Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aliyah (İbranice: עֲלִיָּה), Yahudilerin diasporadan İsrail topraklarına göç etmesini ifade eden terim.Elim (em hebraico: אֵילִם, 'êlim) foi um dos lugares onde os israelitas acamparam após o seu Êxodo do Egito.
Nitekim Ali Rıza ne altınlardan pay kapabilmiştir, ne de çocukların evini talan etmesine mani olabilmiştir.Kirk parece ser incapaz de manter um emprego estável e pegar a pensão alimentícia do filho.
Papa V. Stefen ile yaptığı mektup alış verişinde, Fotios, Leon'un onun istifa etmesini sağladığını onaylar.É possível confirmar, pelas cartas de e para o papa Estêvão V, que Leão arrancou uma renúncia de Fócio.
Arzu etmesine rağmen tahsiline devam edemedi.Embora as coisas tenham corrido mal ele não cumpriu a sua promessa.
Aynı şekilde Anne'nin rakipleri de Anne'yi takip etmesini ister.Ela também é irmã de Ryan e parece querer conquistar o Ken.
Günlükler yazarın hayata veda etmesinden sonra düzenlenmiş ve yayımlanmıştır.Porém a emocionada despedida da apresentadora foi editada.
Bu nedenle bir elçi göndererek kendisine itaat etmesini istedi.Como era de se esperar, enviou um representante para recebê-lo.
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.Tem 'irmãos' que ajudam o grupo crescer, se fortalecer.
(Mark Twain: "Okulun eğitimime müdahale etmesine asla izin vermem.")Mark Twain zei in dit verband: Ik heb school nooit een belemmering laten zijn voor mijn leren.
1686'da katolik olması, eczanesini yeniden açmasına ve ders vermeye devam etmesine olanak sağladı.Hij werd in 1686 katholiek en was daardoor in staat om zijn winkel te heropenen en zijn lezingen te hervatten.
Oberon Puck'a Huon'u Tunus'a götürüp İbrahim evine teslim etmesini emreder.Oberon beveelt Puck Huon naar Tunesië en het huis van Ibrahim te brengen.
Rinuccio Schicchi'dan kendilerine yardım etmesini talep eder.Rinuccio smeekt Schicchi hem te helpen.
Fokker'in iflas etmesine kadar şirketin ürettiği en büyük yolcu uçağıdır.Het is het laatste door de firma Fokker ontwikkelde verkeersvliegtuig.
Dedektif, Ned’den kendisine yardım etmesini ister.Kapitein Stark wil hem graag uit de nood helpen.
13 Aralık'ta İsrail, Hamas'ın da onayıyla ateşkesin devam etmesini istediğini açıkladı.Op 13 december liet Israël weten dat het de wapenstilstand wilde verlengen.
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.Iedere soldaat moet zich beijveren het hem toevertrouwde wapen met grote vaardigheid te hanteren.
Bu bağıntı onların Hristiyanlığı kabul etmesinde rol oynadı.Reden voor deze keuze was zijn bekering tot het Christendom.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.De stichting werd opgezet ter promotie van de schone kunsten en om het beeldhouwwerk van Moore te conserveren.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.De dienst is gebaseerd op het automatisch uitgeven van "virtuele" creditcards door Wirecard Bank AG.
Bütün ihtiyaçları karşılandı; ziyaretçi kabul etmesine izin verildi.Hij kreeg huisarrest, maar mocht wel bezoekers ontvangen.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Dat deed hem besluiten terug naar school te gaan.
Yinelenen çarpmalar bir yıldızın ömrünün büyük kısmında bir diskin devam etmesine neden olabilir.Door voortdurende botsingen kan een schijf bestaan gedurende een groot deel van de levensduur van een ster.
Yüklenici firmanın 15 aylık ek süre talep etmesinin ardından 13 Ağustos 2009'da ihale iptal edildi.Deze moet worden aangevraagd binnen vijftien maanden na de start van het bedrijf.
Christian, burada kendisine Sidney'de koruma olarak eşlik etmesini ister.Hij vraagt haar met hem mee te gaan naar Sydney als bodyguard.
Arzu ise bir yapımcının gelip ona iş teklif etmesini beklemektedir.De producer raadt hem aan om een partner te zoeken.
Minos ondan kızı Ariadne için bir dans yeri inşa etmesini ister.Zij vroeg er Nilus een kerk voor haar te bouwen.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Het zorgt ervoor dat je instinctief kan handelen.
Nardole, bunu Bill'e küçük bir kutunun içinde bulunan daha büyük bir kutu hayal etmesini söylemiştir.Abbé vertelt Edmond over een grote geldschat die verborgen is op een klein eiland.
Demiryolu, Rus ordusunun Kafkasya'yı daha iyi kontrol etmesine sağlayacaktı.De Russische officials hadden volgens hem hun huiswerk beter moeten doen.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda i Joseph nalegali by Kunz im pomógł.
Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn'dan yardım etmesini istedi.W roku 3009, na prośbę Gandalfa, Aragorn udał się na poszukiwanie Golluma.
Ancak genç nüfusun göç etmesinden dolayı öğrecisi bulunmamaktadır.Tytułu nie obroniła drużyna Kəpəz Gəncə.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.Usługa opiera się na wydawanych automatycznie przez Wirecard Bank AG “wirtualnych” kartach kredytowych.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Wezwał w nim do podpisania pokoju.
Özel girişimciliği savunur ve devletin ekonomik hayata müdahale etmesine karşı çıkar.Opowiadał się za szczelną polityką fiskalną oraz sprzeciwiał się ingerencji państwa w gospodarkę.
TARDIS'in kendi kendisini tamir etmesini beklerken, yeni yüzünü keşfetmeye başlar.Kiedy Doktor dowiaduje się, że TARDIS dokonała już niezbędnych napraw, postanawia ją przetestować.
Dedektif, Ned’den kendisine yardım etmesini ister.Starzec prosi Indy’ego o pomoc.
Annesi Alice, prensliğin Konstans'a geçmesini istemiyor, hükümdarlığın kendisinde devam etmesini istiyordu.Jej matka Alicja nie chciała, by Konstancja została księżną, gdyż wolała rządzić Antiochią samodzielnie.
Bu durum onun hastalığını kabul etmesini sağlar.Czuje się odpowiedzialna za jego chorobę.
Jack kabul eder etmesine ama buluşmadan önce tutuklanır.Alex chciał się przed nią popisać, ale zostaje zawieszony za wprowadzenie Avy.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Jej ukończenie uprawniało do kontynuowania nauki w gimnazjum.
Kazakistanın bağımsızlığını elde etmesinden sonra adı tekrar Oral olmuştur.Po odzyskaniu niepodległości przez Armenię nazwa otrzymała obecnie brzmienie.
İkincisi; kadının bâkire olması, kocasının onu daha çok himâye etmesine vesîle olur.Po drugie, gdyby został kapłanem, mogłoby mu to przedłużyć życie.
Medea'nın Glauce'ye çok güzel bir elbise hediye etmesini ister.Medea przygotowuje dla Dirce dar – wspaniałą szatę ślubną.
Onun Hristiyanlığı kabul etmesine vesile olan hizmetçisi Seraphia'da daha sonra taşlanarak öldürülmüştür.Będąc wdową została zamordowana za wyznawaną wiarę w Persji.
Bölümler Michael'ın yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmesini konu alır.W obu częściach stara się jednak pomóc Tomowi.
Angel, Giles'ın Tohum'u yok etmesine engel olur ve onu boynunu kırarak öldürür.Manuel zostanie zabity przez Isabelę która poderżnie mu gardło.
Eğer bir kuvvetin, bir yol boyu hareket etmesine izin verilirse, mekanik iş yapmış olur.Om en kraft tillåts verka över en viss distans uträttas ett mekaniskt arbete.
Bu filmin Birleşik Devletler'de düşük gişe geliri elde etmesinin sebeplerinden biriydi.En annan orsak var att filmen drog in för lite pengar i USA.
Gine'nin 2 Ekim 1958'de bağımsızlığını elde etmesinden kısa bir süre sonra devlet başkanlığına seçildi.Guinea har bara haft fyra presidenter sedan landet förklarade sig självständigt den 2 oktober 1958.
Fernando, Rosario'nun balo teklifini kabul etmesine ve kendisinin de ona eşlik etmesine karar verir.Fernando bestämmer att Rosario ska gå på dansen men han ska gå med henne.
Eko rüyasında Ana Lucia ve Yemi Locke’a yardım etmesini söylemiştir.Eko får i en dröm instruktioner av både Ana och Yemi att han måste hjälpa John Locke.
Fakat bu uzaklık Almanya'yı ve Almanların içinde bulunduğu durumu daha iyi idrak etmesini sağlıyordu.Men de insåg vilken opinion de kunde få mot sig både i Tyskland och utanför.
Eğer çalışırsa, birinin kendi ürettiğini kontrol etmesini en idealdir.Och det är bara du som kan kontrollera hur du hanterar det.
Prens, Rusalka'dan kendini af etmesini ister ve Ruslaka'yı öpmek istediğini bildirir.På havsstranden söker prinsen efter Rusalka för att be henne om förlåtelse.
İngiltere'de sadece hükümdarın şövalye istihdam etmesine izin veriliyordu.I Sverige har bara kungen kunnat dubba riddare.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Ni måste se det här så att ni kan förstå, så att ni bara kan börja förstå."
Bununla birlikte, onun için tanıklık etmesine yardımcı olanların çoğu serbest bırakıldılar.Många av vittnena var beredda att ge sina liv för sitt vittnesbörd.
Hava kuvvetleri, 1992 yılında ülkenin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından kurulmuştur.Domänen registrerades efter landets självständighet, år 1992.
Bütün ihtiyaçları karşılandı; ziyaretçi kabul etmesine izin verildi.Man togs emot av tjänstefolk, som hörde sig för med de hemmavarande om gästerna kunde tas emot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod