziyaret etmesine izin yok değil mi?おじさんの会社へ行ってる
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.Apenas precisava que alguém o ajudasse.
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.Avea pur si simplu nevoie de ajutorul cuiva.
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.Aveva solo bisogno di qualcuno che lo aiutasse.
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.Dia hanya perlu bantuan.
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.Er brauchte jemanden, der ihm aufhalf.
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.Je me souviens d'un vieux monsieur qui nous hurlait à l'aide en pleurant.
Sadece birilerinin ona yardım etmesini istiyordu.그 분은 단지 누군가의 도움이 필요했을 뿐이었어요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod