Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Człowieka, który gwałt czyni krwi ludzkiej, choćby i do dołu uciekał, nikt nie zatrzyma.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.El hombre que carga con un delito de sangre huirá hasta la fosa, y nadie lo detendrá
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.En människa som tryckes av blodskuld bliver en flykting ända till sin grav, och ingen må hjälpa en sådan.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Et Menneske, der tynges af Blodskyld, er på Flugt til sin Grav; man hjælpe ham ikke.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Ihmisen, jota verivelka painaa, on pakoiltava hamaan hautaan asti; älköön häntä suojeltako.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Kẻ mắc tội đổ huyết của người nào Sẽ trốn đến mồ mả; chớ có ai ngăn cản nó!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Kẻ mắc tội đổ huyết của người nào Sẽ trốn đến mồ_mả ; chớ có ai ngăn_cản nó !
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.사람의 피를 흘린 자는 함정으로 달려갈 것이니 그를 막지 말지니라
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.O homem culpado do sangue de qualquer pessoa será fugitivo até a morte; ninguém o ajude.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Seorang pembunuh akan merasa dikejar terus sampai ajalnya; tak seorang pun dapat menahan dia
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un homme chargé du sang d`un autre Fuit jusqu`à la fosse: qu`on ne l`arrête pas!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un om al cărui cuget este încărcat cu sîngele altuia, fuge pînă la groapă: nimeni să nu -l oprească. -
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un uomo perseguitato per omicidio fuggirà fino alla tomba: nessuno lo soccorre
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Ο ανθρωπος ο ενοχος αιματος ανθρωπου θελει σπευσει εις τον λακκον ουδεις θελει κρατησει αυτον.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Человек, виновный в пролитии человеческой крови, будет бегать до могилы, чтобы кто не схватил его.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Човек, който е товарен с кръвта на друг човек, Ще побърза да отиде в ямата; никой да го не спира.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.אדם עשק בדם נפש עד בור ינוס אל יתמכו בו׃
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.الرجل المثقّل بدم نفس يهرب الى الجب. لا يمسكنه احد.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背 負 流 人 血 之 罪 的 、 必 往 坑 裡 奔 跑 、 誰 也 不 可 攔 阻 他
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背負 流 人血 之罪 的 、 必 往 坑 裡 奔跑 、 誰 也 不 可 攔 阻他
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Det här hade inte hänt om jag inte hade återvänt för din skull.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Det her skyldes kun, at jeg kom tilbage for din skyld.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Se non fossi venuto a cercare un certo ottuso, questo non sarebbe successo!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!¡Si no hubiera vuelto para asegurarme de que no estabas metiendo la pata, esto no estaría pasando!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Αν δεν είχα γυρίσει να βεβαιωθώ τι κάνει ένας ανόητος, αυτό δεν θα γινόταν!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Если бы я не пришёл убедиться, что кое-кто не лодырничает, этого бы не было!
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.Das war das Ziel, ihn zum Rücktritt zu zwingen.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.O objectivo era esse, tirá-lo do poder, esse era o objectivo.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.Quello era lo scopo, farlo dimettere.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.To bol náš cieľ, aby odstúpil.
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak..זו היתה המטרה. לגרום לו להתפטר
Amaç buydu. İstifa etmesini sağlamak.ゴーニはアメリカに逃げ
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.그 사람이 당신에게 전화해주길, 함께 시간을 보내길 바랍니다.
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.אבל אתה רוצה שהיא תתקשר אליך, תזמין אותך לצאת וכן הלאה.
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.ولكنكم ترغبون فى أن يتصلن بكم عبر الهاتف و يدعونكم للخروج والخ........
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.但你希望佢會打電話畀你,約你去街,等等
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.好きだと言ってもらいたいのです
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Ale co do drugiego pytania, połowa tych, którym się nie podobało, chciała projekt kontynuować. (Śmiech)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Ale na druhú otázku, polovica tých, ktorým sa naša práca nepáčila, odpovedala kladne. (Smiech)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Dar la a doua întrebare, jumătate din cei care au zis că nu le-au plăcut, vroiau să continuăm. (Râsete)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!De a második kérdésre a fele azoknak, akiknek nem tetszett, azt válaszolták, hogy folytassuk. (Nevetés)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi! (Kahkahalar)Однак на друге запитання половина незадоволених відповіли - нехай акція продовжується.
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!하지만 두번째 질문에 대해서는, 싫어한다고 답한 응답자의 절반이 계속하기를 원한다고 답했습니다.
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Ma alla seconda domanda, la metà di quelli a cui non piaceva, voleva che continuassimo. (Risate)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Mais à la seconde question, la moitié de ceux qui étaient contre, voulaient qu'on continue. (Rires)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Não, não gostamos". Mas à segunda questão, metade dos que não gostaram, queriam que continuasse. (Risos)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Nhưng tới câu hỏi thứ hai, một nửa số người không thích nó, họ vẫn muốn nó được tiếp tục. (cười)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Pero a la segunda pregunta, a la mitad de los que no les gustaba, quería que continuara. (Risas)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Αλλά στη δεύτερη ερώτηση, οι μισοί απ' αυτούς που δεν άρεσε, ήθελαν να συνεχιστεί. (Γέλια)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!Но на второй вопрос половина из тех, которым идея не нравилась, хотели, чтобы это продолжилось. (Смех)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!אבל לגבי השאלה השנייה, חצי מאלה שלא אהבו את זה, רצו שזה יימשך. (צחוק)
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!لكن جواب السؤال الثاني، نصف الذين لم تعجبهم الحركة أرادوا أن تستمر
Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi!半分の人たちが 継続を望みました (笑) 変化を感じられました
Ama psikologların deneyip de sonuç aldığı tek şey, insanları geleceği daha canlı hayal etmesini sağlamak.그런데 심리학자들이 성공적으로 시도했던 것은 미래를 더욱 생생하게 상상하도록 만드는 거였죠.
Ama psikologların deneyip de sonuç aldığı tek şey, insanları geleceği daha canlı hayal etmesini sağlamak.Zdá se však že funguje postup psychologů, že se snaží přimět lidi, aby si představili budoucnost jasněji.
Ama psikologların deneyip de sonuç aldığı tek şey, insanları geleceği daha canlı hayal etmesini sağlamak.Но нещо, с което психолозите изглежда успяват, е да се накарат хората да си представят бъдещето по-ясно.
Ama psikologların deneyip de sonuç aldığı tek şey, insanları geleceği daha canlı hayal etmesini sağlamak.אבל דבר אחד שפסיכולוגים ניסו וכנראה עובד זה לגרום לאנשים לדמיין את העתיד.
Ama psikologların deneyip de sonuç aldığı tek şey, insanları geleceği daha canlı hayal etmesini sağlamak.لكن أحد الأشياء التي حاولها علماء النفس تبدو جيدة لجعل الناس يتخيلون المستقبل بصورة جلية.
Ama psikologların deneyip de sonuç aldığı tek şey, insanları geleceği daha canlı hayal etmesini sağlamak.人々に未来をもっと生き生きと想像させる事です 私達が遠い将来と近い将来について
Amcama seni tekrar kabul etmesini söylerim.Aku akan membujuk pamanku agar kau bisa datang lagi
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod