Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
III. Napolyon, Maximilian’a Meksika’yı terk etmesini önerir.Наполеон III призвал Максимилиана покинуть Мексику.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Вас держат под охраной, чтобы толпа вас не растерзала.»
Hint-ABD nükleer antlaşması Hindistan'ın diğer ülkelerden uranyum ithal etmesini de kolaylaştırmıştır.Ядерное соглашение между Индией и США также проложило путь Индии к импорту урана из других стран.
Lois, ailesinden kendisine bahar temizliğinde yardım etmesini ister.Лоис просит свою семью помочь ей с генеральной уборкой дома.
New Line Cinema'nın öyküyü kabul etmesinden sonra oyuncu arayışları başlar.Мы готовы начать съёмки, как только New Line Cinema даст знать.
Dostler, Almers'i idam etmesini emreden başka bir telgraf gönderdi.Достлер послал другую телеграмму, приказывая Алмерсу выполнить распоряжение.
Firavun Haman'a, kendisine kilden bir kule inşa etmesini, çıkıp Musa'nın tanrısına bakacağını söyler.Фираун приказал своему визирю Хаману построить башню до небес, чтобы подняться к Аллаху.
Erkekler sürekli olarak dişilerin kendi bölgelerini terk etmesini önlemekle meşguldurler.Самцы постоянно заняты тем, чтобы воспрепятствовать покиданию самками своего участка.
Çok sayıdaki fakir insanın şehir içine akın etmesine yol açıldı.К бедному житью стали примыкать и многие миряне.
Ancak bu savaş ilanları yine de Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesini engelleyemedi.Впрочем, это не помешало Германии оккупировать Польшу.
Seras onu halletmeye çalışırken İntegra'nın esas düşmanlarıyla mücadele etmesini önerir.В конечном счете спорит с ними, сможет ли соблазнить Таню.
Kureyşliler, onu yalanlarlar ve doğruysa Mescid-i Aksa’yı kendilerine tarif etmesini isterler.Они, по словам Бердяева, завидуют богатым и хотят отобрать их богатства и передать их бедным.
Amy, Doktor'un devam etmesini ister, ama Doktor istemediği şeyleri öğrenme ihtimali olduğu için kabul etmez.Он не навредит Энн, но Доктор указывает, что он схватил не ту.
Resmini çizdiği kişinin hareket etmesini sevmez.Не любит, когда кто-то его копирует.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Пыталась предотвратить активацию.
Rigsy, TARDIS'in telefonunu arar ve Clara ile konuşarak Doktor'un yardım etmesini ister.С помощью номера телефона ТАРДИС, данного ему Кларой, Ригси обращается к ней с Доктором за помощью.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Эта лекция вдохновила её продолжить образование в этой области.
Bu turneler topluluğun kısa sürede gelir elde etmesini sağladı.Турки обещали дать ответ в ближайшее время.
Bunun sonucunda bireysel çalışmalar devam etmesine rağmen grup, mevcut çalışmalarını bir süre askıya aldı.После долгого изнурительного турне группа на время прекратила деятельность.
NBC ligi sadece bir sezon yürütmek istedi, fakat McMahon ligin devam etmesini istedi.NBC отказалась от XFL по истечении сезона, но Макмэн решил продолжать самостоятельно выпуск шоу.
İmparatorluk mali otoritelerine fon sağlamak için müracaat etmesini yasakladı.Императорский декрет запрещал ханьцам селиться там.
Jack kabul eder etmesine ama buluşmadan önce tutuklanır.В это время появляется Джек, но его берут в плен.
Hava kuvvetleri, 1992 yılında ülkenin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından kurulmuştur.ВВС Алжира были созданы в 1962 году после провозглашения независимости страны.
Ancak bu onun hızlı hareket etmesini engeller.Это и позволяет ему быстро двигаться.
Stüdyo filmin genel izleyiciye hitap etmesini kararlaştırdı.قرر الاستديو إرسال الفيلم الي المراقب العام.
Versay Antlaşması Almanya'nın kimyasal silah üretmesini ve ithal etmesini yasaklayan önlemler içerir.تضمنت معاهدة فرساي بعض الأحكام التي حظرت ألمانيا إما من تصنيع أو استيراد الأسلحة الكيميائية.
Bu, çiftçilerinin ürünlerini hasat etmesini engelledi.وهذا يمنع المزارعين من حصاد محاصيلهم.
1686'da katolik olması, eczanesini yeniden açmasına ve ders vermeye devam etmesine olanak sağladı.وفي سنة 1686 م، أصبح بإمكانه إعادة افتتاح صيدليته، وإلقاء محاضراته من جديد.
Jace'in inkar etmesine rağmen, Sorgucu bir kez daha Jace'i tutuklar.وعند إنكار جايس, يسجن المحقق جايس مرة أخرى.
Bentham, Panoptikon'u "bir üst aklın, gücü elde etmesinin yeni bir modeli" olarak ifade etmiştir.وصف بنثام بانوبتيكون على أنه "طريقة جديدة للحصول على قوة العقل على العقل". .
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.الإحرام من الميقات لقوله صلى الله عليه و سلم :"هن لهن، ولمن أتى عليهن ممن أراد الحج أوالعمرة".
Dancaire Carmen'e Don Jose'yi kandırıp kaçakçılara yardım etmesini sağlamasını söyler.لكن كارمن تغري دون جوزيه بأن يتركها تهرب..
Gazneli Mahmut, 999 yılında Garcistan hâkimine elçi göndererek kendine itaat etmesini istedi.قام محمود الغزنوي بإرسال سفير إلى حاكم كارجيستان في عام 999، وطلب منه أن ينضم إلى الدولة الغزنوية.
Kampanya, ateistlerin kırmızı "A" kullanarak toplumda kendilerini belli etmesine dayanır.الوقوف علنًا والظهور علنًا في المجتمعات بالمشاركة في نشاطاتها وبإظهار الحرف الأحمر "A".
Bunu yaparken başkalarının birbirine yardım etmesini hatta kendi kendinize yardım etmenizi sağlar.أن تجد أن بإمكانك أن تساعد الآخرين قد يساعدك أنت أيضا.
Edma ise kız kardeşinin çalışmalarına devam etmesini destekliyordu.في المقابل كانت AsU تقوم بالأعمال المنزليه لمساعدة اختها الكبرى.
Böylece güçlü bir pozisyon elde etmesini sağlar.هذا من شأنه أن يسمح باستخدام مصدر خارجي قوي جدا.
Ancak Phil, Tommy'yi sınamak için atış poligonunda Tommy'den ateş etmesini ister.ثم أمر رجاله بإشعال النار في الغابة لإجبار جي على الخروج.
Ama bu üstünlüğü hiçbir çaba olmaksızın gelip birilerinin fark etmesini isterler.فالارادة القويه للوصول لامر ما لا يكون لها معنى دون ان يكون للفرد مقدره للوصول اليه..
Yöneticilerin sorumsuzluğu şirketin iflas etmesini sağladı.ولكن كرهه للروتين الحكومي جعله يستقيل من الشركة .
Turistlerin sallanan adalarını ziyaret etmesine izin verirler.يذهب إليها السياح للاستمتاع بمظهرها .
Klâsik bir kilittaşı tür, bir otçul türün baskın bitki türünü yok etmesini engelleyen türdür.من أشهر الأنواع الرئيسية هو المفترس الذي يمنع نوعا عاشبا ما من القضاء على أحد أنواع النباتات.
Onun bana yardım etmesini sağlamaya çalıştım.حاولت أن أجعله يساعدني.
III. Napolyon, Maximilian’a Meksika’yı terk etmesini önerir.Napoleão III aconselha Maximiliano a abandonar o México.
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.Nela há homens que adoram ser purificados; e Deus ama aqueles que são purificados.
Yinelenen çarpmalar bir yıldızın ömrünün büyük kısmında bir diskin devam etmesine neden olabilir.Repetidas colisões podem fazer com que um disco persista por grande parte da vida de uma estrela.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.A fundação foi criada para promover o reconhecimento público da arte e de preservar as esculturas de Moore.
Bazen Morty'nin Rick'e boyutlar arası maceralarında eşlik etmesine gıcık olur.Ela ocasionalmente expressa inveja por Morty sempre acompanhar Rick em suas aventuras interdimensionais.
Rigsy, TARDIS'in telefonunu arar ve Clara ile konuşarak Doktor'un yardım etmesini ister.Rigsy contata Clara através do telefone da TARDIS, pedindo ajuda para ela e para o Doutor.
Victoria ve Riley geldiğinde Edward'tın onları yok etmesine yardım etmiştir.Quando Victoria e Riley aparecem, ele destrói Riley, com a ajuda de Edward.
Fokker'in iflas etmesine kadar şirketin ürettiği en büyük yolcu uçağıdır.Foi a maior aeronave construída pela Fokker.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Permitir a vivência total do movimento.
Medea'nın Glauce'ye çok güzel bir elbise hediye etmesini ister.Mr. Logan pede a Eliza que lhe empreste um vestido.
Bir sonraki bilincin geri gelişi ise son sözlerini sarf etmesini sağladı."A chegada dele nos deu outro alento.
Bu baskı Anadolu'nun batıya doğru hareket etmesine yol açar.Isso induz a OACP inclinar-se para cima.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.O serviço baseia-se numa emissão automática de cartões de crédito "virtuais" pela Wirecard Bank AG.
Bu olay onun, Avrupa'da daha fazla seyahet etmesine öncülük etmiştir.A terceira razão era que ela tomou a decisão de passar mais tempo na Austrália.
ABD’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmesinden dolayı Hamas’la görüşmedi .O governo saudita, por sua vez, não considera que o Hamas seja uma organização terrorista.
Ned, Cersei'ye merhamet gösterip çocuklarını da alıp başkenti terk etmesini söyler.Ned confronta Cersei com a verdade e lhe dá a oportunidade de fugir com os filhos para o exílio.
Melanie'nin evinde Scarlett'in Ashley ile ilgilenmesi Rhett'in Scarlett'i terk etmesine neden olur.Depois de visitar Melanie em seu leito de morte, Scarlett consola Ashley, fazendo Rhett voltar para casa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod