Airbus A350 ile rekabet etmesi amaçlanmıştır.Дана модель конкуруватиме з Airbus A350.
Jack kabul eder etmesine ama buluşmadan önce tutuklanır.Джека заарештовують, але йому вдається втекти.
İstasyonun 2020 yılına kadar görevine devam etmesi plânlanmıştır.Станція працюватиме вже в 2020.
Ancak bunun izleyenlere hitap etmesi ve onlarla ilgili de olması gerekir.Так, але це залежить і від того, як ви на це подивитеся.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Це причина, чому їх важко виявити.
ABD'ye göç etmesiyle birlikte atletizm kariyeri devam etti.Тому для продовження кар'єри вона прагнула виїхати до США.
Kronos'un hareket etmesine engel olurlar.Ті, що вижили чудовиська Кроноса біжать.
Çelebi Bostan Efendi, ondan Mevlana'nın Mesnevî'sini şerh etmesini istedi.Мірта, володарка вілісів, наказує йому танцювати.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine neden oldu.Це призвело до його відлучення від церкви.
(Arama düğmesinin Cortananı aktive etmesi gibi).(Натяк на зображення на гребені клану).
Behzat'ın annesi Behzat'ı takip etmesini ister.На жаль Бутча, за кішечкою вже доглядає Том.
Ancak Phil, Tommy'yi sınamak için atış poligonunda Tommy'den ateş etmesini ister.Філ каже, що погодиться, якщо тільки Томмі гарно стріляє.
Meryem Ana'ya kendine merhamet etmesi için dua etmeye başlar.Марія клянеться йому у вірності.
Bu gerçekte Milet'in bağımsızlık ilan etmesiydi.Наслідком цього стала фактична незалежність Тюрингії.
Bu durumda Malinovski, cephe kuvvetlerinin ileri harekâta devam etmesi yönünde gereken emirleri verdi.Дізнавшись про це, Мініх віддав наказ про наступ головним силам.
Ancak bu onun hızlı hareket etmesini engeller.Це не завадило йому зробити швидку кар'єру.
Bu son sezondur; ama ilerleyen zamanlarda devam etmesi beklenmiştir.Все має бути добре, але події минулого продовжують їх мучити.
Özel girişimciliği savunur ve devletin ekonomik hayata müdahale etmesine karşı çıkar.Виступав за свободу підприємництва і невтручання держави в економічну діяльність.
Assur kraliçeye baskı yaparak kendini kral ilan etmesinde ısrar eder.Вона благає Королевича залишитися з нею, обіцяючи дати свободу Царівні.
Bir dönem sonra, 1980'lerde iflas etmesinin ardından Italyan hükümeti tarafından özelleştirilerek satılmıştır.У 1980-х кіностудію на межі банкрутства приватизував італійський уряд.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.Тому водій завжди має уважно стежити за дорогою.
İnfazın çok kısa bir süre öncesinde gerçek katilin suçunu itiraf etmesiyle serbest kalmışır.Пізніше був виправданий, коли справжній вбивця зізнався у злочині.
Tom Mary'nin dans etmesini izledi.Том спостерігав, як Мері танцює.
Yarın bize yardım etmesi için Tom'u ikna ettim.Я переконав Тома допомогти нам завтра.
Tom Mary'nin John'a yardım etmesini istiyor.Том хоче, щоб Мері допомогла Джону.
Tom Mary'yi ona yardım etmesi için ikna etti.Том переконав Мері допомогти йому.
Tom'un Mary'ye yardım etmesini istiyoruz.Ми хочемо, щоб Том допоміг Мері.
Tom, Mary'nin yardım etmesini istedi.Том хотів, щоб Мері допомогла.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.Том сказав, що очікує, що Мері йому допоможе.
Sahnelere veda etmesi ve geri dönmesiЕтапи сценічного життя
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.Вона ґрунтується на тому, що люди адміністративної адміністрації керують долею особисто та фактично.
Buna rağmen İsrail petrol boru hattının işlemeye devam etmesine izin verdi.Nehledě na to Izrael umožnil pokračující využívání ropovodu.
ABD’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmesinden dolayı Hamas’la görüşmedi .K setkání s představiteli Hamásu nedošlo, neboť USA považují Hamás za teroristickou organizaci.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album se primárně zaměřovalo na kritiku Bushových administrativních manipulací při válce proti terorismu.
David karısının onu başka bir adam için terk etmesi üzerine otele yerleştirilir.David zjistí, že ho žena opustila kvůli jinému muži, a tak je převezen na hotel.
Yaptığı en büyük sıra dışı gariplik ise kendi oğlunu kurban etmesiydi.Nejpodivnější na tom bylo, že jeho syn uměl řídit.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.Služba je založena na automatickém vydávání „virtuálních“ kreditních karet společností Wirecard Bank AG.
Halder'in karısı Gertrud'un hapis hayatı süresinde kocasına eşlik etmesine izin verildi.Spolu s ním byla dobrovolně uvězněna i jeho žena Gertruda.
Yapımcılar filmi finanse etmesi için Warner Bros. ile görüştü.Spolupracoval s Warner Bros. na vydání filmu.
Kişinin verdiği zararı karşılaması, yani tazmin etmesi istenir.Komu jsem ublížil, ať mi odpustí.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.Cílem je mimo jiné zbavit zvíře zbytečné bolesti a stresu.
Bu ikili, Arsenal'in 1930'larda İngiliz futbolunu domine etmesinde başrolü oynamışlardır.Chapman z Arsenalu vytvořil dominantní tým, který vládl v třicátých letech anglickému fotbalu.
(Arama düğmesinin Cortananı aktive etmesi gibi).(Štapfer si totiž připevnil knoflík na gumu.)
Nietszche'nin kadınlardan nefret etmesinin sebebi olarak gösterilir.Misogynie znamená nenávist k ženám.
Yaratığın her şeyi itiraf etmesi için tasarlandığını anlar.Krysaři se ke všemu ochotně přiznali.
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero v této věci vystoupil na straně propuštěnců a nepřipustil posílení práv patronů.
Fakat kişinin kendisini aşması için, ilk önce insanın aşılması gereken bir şey olduğunu kabul etmesi gerekir.Když chceš o něčem za někoho rozhodovat, tak se s ním o tom musíš napřed domluvit, ne?
Ayrıca karınca ve diğer yağmacıların arı kovanlarına hücum etmesi sözkonusu olabilir.V zajetí může docházet také ke vzájemnému křížení osla a koně.
1937 yılında, Japonların Çin'i işgal etmesi, İkinci Çin-Japon Savaşı'nı başlattı.1937 – Vpádem Japonska do Číny začala druhá čínsko-japonská válka.
Sivillerin esirlere esirlere yardım etmesi yasaklandı.Represálie jsou proti válečným zajatcům zakázány.
Lois, ailesinden kendisine bahar temizliğinde yardım etmesini ister.Otec rozhodne, že pro jarní práce najmou pomocnou sílu.
Hava kuvvetleri, 1992 yılında ülkenin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından kurulmuştur.Založena byla roku 1992 po získání samostatnosti země.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.Při přejíždění si řidič musí počínat zvlášť opatrně.
Gerekirse sürekli gittiğiniz manava, pazarcıya vs. papağanınıza bir iki tane bamya hediye etmesini rica edin.Jednoho dne se bělička vydá na trh, kde si od hrnčíře Vítka koupí několik hrníčků.
Alınan siyasi kararlarda bütün birlik üyelerinin kabul etmesi şartı vardı.Při schvalování společných strategií je třeba souhlas všech členských států EU.
Bu eşinin de beş yıl sonra vefat etmesi üzerine bir daha evlenmedi.Její manžel se už znovu neoženil a zemřel o deset let později.
Bu, milyonlarca insanın bir gecede bu siteyi ziyaret etmesiyle sonuçlandı.Výsledkem byly miliónové návštěvy těchto stránek pouze za jediný den, další milióny lidí je zhlédly později.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Úmrtí býv. funkcionáře....
Hannah, odadaki dolaba saklanır ve birinin Jessica'ya tecavüz etmesine şahit olur.Roman se však někde ukrývá, pravděpodobně aby mohl u soudu svědčit proti Sáře.
Charles Darwin'in 1835'te bölgeyi ziyaret etmesi adalara dünya çapında ün kazandırdı.Roku 1833 se ve zdejším přístavu zastavil Charles Darwin na své cestě kolem světa.