Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu tarihten sonra İsa'nın insanlarla Tanrı arasında aracılık etmesine gerek kalmayacaktır.Sesudah berkata demikian, Yesus pergi bersembunyi dari antara mereka.
Sorun devam etmesine rağmen aynı yılın Ağustos ayında sona erdi.Pengepungan tersebut berakhir tiba tiba pada bulan November pada tahun yang sama.
Doktor motoru tamir etmesinde yardım eder.Anak laki-laki kemudian memperbaiki mesinnya.
Sanjay fotoğrafı tarif etmesini ister.Impian Sanji adalah menemukan tempat ini.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Dia sering harus menghibur Yuuko untuk membuatnya bahagia.
Sürekli tartışmalarına ve Sanae ile kavga etmesine rağmen, Shinka kendine bakmaya ve onun tersine büyür.Mặc dù luôn cãi nhau liên tục và đánh nhau với Sanae, Shinka cố gắng quan tâm đến cho cô và ngược lại.
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.Bà từ chối đi chung với bọn họ và đòi để cho bà cầu nguyện Mẹ Thiên Chúa phù hộ.
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.Coel đầu hàng Constantius và đồng ý cống nạp cho Roma, nhưng qua đời chỉ tám ngày sau đó.
Guatemala'nın Belize üzerinde hak iddia etmesinden kaynaklanan sorunu ise çözümsüz bırakıldı.Một tranh chấp với Guatemala về chủ quyền đối với Belize đã không được giải quyết.
Servisin geniş yetkileri etkin siyasete müdahale etmesine izin verdi.Quyền hạn rộng lớn của cơ quan cho phép nó chủ động can thiệp vào chính trị.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır ve Ulusal Meclis önünde yemin etmesinden itibaren başlayacaktır.Nhiệm kỳ của Tổng thống được kéo dài 5 năm và bắt đầu từ ngày tuyên thệ trước Quốc hội.
Sue sonradan Quinn'i toplayarak glee kulübünü içerden yıkması için kendisine yardım etmesini sağlar.Sue sau đó đã kêu gọi Quinn giúp đỡ cô trong việc phá hoại dần nhóm hát từ bên trong.
Darly Bem bununla ilgili bazı çocukların diğer cinse özgü aktiviteleri tercih etmesini öne sürmüştür.Daryl Bem đề xuất rằng vài trẻ em thích các hoạt động tiêu biểu của giới tính đối lập.
1990'da Sovyetler Birliği, Yahudilerin İsrail'e göç etmesine izin verdi.Năm 1990, Liên bang Xô viết cho phép những người Sô viết gốc Do Thái di cư từ Liên bang Xô viết về Israel.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Chị gái đã phải thôi học để nhường cho cậu ấy đi học.
ABD’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmesinden dolayı Hamas’la görüşmedi .Những ngước này coi Hamas như một tổ chức khủng bố.
Çok sayıdaki fakir insanın şehir içine akın etmesine yol açıldı.Nhiều phép lạ được xác nhận đã thu hút hàng trăm người đến thị trấn nhỏ bé này.
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero đã đứng lên ủng hộ người tự do và nói rằng bọn bảo hộ không có quyền đó.
Bu şekilde hareket etmesine yol açan bir neden daha vardı.Có nhiều lý do để Alkan thực hiện hành động như thế.
Kuruluş, vatansız insanların ülkeler arasında seyahat etmesine izin veren Nansen pasaportu'nu geliştirdi.Tổ chức cũng lập ra hộ chiếu Nansen để làm một phương tiện nhận dạng những người không quốc tịch.
Uyku sorunu yaşamakta ve Paula'dan ziyaret etmesini istemesi konusunda sık sık davet almaktadır.Geri không tin nhưng cô vẫn đến gặp Paul để hỏi sự thật.
Leonardo Ezio'ya kendi Borgialar için tasarladığı savaş makinalarını yok etmesini ister.Nó được Slavoljub Eduard Penkala sử dụng cho các loại máy bay mà ông thiết kế.
Parti, Ağustos 1991'de Moldova'nın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından ülkede yasaklandı.Đảng này đã bị đặt ra ngoài vòng pháp luật vào tháng 8 năm 1991, ngay sau khi Moldova tuyên bố độc lập.
Melanie'nin evinde Scarlett'in Ashley ile ilgilenmesi Rhett'in Scarlett'i terk etmesine neden olur.Cái chết của Melanie khiến Scarlett bừng tỉnh.
Çin, Afganistan'ın Budist mirasını sistematik olarak yok etmesini kınamıştır.中国政府は、アフガニスタンの仏教遺跡が組織的に壊されたことについて非難していた。
Ortada daha iyisini hak etmesine rağmen beklediği ilgiyi göremeyen bir adam vardır.真面目で困った人がいたら見逃せない人のいい人物。
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.コール王はコンスタンティウスに服従し、ローマに年貢をささげることを約束したが、そのわずか8日後に亡くなった。
Ancak B'nin taşınmazı iktisap etmesinin temelinde bir hukukî sebep yoktur.Bが犯罪への関与を否定した証拠はない。
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)松島は笑ふが如く、象泻は憾む(うらむ)が如し。
Ama bu üstünlüğü hiçbir çaba olmaksızın gelip birilerinin fark etmesini isterler.その極致は、何物を求めず、何者にも事えず、超然自立するだけの志あることが貴い。
III. Napolyon, Maximilian’a Meksika’yı terk etmesini önerir.ナポレオン3世はマクシミリアンにメキシコを見捨てフランス軍と撤退することを勧めた。
Ancak bu onun hızlı hareket etmesini engeller.しかし、素早く動くのには適していない。
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.ありとあらゆる標的を確実に葬り去る凄腕をもって闇の世界に知れ渡るようになる。
Daha sonra Gaozong'un kendisini İmparatoriçe ilan etmesini sağladı.或いはこの後、ディオニューソスが彼女を妃としたともされる。
Bu, kullanıcıya cihazını kullanmaya devam etmesini sağlar ve belirli bir süre sonra kaybolur.これによりユーザーはデバイスの使用を継続でき通知センターは一定時間後に表示されなくなる。
Bunu yaparken başkalarının birbirine yardım etmesini hatta kendi kendinize yardım etmenizi sağlar.着付けには、自分一人だけで行う方法と、他者に手伝ってもらいながら行う方法がある。
Canlının aktif hareket etmesini engeller.飯野の落選により活動停止。
Ned, Cersei'ye merhamet gösterip çocuklarını da alıp başkenti terk etmesini söyler.エダードはサーセイに慈悲をかけ、ロバートにこのことを話す前に、子供たちを連れて王都を出ろと言う。
Şehrin ileri gelenlerine ültimatom vererek cephane ve silahları iki saat içinde teslim etmesini söyledi.一揆軍は3ヶ月に及ぶ籠城には兵站の補給もなく、弾薬・兵糧が尽き果ててきた。
Etnik milliyetçiliğin dışlayıcı özellikler arz etmesine karşılık kültürel milliyetçilik kapsayıcıdır.彼らを共産主義者と区別するものは後者のインターナショナリズムだった。
Sonuçta oldukça geniş bir cepheden taarruz etmesini sağlayacak bir durum elde etmiş oldu.これによって、かんばんを率先するための、幅広い理解が獲得可能になるだろう。
Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler.大學士楊一清重其才,欲引以自助,后經人挑撥。
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.她拒绝随他们回宫并坚决要求他们同意她向圣母玛利亚祈祷以得到保护。
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.此唱片主要聚焦于对Bush政府处理“反恐怖袭击事件”的批判。
Keynes ise MacDonald'a Sterlin'i %25 devalüe etmesini ve denk bütçeden vaz geçmesini öneriyordu.不過,凱恩斯卻持不同意見,他促請麥克唐納應將英鎊貶值25%,並停止以平衡預算作為處理經濟的方針。
Iraxxa'yı oylayarak Doktor'un maden cihazını kontrol etmesini sağlar.為了確保安全性,被萊特博士封在機器膠囊裡檢查。
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.他赋权给员工来帮助促进公司的成长和进步。
Marty, George'un Lorraine'i okuldaki dans gecesine davet etmesini söyler.馬蒂不停纏繞佐治,說服他帶羅蘭去學校舞會。
Karar, Libya Ulusal Geçiş Konseyi'nin "ülkenin özgürlüğü"nü ilan etmesinin ardından alındı.非洲联盟宣布,承认利比亚“全国过渡委员会”为利比亚人民的合法代表。
Yani tepkimede ortaya çıkan şey veya şeyler tepkimenin devam etmesini sağlıyordu.注意力給予這些反應或行為激發來啟動他們對後續的激發。
Yapıtlarını hediye etmesinden dolayı resimleri birçok koleksiyona dağılmıştır.因生活拮据,他被迫出售了部分收藏品。
Prens, Rusalka'dan kendini af etmesini ister ve Ruslaka'yı öpmek istediğini bildirir.왕자는 루살카의 용서를 구하고, 자신에게 키스해달라고 간청한다.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."이는 너희의 죄사함을 위하여 떼어 내는 내 몸이니라.”라고 말한다.
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.그녀는 재혼을 거부했으며 그녀의 어머니에게 천주교 신자를 만나게해 달라고 부탁했다.
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.이 영근을 가진 사람은 검에서 발하는 모든 공격을 감면 수 있다고한다.
Buna göre kendilerine itaat etmesini ve kızı Borghild'i Erik'e vermesi istenir.그리고는 에위스테인에게 자신들의 제후가 될 것과 에위스테인의 딸 보르그힐드를 에이리크의 아내로 내놓을 것을 요구했다.
Bunu yaparken başkalarının birbirine yardım etmesini hatta kendi kendinize yardım etmenizi sağlar.혹은 다른 사람에게 도움을 요청하기 전에 스스로 노력하라는 의미를 갖기도 한다.
Jenny’den kendisini ziyaret etmesini isteyen ve hayatını bankta anlatmasına neden olan bir mektup alır.자신이 데리고 온 서리를 곡식 사라는 구실로 육지에 보내놓고 그 처를 사통하려 했다는 이야기.
Merkezi komitenin şehrin ismini tekrar adlandırmasının nedeni Lenin'in Ekim Devrimi'ne liderlik etmesindendir.החלטת הוועד המרכזי של המפלגה לשינוי שם העיר התבססה על כך כי לנין הוביל את מהפכת אוקטובר מהעיר.
Aslında bu zorluklar, alanı terk etmesinin temel nedenlerinden biridir.צעד זה היה אחד הגורמים המרכזיים לעזיבתה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod