İçinizin rahat etmesini istiyorum.Щоб ви оживлялись.
Insanlara şunu sorduk: "Bunu istiyor musunuz, binaların boyanmaya devam etmesini istiyor musunuz?"Chiedemmo alle persone, " Volete questa azione, e volete avere gli edifici dipinti in questo modo?
Insanlara şunu sorduk: "Bunu istiyor musunuz, binaların boyanmaya devam etmesini istiyor musunuz?"Chúng tôi hỏi mọi người, "Bạn có thích hoạt động này khộng, và có những tòa nhà được sơn như thế?"
Insanlara şunu sorduk: "Bunu istiyor musunuz, binaların boyanmaya devam etmesini istiyor musunuz?"Megkérdeztük az embereket, "Szeretnék-e ezt az intézkedést, szeretnék-e az épületeket ilyenre festeni?"
Insanlara şunu sorduk: "Bunu istiyor musunuz, binaların boyanmaya devam etmesini istiyor musunuz?"Opýtali sme sa ľudí, "Páči sa vám táto činnosť a pomaľované budovy?"
Insanlara şunu sorduk: "Bunu istiyor musunuz, binaların boyanmaya devam etmesini istiyor musunuz?"Preguntamos: "¿Quieres esta acción, y que pintemos los edificios de este modo?"
Insanlara şunu sorduk: "Bunu istiyor musunuz, binaların boyanmaya devam etmesini istiyor musunuz?"Ρωτήσαμε τον κόσμο, "Θέλετε αυτές τις δράσεις, να ζωγραφίζονται τα κτήρια με αυτό τον τρόπο;"
Insanların devam etmesini sağlayan şeyler.Was ist es, das Leute antreibt?
Insanların devam etmesini sağlayan şeyler.Co nutí lidi jít dál?
Insanların devam etmesini sağlayan şeyler.Co sprawiało, że ludzie idą dalej?
Insanların devam etmesini sağlayan şeyler.Что заставляет идти людей дальше?
İnsanların faaliyetlerini koordine etmesini çok iyi yollarla sağlar.사람들이 그들의 활동을 매우 좋은 방향으로 이끌어나가게 합니다.
İnsanların faaliyetlerini koordine etmesini çok iyi yollarla sağlar.le permite oamenilor sa-si coordoneze foarte bine actiunile.
İnsanların faaliyetlerini koordine etmesini çok iyi yollarla sağlar.היא מאפשרת לאנשים לתאם את פעילותם באופן מיטבי.
İnsanların faaliyetlerini koordine etmesini çok iyi yollarla sağlar.كما يسمح للناس من تنسيق نشاطاتهم بطرق جيدة
İnsanların faaliyetlerini koordine etmesini çok iyi yollarla sağlar.問題は グループが賢い決定をするには
İnsanların kendilerini sınır dışı etmesini önermedi.Reform der Einwanderung. He Didn\'92t Forderung nach selbst-Deportation. \
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Arra számítottam, hogy az emberek majd megkérdezik: "Miért rajzoltam egy birkát?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Čekal jsem, že se lidé budou zajímat "Proč jsem nakreslil ovci?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Esperaba que la gente se preguntara: "¿Por qué dibujé una oveja?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Esperava que as pessoas se perguntassem "Porque é que eu desenhei uma ovelha?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Ich habe erwartet dass Menschen sich fragen "Warum musste ich ein Schaf zeichnen?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Ik verwachtte dat mensen zich zouden afvragen: "Waarom heb ik een schaap getekend?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Je m'attendais à ce que les gens se demandent "Pourquoi j'ai choisi un mouton?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"저는 사람들이 왜 양을 그릴까를 궁금해하기를 바랬습니다.
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Mi aspettavo che tutti si chiedessero, "Perchè ho disegnato una pecora?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Oczekiwałem, że ludzie będą się zastanawiać "Dlaczego mam narysować owcę?".
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Saya sudah menyangka orang-orang akan berpikir, "Kenapa saya menggambar domba?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Tôi tưởng mọi người đều sẽ thắc mắc: "Tại sao tôi vẽ một con cừu?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Περίμενα πως κι άλλοι θα απορούσαν. Γιατί μας βάζει να ζωγραφίζουμε πρόβατα;
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Аз очаквах хората да се питат "Защо нарисувах овца?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Я ожидал, что люди зададутся вопросом "Зачем я нарисовал овцу?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Я очікував, що люди задумаються, для чого вони намалювали вівцю.
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"ציפיתי שאנשים יתהו לגבי "למה ציירתי כבשה?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"توقعت ان يتسائل الناس، " لماذا رسمت خروفا؟"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"もっともな質問ですね
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Nu vrem ca Iranul să aibă Bomba.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Chúng ta không muốn Iran có được bom hạt nhân.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Kita tidak mau Iran punya bom.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.다들 이란이 원자폭탄을 보유하는 걸 원치 않습니다.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Não queremos que o Irão tenha a bomba.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Nem akarjuk, hogy Iránnak atombombája legyen.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Nie chcemy, aby Iran wyprodukował bombę atomową.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Non vogliamo che l'Iran possegga la Bomba.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.No queremos que Irán obtenga la bomba nuclear.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Nous ne voulons pas que l'Iran ait la Bombe.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Vi ønsker ikke at Iran skal have bomben.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Vi vill inte att Iran ska få Kärnvapen.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.We willen niet dat Iran de bom krijgt.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Wir wollen nicht, dass der Iran die Bombe baut.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Δεν θέλουμε το Ιράν να αποκτήσει τη Βόμβα.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Ми не хочемо, щоб Іран отримав бомбу.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Мы не хотим, чтобы Иран получил Бомбу.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.Ние не искаме Иран да направи бомбата.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.אנחנו לא רוצים שאירן יגיעו לפצצה.
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.ان لا تحصل إيران على القنبلة النووية
İran'ın bomba elde etmesini istemiyoruz.核兵器を開発するためのイランの重要な資産は、
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.위조서류들을 꾸며서 수용소 의 생존자들이 팔레스타인으로 이주할 수 있도록 도와 주셨습니다.
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.כדי לאפשר לניצולי מחנות ריכוז להגר לפלסטינה לפני הקמת מדינת ישראל.
İsrail'in kuruluşundan önce Filistin'e göç etmesini sağlayacak sahte evraklar hazırladı.لكي يدفع بالناجين من مخيمات الاعتقال بالهجرة الى فلسطين قبل ان تُقام دولة إسرائيل