Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.Saya pikir kita ingin terus maju.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.Tôi nghĩ chúng ta muốn nó tiếp tục diễn ra.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.Úgy gondolom, ezt folytatni akarjuk.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.Πιστεύω ότι θέλουμε να συνεχίσει.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.Мисля, че искаме той да продължи.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.Мы все хотим, чтобы он продолжался.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.אני חושב שאנחנו רוצים להמשיך אותה.
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.فاعتقد ان جميعنا يرغب في استمرار ذلك
Bence bunun devam etmesini istiyoruz.もっと豊かになりたいと思っているはずです
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Chcą by jakość życia wciąż rosła.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Cred că asta vor ei: să continue să crească calitatea vieții.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.이들은 삶의 질이 계속해서 나아지기를 바랍니다.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Myslím, že chtějí právě to, aby kvalita života rostla.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Penso que eles querem que a qualidade de vida continue a aumentar.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Ze willen dat de levenskwaliteit blijft toenemen.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.אני חושב שזה מה שהם רוצים. הם רוצים שהאיכות של החיים תמשיך לגדול.
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.لاني اعتقد انهم يرغبون فحسب برفع جودة ورفاهية الحياة
Bence onlarin istedigi bu. Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.得たものは失うまいとしているのです
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.A bölcs ember tudja hogyan improvizáljon, ahogy Luke tette, amikor újra felmosott.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Een wijs mens weet te improviseren zoals Luke, toe hij de vloer opnieuw boende.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Eine weise Person weiß, wie man improvisiert, wie Luke es gemacht hat, als er den Boden zwei Mal wusch.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.En vis person kan improvisera, som Luke när han skurade golvet en andra gång.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.En vis person, ved, hvordan man improviserer, som Luke gjorde, da han igen vaskede gulvet.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.지혜로운 사람은 상황에 맞게 임기응변 할 수 있습니다. 마치 루크가 병실을 두번 청소했던 것처럼 말입니다.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Một người khôn ngoan biết cách ứng biến như thế nào, như Luke đã làm khi cậu lau lại sàn nhà.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Moudrý člověk ví, jak improvizovat, tak jako Luke, když znovu umyl podlahu.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Múdry človek dokáže improvizovať, tak ako to vedel Luke, keď umýval podlahu dvojmo.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.O persoană înţeleaptă ştie cum să improvizeze, aşa cum a ştiut Luke când a spălat de două ori podeaua.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Orang bijak tahu bagaimana berimprovisasi, seperti yang dilakukan Luke ketika mengepel ulang lantainya.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Osoba mądra wie, jak improwizować, tak jak Luke wiedział, gdy zmył ponownie podłogę.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Uma pessoa sábia sabe improvisar, tal como Luke fez quando lavou o chão pela segunda vez.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Una persona sabia improvisa de manera apropiada, como Luke cuando volvió a lavar el piso.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Una persona saggia sa come improvvisare, proprio come ha fatto Luke quando ha rilavato il pavimento.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Une personne sage sait comment improviser, comme l'a fait Luke en nettoyant le sol une deuxième fois.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Ο σοφός άνθρωπος ξέρει πως να αυτοσχεδιάζει, όπως έκανε ο Λουκ, όταν ξανασφουγγάρισε το πάτωμα.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Мудра людина вміє імпровізувати, як Люк, який вирішив вдруге вимити підлогу.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Мудрый человек знает, как импровизировать, как знал Люк, решив вымыть пол повторно.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Мъдрият човек знае как да импровизира, както е направил Люк, когато измил пак пода.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.החכם יודע לאלתר, כפי שעשה לוק כששטף שוב את הרצפה.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.والشخص الحكيم يعرف كيف يرتجل، كما فعل لووك عندما أعاد مسح الأرضية.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.賢い者は即興で演じることができるのです 現実世界の問題の多くは曖昧模糊としており
Biliyorum ki, kendisi de Detroit'in iflas etmesini destekledi.Και ξέρω πως ισχυρίζεται ότι θέλω να ωθήσω το
Birçok üye kabul etmesine rağmen sonrasında sadece birkaçı pazarın kurulumunda yardım etti.Pendant une réunion de levée de fonds pour rénover le banjar, I Made Rai a suggéré d'organiser un marché.
Birçok üye kabul etmesine rağmen sonrasında sadece birkaçı pazarın kurulumunda yardım etti.Tým Basa Bali také oslovuje různé školy, komunity a vládní úřady za účelem podpory balijštiny.
Birçok üye kabul etmesine rağmen sonrasında sadece birkaçı pazarın kurulumunda yardım etti.Πολλά μέλη συμφώνησαν, στη συνέχεια όμως λίγοι μόνο βοήθησαν στο μπαζάρ.
Birçok üye kabul etmesine rağmen sonrasında sadece birkaçı pazarın kurulumunda yardım etti.На встрече по сбору средств на обновление Банджара я, Маде Рай, предложил организовать продуктовый базар.
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?A libák DNS-e mintha azt mondná, hogy télen délre repüljenek, nemde?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Dar ADN-ul gâștelor spune să zboare în sud iarna, nu?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?È nel DNA delle oche di migrare al sud in inverno, no?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?En gås DNA säger åt den att flyga söderut på vintern, eller hur?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Eu disse: "O ADN de um ganso é voar para sul no inverno, certo?"
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Hanhen geenithän määräävät, että niiden on lennettävä talveksi etelään, eikö niin?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Het DNA van een gans zegt zuidwaarts te vliegen in de winter.
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?겨울에 남쪽으로 날라가는 것은 거위들의 본능이잖아요, 그렇죠?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Liegt es nicht in der DNA einer Gans, im Winter nach Süden zu fliegen?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Mais l'ADN d'une oie lui indique de voler vers le sud en hiver, pas vrai ?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Není DNA hus naprogramováno na to letět v zimě na jih?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Przecież DNA każe gęsi lecieć zimą na południe.
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Se supone que está en el ADN de un ganso volar al sur en invierno, ¿no?
Bir kazın DNA'sı onun güneye göç etmesini sağlar, değil mi?Sudah DNA angsa terbang ke selatan pada musim dingin, benar?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod