Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Μα δεν είναι στο DNA της χήνας να πετάει νότια το χειμώνα;
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Като че ли в ДНК-то на гъските е заложено да отлетят на юг, когато дойде зимата, нали?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Это же просто в ДНК гусей — зимой улетать на юг, правильно?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?הרי ה- DNA של אווז הוא לעוף דרומה בחורף, נכון?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?اليس شريط الحمض النووي يقودهن للطيران للجنوب في الشتاء؟؟
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?"寒い時は南へ渡り
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Bạn chờ điều gì đó đến và đánh trúng bạn.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Cauţi ceva care vine şi te loveşte.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Du leder efter noget, der kommer og rammer dig.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Estão à procura de algo que venha ao vosso encontro.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Ik ben op zoek naar iets dat komt en me raakt.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.어떤 것이 와서 당신에게 영감을 주기를 바래요.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Mencari sesuatu yang datang menabrak.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Sie suchen nach etwas, das kommt und Sie wie ein Blitz trifft.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.State cercando qualcosa che vi colpisca.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Szukasz czegoś, co przyjdzie do ciebie i co wyda ci się uderzające.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Uno busca algo que venga y lo impacte.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Vous cherchez quelque chose qui vienne vous frapper.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Ψάχνεις για κάτι που έρχεται και σε χτυπάει.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Ви очікуєте, що вам сяйне якась думка.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Вы ищете что-то, что придет и поразит вас.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.Търсиш нещо, което идва и те удря.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.אתה מחפש אחר משהו שיבוא ויכה בך.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.فأنت تبحث عن شيء ما ليأتي ويتكشف لك.
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.ひらめきが起きるまで撮影には入りません
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Alors il amène les citoyens à veiller dessus.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.A uczestnicy programu sprawdzają, czy syreny działają.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Dus laat hij mensen op ze letten.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.El pus locuitorii orașului să le verifice.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.그래서 그는 시민들이 직접 그것들을 확인하도록 했습니다.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Por eso le pide a los ciudadanos que las controlen.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Portanto, ele põe os cidadãos a verificá-las.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Quindi lui fa sì che i cittadini le controllino.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.So bekam er die Bürger dazu, sie zu überprüfen.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Szóval így rá lehet venni az embereket, hogy felügyeljék őket.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Takže tímto přiměl lidi k tomu, aby je kontrolovali.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Takže získava si ľudí aby ich kontrolovali.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Vì thế anh ấy giúp người dân có thể kiểm tra những chiếc đèn.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Έτσι κάνει τους πολίτες να τους ελέγχουν.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Поэтому он позволяет горожанам проверять их.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Той накара хората да ги проверяват.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.Тому він дозволяє громадянам перевіряти їх.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.אז הוא דואג שאנשים יבדקו אותן.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.لذا فهو يجعل المواطنين يتحققون منها.
Böylece bu arkadaş şehir sakinlerinin sirenleri kontrol etmesini sağlamış oluyor.シアトルでは 雨水の配水管の
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Deci a fost blocat de reguli care împiedică soluțiile benefice să ajute țara.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Er war also blockiert durch Regeln, die ihn daran hinderten, die Win-Win Situation für seine Landes zu nutzen.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Hij zat dus vast aan regels die hem beletten de win-win-situatie te creëren die zijn land kon helpen.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Jadi dia terjebak dalam peraturan yang mencegahnya menggunakan solusi sama-sama menang bagi negaranya.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.그래서 대통령은 결국 상호이익을 낼 수 있는 규칙을 만들지 못하게 되었어요.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Så han hang på de regler, der forhindrede ham i at lade win-win løsningen hjælpe hans land.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Så han tvingades behålla regler som hindrade honom från att låta vinstlösningen hjälpa hans land.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Więc utknął z systemem, który nie pozwalał mu wprowadzić rozwiązania korzystnego dla kraju.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.win-winの解決策で自国を助けようとした大統領をルールが邪魔したのです その結果 ネルソンは今も街灯の下で勉強しているのです
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Έτσι, έμεινε με κανόνες που τον εμπόδισαν να αφήσει μια νικηφόρα λύση να βοηθήσει τη χώρα του.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Так он остался с правилами, которые мешали ему внедрить выгодное всем решение, помочь своей стране.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.ובכן הוא נתקע עם חוקים שמנעו ממנו לאפשר לפתרון של "כולם זוכים" לעזור לארצו.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.لذلك علق بالقوانين التي منعته من مساعدة بلاده بقاعدة الربح للطرفين.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Älköön sydämesi himoitko hänen kauneuttaan, älköönkä hän sinua katseillaan vangitko.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ej i dit Hjerte hendes Skønhed, hendes Blik besnære dig ej!