Ancak bu onun hızlı hareket etmesini engeller.הדבר מאפשר לו לרוץ מהר יותר מהם.
Bir süre sonra, Alex'de ondaki kafiyeleri uydurma yeteneğini görür ve yardım etmesini ister.אלכס מצליח לפרוץ לבתי האנשים לאחר שהוא משכנע אותם שהוא זקוק לעזרה.
Eğer bir kuvvetin, bir yol boyu hareket etmesine izin verilirse, mekanik iş yapmış olur.כאשר פועל על גוף כוח לאורך דרך, מתבצעת עליו עבודה.
Weyland bu iyiliği karşılığında Carl Lucas'tan şirketini geri alması için kendisine yardım etmesini ister.גסטון משחד אותו בתמורה לכך שיעזור לו להשיג את בל.
Böylece gerçekliği gölgelemekte, insanların "gerçek" mutluluk için mücadele etmesini engellemektedir.אנחנו נוטים לפחד מלשון של אמת, מסיבות 'אציליות'.
Ana madde: Destek ve hareket sistemi Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar.תפקידיו של השלד הם: תמיכה וייצוב הגוף, הגנה על איברים הפנימיים וכיוון תנועות הגוף באופן תקין.
Ödülü alma sebebi Ducommun ile birlikte Uluslararası Barış Bürosu'na liderlik etmesinden dolayıdır.כמו כן, בעודו על ערש דווי, הוא ייעץ לה במשא-ומתן להסכם שלום עם האיחוד הקרדאסי.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Западните страни приемат без никакви пречки тези емигранти.
Hırvatistan'ın Yugoslavya'dan bağımsızlığı ilan etmesinden sonraki ilk devlet başkanıdır.Първи президент на Хърватия след обявяването на независимостта от Югославия.
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.Подходът позволява на работниците да подпомогнат растежа и развитието на компанията.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Тя спестява пари, които му позволяват да пътува из Европа.
Bu bağıntı onların Hristiyanlığı kabul etmesinde rol oynadı.Това още повече го убеждава да приеме християнството.
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)Възможно е и Хефест да е роден от Хера (без намесата на Зевс) като отмъщение за раждането на Атина.
12 Ocak 2015 tarihinde CBS, dizinin ikinci sezona devam etmesini istemiştir.На 11 май 2015 г. CBS подновява сериала за втори сезон.
Aynı nedenle kiliseye alınmamaktadır; Santuzza Lucia'ya kiliseye giderek kendi ruhu için dua etmesini ister.Тя не може да влезе в църквата, затова моли Лучия да го стори вместо нея.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine neden oldu.Това предизвиква неговото оттегляне от обществения живот.
Hemen karısı önünde diz çöküp ondan kendini af etmesini ister (Contessa, perdono — "Kountes, affet beni").Той моли прошка от всички и при първа възможност избягва (Ah pietà signori miei).
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.След като си размениха няколко думи, Хеймън заплаши Трите Х с още едно дело за нападение и побой.
Bu çatışmanın birinci evresi 1489'da Maximilian'ın Hollanda'yı işgal etmesine kadar sürdü.Prva faza ovog sukoba će trajati sve do 1489. i držati Maksimijana zauzetog u Nizozemskoj.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Zapadne zemlje su dozvolile ovim ljudima ostati i raditi bez ikakvih poteškoća.
Marty, George'un Lorraine'i okuldaki dans gecesine davet etmesini söyler.Marty smišlja plan kako će "spasiti" ljubav Georgea i Lorraine na školskom plesu.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Ta mu je stipendija omogućila nastavak školovanja u Parizu.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album je u potpunosti bio posvećen kritiziranju Busheve vladavine i rata u Iraku.
Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn'dan yardım etmesini istedi.3001. - Aragorn se odaziva na Gandalfov upit za pomoć u traženju Golluma.
Rigsy, TARDIS'in telefonunu arar ve Clara ile konuşarak Doktor'un yardım etmesini ister.Doktor objašnjava Rose kako joj TARDISovo telepatsko polje omogućava da razumije i priča s vanzemaljcima.
Arzu ise bir yapımcının gelip ona iş teklif etmesini beklemektedir.Tamo ih primjećuje producent i nudi im ugovor.
Halder'in karısı Gertrud'un hapis hayatı süresinde kocasına eşlik etmesine izin verildi.Spolu s ním bola dobrovoľne uväznená aj jeho žena Gertruda.
Marty, George'un Lorraine'i okuldaki dans gecesine davet etmesini söyler.Lorraine požiada Martyho, aby s ňou išiel na školský ples.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Po jeho dokončení hodlal pokračovať na svetskej škole.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine neden oldu.To viedlo k jeho odchodu z verejného života.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Napriek tomu má Amélia niekoľko vecí, ktoré jej spôsobujú radosť.
Hitler'in intihar etmesinin ardından 1 günlüğüne Üçüncü Reich'ın Şansölyeliğini yaptı.Po Hitlerovej smrti sa stal na 23 dní hlavou nemeckého štátu.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.V tem času je britanska vlada zahtevala od Beneša sprejetje mediatorja.
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.Coel se je Konstanciju uklonil in pristal na plačevanje davkov Rimu, vendar je osem dni kasneje umrl.
İngiltere'de sadece hükümdarın şövalye istihdam etmesine izin veriliyordu.Urban je ukazal, da lahko gredo na pot samo vitezi.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Zato se je rad umikal v »mir«.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Kaplan mu je predlagal, da naj ga da naprej v šole.
Daha sonra Birleşik Krallık Hükûmeti'nin öngörülen anayasayı kabul etmesini sağlamak için mücadele etti.Skušal je tudi prepričati kralja, da bi sprejel predlagano ustavo.
15 yaşında olduğunu iddia etmesine rağmen, aslında sadece 13 yaşındaydı, ama zaferini korumaya bırakılmıştı.Ker je bil premlad, star le 15 let, so ga ti sprva zavrnili.
15 yaşında olduğunu iddia etmesine rağmen, aslında sadece 13 yaşındaydı, ama zaferini korumaya bırakılmıştı.Nors ji teigė, kai jai buvo 15 metų, iš tikrųjų jai buvo tik 13, bet buvo leista turėti savo pergalę.
1948'de İsrail'in bağımsızlığını ilan etmesinden sonra birçok önemli resmi görevde bulundu.Iki Izraelio nepriklausomybės paskelbimo 1948 m. nežymiai keistas.
2003 yılında ABD Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ı işgal etmesine karşı çıkmıştır.2003 m. pasisakė prieš JAV intervenciją į Iraką.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.Tolesnis jo gyvenimas – tai nuolatinės kelionės po visą Europą.
30 yıllık Savaş Polonya'ya göç etmesini zorunlu kılmıştır.Per Trylikos metų karą pilį užėmė Lenkija.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album keskendus põhiliselt Bushi valitsuse kritiseerimisele terrorismivastase sõja osas.
Adeta Senato'nun ve devletin onsuz hareket etmesini istemiştir.Tänu sellele jõuti kuningas ja tema pere ning valitsus Oslost evakueerida.
15 yaşında olduğunu iddia etmesine rağmen, aslında sadece 13 yaşındaydı, ama zaferini korumaya bırakılmıştı.Kuigi Sandra laulis, et on 15-aastane, oli ta tegelikult kõigest 13-aastane.
Partenon, Perslerin MÖ 480'de eski Athena tapınağını yok etmesinden sonra yapılmıştır.Parthenon rajati vanema Athena templi varemete kohale, mis hävis pärslaste sissetungi ajal 480 eKr.
Cemaat, Chavez'in İran ile olan yakın ilişkisi ve İsrail'i protesto etmesinden endişe duymaktadır.On vaieldav, kas Mooses oli reaalne isik ja kas ta on seotud iisraellaste väljarännuga Egiptusest.
Ertesi günü intihar etmesini bildirir.Seejärel andis ta teada, et tapab end pärastlõunal.
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?와이오밍 주 코디에서 죠니가 보고서를 늦게 제출한 이유를 설명해 줄 정상참작의 근거가 되는 정황이 있다는 것이 가능한 일일까요?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?Lehet, hogy vannak enyhítő körülmények, hogy Johnny miért adta be késve a dolgozatát, Cody, Wyomingban?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?Liệu rằng có lý khi các trường hợp giảm nhẹ giải thích việc Jonny ở Cody, bang Wyoming nộp bài thi muộn?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?האם אפשרי שישנן נסיבות מקלות שמסבירות מדוע ג'וני הגיש את העבודה באיחור בקודי, ויומינג?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?هل من الممكن ان يكون هناك ظروف مخففة .. سمحت لجوني بأن يسلم ورقة اختباره متأخراً في قصة وايومنج ؟
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?ジョニーのレポートが遅れたのに 酌量の余地があるか 病人の体調が悪化したときに
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Az ember, a kit ember-vér terhel, a sírig fut; senki ne támogassa õt.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Člověka, kterýž násilí činí krvi lidské, ani nad jamou, když utíká, žádný ho nezadrží.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obremenjen s krvjo človeško, je na begu prav do groba; nihče ga ne zadržuj!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obťažený ľudskou krvou, uteká až do jamy; nech ho nepodporia!