Ana içeriğe geç
Sözlük

etmesin ile cümle

etmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çin, Afganistan'ın Budist mirasını sistematik olarak yok etmesini kınamıştır.China verurteilt Industrie-Tycoon zum Tod.
Fokker'in iflas etmesine kadar şirketin ürettiği en büyük yolcu uçağıdır.Außerdem ist sie seit der Betriebseinstellung der Fluggesellschaft Malév die größte Fluglinie Ungarns.
Brundage, "Oyunlar devam etmeli" diyerek ertesi gün oyunların devam etmesine karar vermiştir.Uschi Glas: „Was auch passiert, the show must go on“.
Doktor motoru tamir etmesinde yardım eder.Er hilft seinem Vater, den Motor seines Bootes zu reparieren.
Orphe, Eurydice’e yeryüzüne tekrar çıkmak için acele etmesini söyler.Er erhält die Erlaubnis, mit Eurydike auf die Erde zurückzusteigen.
Karısının ona eşlik etmesinde ısrar etmiştir, yalnız gidemeyeceğini söylemiştir.Seine Frau begleitete ihn, wenn es möglich war, auf seinen Reisen.
Bazen Morty'nin Rick'e boyutlar arası maceralarında eşlik etmesine gıcık olur.Rick meint, dass Morty durch deren Abenteuer viel mehr lernen würde.
Ancak bu onun hızlı hareket etmesini engeller.So vergißt man ihn nicht so schnell.
Ecevit Bern'de yaptığı açıklamada "Amerika gölge etmesin başka ihsan istemem" dedi.In Fernsehinterviews äußern sie: „Wir wollen nicht, dass Kiew amerikanisch wird“.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Bagapsch wollte sich als Präsident vor allem dem Kampf gegen Korruption und Kriminalität widmen.
"Kızıl" ifadesi sosyalizmi sembolize etmesinden ileri gelir.Das rote Hemd sollte die rasche Verbreitung symbolisieren.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Das habe sie dazu bewegt, Frieden zu schließen.
Diana da Endimione'ye gizli olarak aşıktır ama onun gayet iffetli hareket etmesini istemektedir.Sie bemerkt, dass Diana ebenfalls in Endimion verliebt ist und fällt in Ohnmacht.
Minos ondan kızı Ariadne için bir dans yeri inşa etmesini ister.Dafür soll seine Geliebte Wardo mit ihm einen Tanz aufführen.
Birilerinin beni test etmesini istemiyorum.Je ne veux pas que quelques personnes me testent.
Tom'dan sana yardım etmesini iste.Demande à Tom qu'il t'aide.
Tom Mary'den ona yardım etmesini istedi.Tom demanda à Marie de l'aider.
Çin, Afganistan'ın Budist mirasını sistematik olarak yok etmesini kınamıştır.La Chine a condamné cette destruction systématique de l'héritage bouddhiste d'Afghanistan.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Les pays occidentaux permirent à ces personnes d'immigrer sans complications.
Jacqueline, Marc Mero'nun müdahale etmesinin ardından unvan talebinde bulundu.Jacqueline décroche le titre après une intervention de Marc Mero.
Mısır kralı Busiris'e, kıtlığa karşı her yıl tanrı Zeus'a bir yabancı kurban etmesini öğütlemişti.Pour éloigner la famine de son royaume, Busiris sacrifie chaque année à Zeus un étranger de passage.
Aynı şekilde Anne'nin rakipleri de Anne'yi takip etmesini ister.Il demande également à Gabriel de surveiller Anne.
Resmini çizdiği kişinin hareket etmesini sevmez.Celui n'aime pas trop la direction que prend son plan.
Arzu ise bir yapımcının gelip ona iş teklif etmesini beklemektedir.Le jeune homme semble attendre que quelqu'un vienne le chercher.
1976 yılında Suriye’nin Marunilerin tarafında savaşa müdahale etmesine karşı çıktı.Il s'oppose à l'intervention de la Syrie en 1976, alors alliée au camp maronite.
Ortada daha iyisini hak etmesine rağmen beklediği ilgiyi göremeyen bir adam vardır.Si vous disposez d’un bon coup, regardez toujours s’il n’y en a pas un qui lui soit préférable.
İngiltere'de sadece hükümdarın şövalye istihdam etmesine izin veriliyordu.Le roi rappelle que lui seul peut punir le chevalier.
Sue sonradan Quinn'i toplayarak glee kulübünü içerden yıkması için kendisine yardım etmesini sağlar.Dans le même temps, elle tente de convaincre Quinn de revenir au Glee Club sans succès.
Hitler'in intihar etmesinden sonra bu iki makam tekrar ikiye ayrıldı.Après la dissolution de l'armée de Dieu les deux jumeaux se séparent.
Fakat bu uzaklık Almanya'yı ve Almanların içinde bulunduğu durumu daha iyi idrak etmesini sağlıyordu.La distance accroît sa perception des événements concernant l'Allemagne et les Allemands.
Medea'nın Glauce'ye çok güzel bir elbise hediye etmesini ister.Isabella convainc Mills de s'habiller chic pour un gala.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.Ce service se base sur l’émission automatisée de cartes de crédit "virtuelles" par Wirecard Bank AG.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Il lui interdit ainsi de se rendre à un meeting pacifiste.
Sorun devam etmesine rağmen aynı yılın Ağustos ayında sona erdi.Malgré son ouverture, les travaux ont été poursuivis jusqu'au début du mois d'août de la même année.
Tuzlama işleminin bir sebebi de ekmeği koruyarak, tazeliğini uzun süre muhafaza etmesini sağlamaktır.Il trouve une meilleure façon de conditionner le pain et de le garder frais plus longtemps.
Sanjay fotoğrafı tarif etmesini ister.Marazzi ajuste alors le dessin.
Türk hükümetini tepkisi sert olmuş, Irak hükümetine derhal PKK unsurlarına müdahale etmesini söylemiştir.L'attentat n'est pas revendiqué immédiatement, mais le gouvernement turc accuse le PKK.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.Heyman le menace alors d'une autre poursuite en justice pour avoir levé la main sur lui.
Hayatını bağışlaması, Alistair'in istifa etmesine neden olur.Sa mort provoque la démission immédiate d'Alain Devaquet.
Kendisi Hellboy'un yazgısını takip etmesinden yanadır.Cette décision sera plus tard un facteur du départ de Hellboy du Bureau.
Brundage, "Oyunlar devam etmeli" diyerek ertesi gün oyunların devam etmesine karar vermiştir.Avery Brundage déclara : « The Games must go on » (« les Jeux doivent continuer »).
Üçüncü aryada başrahip Güneş Tanrısına ona inanlarının adadıklarını tanrı aşkına kabul etmesini ister.Après quoi, le prêtre lui demande s'il croit en Dieu.
Yöneticilerin sorumsuzluğu şirketin iflas etmesini sağladı.La concurrence fit péricliter la compagnie.
O, adamın ona yardım etmesini rica etti.Le pidió al hombre que le ayudara.
Ona Boston'u ziyaret etmesini tavsiye etti, çünkü o, onun dünyadaki en güzel şehir olduğunu düşünüyordu.Le aconsejó que visitara Boston porque pensaba que era la ciudad más bonita del mundo.
Ona acele etmesini söyle.Dile que se dé prisa.
Tom Mary'nin dans etmesini izlemeyi seviyor.A Tom le gusta ver bailar a Mary.
Tom'un beni rahatsız etmesini istemedim.No quería que Tom me molestara.
İnsanların benden nefret etmesini istemiyorum.No quiero que la gente me odie.
Tom'un benden nefret etmesini istemiyorum.No quiero que Tom me odie.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.Mientras tanto, el gobierno británico exigió que Beneš solicitase un mediador.
New Line Cinema'nın öyküyü kabul etmesinden sonra oyuncu arayışları başlar.Después de que New Line Cinema acepta la historia, comienza la búsqueda de actores.
Babası Michael, oğlunun Locke'la arkadaşlık etmesini istemez.A Michael no le gusta la amistad de su hijo con Locke.
Sue sonradan Quinn'i toplayarak glee kulübünü içerden yıkması için kendisine yardım etmesini sağlar.Más tarde, Sue recluta a Quinn para que la ayude a destruir el Glee Club desde adentro.
Bu sırada Sawyer, herkesin kendisinden daha çok Boone'dan nefret etmesinden memnun olmuştur.Sawyer está encantado de que la gente odie a Boone más que a él.
Bu zamana 12 dakika daha eklendi ve çaba sarf etmesinden dolayı ısısı 1.8 derece yükseldi.Esto añadió otros doce minutos a su tiempo en el vacío y su temperatura se elevó 1,8 ° C por el esfuerzo.
Michael hücresinde otururken, ağabeyinden o suçu işlemedine dair yemin etmesini istediği anı hatırlar.Mientras Michael entra a su celda, recuerda cuando su hermano le juró que no había cometido ese crimen.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Quien deposita la esperanza en Ti, no será dañado".
Bu sayede asi filosunun istasyona saldırmasına ve yok etmesine müsaade edecekti.Esto permitiría que la flota rebelde atacase y destruyese la estación espacial.
Oberon Puck'a Huon'u Tunus'a götürüp İbrahim evine teslim etmesini emreder.Oberón le dice a Puck que lleve a Huon a Túnez y la casa de Ibrahim.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod