Christian, burada kendisine Sidney'de koruma olarak eşlik etmesini ister.Hij vraagt haar met hem mee te gaan naar Sydney als bodyguard.
Irak'ın, Kuveyt'ten elde ettiği tüm mülkleri ve esirleri iade etmesi.Alle in beslag genomen Koeweitse eigendommen onmiddellijk teruggeeft.
Daha çok 1960 ve 1964 yıllarında Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsviçre'yi temsil etmesiyle tanınır.In 1960 en 1964 vertegenwoordigde ze Zwitserland op het Eurovisiesongfestival.
Sean'ın şahitlik etmesi, Kim'in hapse girmesine sebep olacaktır.Noah is er getuige van dat Winston de cel wordt ingebracht.
Kosova Bağımsızlık Bildirgesi, Kosova'nın Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etmesidir.Het parlement van Kosovo roept de onafhankelijkheid van deze Servische provincie uit.
Arzu ise bir yapımcının gelip ona iş teklif etmesini beklemektedir.De producer raadt hem aan om een partner te zoeken.
İstasyonun 2020 yılına kadar görevine devam etmesi plânlanmıştır.Verwacht wordt dat het schip nog tot 2020 dienst zal blijven doen.
Minos ondan kızı Ariadne için bir dans yeri inşa etmesini ister.Zij vroeg er Nilus een kerk voor haar te bouwen.
Beyaz Tavşan'ı takip etmesiyle Alice, bir delikten Harikalar Diyarı'na düşer.Wanneer het Wit Konijn in een haast passeert, gaat Alice hem achterna, verder Wonderland in.
Bu günlükte ziyaretçi internet sitesinin ya da ilgili konu hakkında düşüncelerini ifade etmesi mümkündür.Na het bezoek kun je commentaar op de site achterlaten over je gast of host.
Topraklar geniş olduğu için idare etmesi zordu.De grond was moeilijk te bewerken.
Egoizm genel anlamıyla bireyin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi ile ilgilidir.Egoïsme is simpelweg het handelen uit eigenbelang.
Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir .Het gaat vermoedelijk om een zelfmoordaanslag door een extremistische moslim.
İstediği takdirde yardım etmesi için 1-2 kişi seçebilir.Eén of twee helpers moeten haar zo nodig opvangen als ze zou komen te vallen.
Yılın Hakareti (2010) – Rey Mysterio'nun ailesini rahatsız etmesi.Het Koningstientje (2013): Ter gelegenheid van de inhuldiging van koning Willem-Alexander.
Sezon Ted'in Stella'ya evlenme teklif etmesiyle bitmektedir.Stella zegt ja op Teds huwelijksaanzoek.
Böylece helikopterin hava içinde hareket etmesi sağlanır.Het toestel kan in de lucht bijtanken.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Het zorgt ervoor dat je instinctief kan handelen.
Bebek yaşta annesini ve babasının vefat etmesi sonrası teyzesi ve büyük annesi tarafından yetiştirildi.Schlechter werd na de dood van zijn vader opgevoed door zijn moeder en zijn tante.
Nardole, bunu Bill'e küçük bir kutunun içinde bulunan daha büyük bir kutu hayal etmesini söylemiştir.Abbé vertelt Edmond over een grote geldschat die verborgen is op een klein eiland.
Ayrıca bu çözümlerin matematiksel olarak anlam ifade etmesi gerekiyordu.En de rekenkunde was een dergelijke, expressieve wiskunde.
Demiryolu, Rus ordusunun Kafkasya'yı daha iyi kontrol etmesine sağlayacaktı.De Russische officials hadden volgens hem hun huiswerk beter moeten doen.
Bize yardım etmesi için Tom'u ikna etmeye çalıştım.Ik heb geprobeerd Tom te overtuigen ons te helpen.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda i Joseph nalegali by Kunz im pomógł.
Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn'dan yardım etmesini istedi.W roku 3009, na prośbę Gandalfa, Aragorn udał się na poszukiwanie Golluma.
Ancak genç nüfusun göç etmesinden dolayı öğrecisi bulunmamaktadır.Tytułu nie obroniła drużyna Kəpəz Gəncə.
Dubai'nin 2015 yılında 15 milyon turisti misafir etmesi beklenmektedir.Według szacunków do 2010 roku Dubaj odwiedzi 15 milionów turystów.
Sivillerin esirlere esirlere yardım etmesi yasaklandı.Ludności cywilnej surowo zabraniano udzielania pomocy więźniom.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.Usługa opiera się na wydawanych automatycznie przez Wirecard Bank AG “wirtualnych” kartach kredytowych.
Raw 1000'de Stephanie McMahon, kocasının Lesnar'a meydan okumasını kabul etmesi için Heyman'ı kışkırttı.Na Raw 1000, Stephanie McMahon udało się sprowokować Heymana by przyjął wyzwanie.
2003 yılında sitenin gelişimine yardım etmesi için ilk eleman işe alındı.W 2003 zatrudniono pierwszego pracownika do pomocy przy rozwoju witryny internetowej.
Bu olay aynı gün evi terk etmesiyle sonuçlandı.Wyjazd z Brześcia nastąpił tego samego dnia wieczorem.
Herhangi bir topun masayı terk etmesi halinde faul olur.Zaprzecza, aby z biurka cokolwiek zaginęło.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Wezwał w nim do podpisania pokoju.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Z tego powodu są trudne w identyfikacji.
6 Aralık - Finlandiya'nın Rusya'dan bağımsızlığını ilan etmesi.6 grudnia – proklamowanie niepodległości przez Finlandię.
Bir kenarın bir köşeden öteye devam etmesi ayrı bir kenar olarak sayılır.Przejście pieszo z jednej części na drugą jest niemożliwe.
Kukës, 1999 Kosova Savaşı sırasında yüzbinlerce Kosovalı mülteciyi kabul etmesiyle tanınmıştır.W 1999 roku, podczas wojny w Kosowie, w Durrës znalazło schronienie ponad 100 tys. uciekinierów.
Özel girişimciliği savunur ve devletin ekonomik hayata müdahale etmesine karşı çıkar.Opowiadał się za szczelną polityką fiskalną oraz sprzeciwiał się ingerencji państwa w gospodarkę.
TARDIS'in kendi kendisini tamir etmesini beklerken, yeni yüzünü keşfetmeye başlar.Kiedy Doktor dowiaduje się, że TARDIS dokonała już niezbędnych napraw, postanawia ją przetestować.
Dedektif, Ned’den kendisine yardım etmesini ister.Starzec prosi Indy’ego o pomoc.
Gethi aktive etmesi halinde, Legion adını alıp gönüllü olarak takıma katılacaktır.Na wieść o utworzeniu Legionów zaciągnął się w ich szeregi jako ochotnik.
Rudess'in teklifi kabul etmesiyle birlikte mevcut klavyeci Derek Sherinian'ı gruptan çıkardılar.Gościnnie z zespołem wystąpił Derek Sherinian.
Kişinin verdiği zararı karşılaması, yani tazmin etmesi istenir.W przebaczeniu, które dajesz, a zwłaszcza w tym, które uzyskujesz.
Rusya'nın kabul etmesi ile beraber Edirne Antlaşması imzalandı.Podpisał traktat gwarancyjny z Rosją.
Bütün gemilerin limanı terk etmesi 30 Mayıs'ı buldu.30 marca ukończono zakładanie wręg okrętu.
Hicret: 622'de Mekke'den Müslümanların Medine'ye göç etmesi.Hidżra – święto upamiętnia ucieczkę Mahometa w 622 r. z Mekki do Medyny.
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Teoria Kopernika zakładała ruch planet wokół Słońca po okręgach.
Zaten denizcileri himaye etmesi ile ün kazanmıştı.Zna już tożsamość marynarza.
Serbestlik, kişinin hakları dahilinde hareket etmesi demektir.Osoba interweniująca w interesie dłużnika.
Göçmen vizesi - İnsanların ABD'ye göç etmesi içindir.Niektórzy (...) chcieliby emigrować do Stanów Zjednoczonych, gdzie mają krewnych.
1937 yılında, Japonların Çin'i işgal etmesi, İkinci Çin-Japon Savaşı'nı başlattı.We wrześniu 1937 roku Japonia zaatakowała Chiny, rozpoczynając drugą wojnę chińsko-japońską.
Bu güçle, motorun bağlı olduğu aracın hareket etmesi sağlanır.Na jego podstawie rozpoznają w jakim stopniu obciążony jest silnik.
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.Według satanistów piekło i niebo (raj) nie istnieją.
İstasyonun 2020 yılına kadar görevine devam etmesi plânlanmıştır.Zapewniano wówczas, że linia będzie funkcjonowała do 2020 roku.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Będziecie jedli ciało synów i córek waszych.
Azerbaycan ve Ermenistan'ın 1918'de bağımsızlık ilan etmesi durumu daha da gerginleştirdi.1918 – Armenia i Azerbejdżan proklamowały niepodległość.
Ülkenin 1975 yılında bağımsızlığını elde etmesi sonucu kabul edilmiştir.Państwa te uzyskały niepodległość w 1975.
Annesi Alice, prensliğin Konstans'a geçmesini istemiyor, hükümdarlığın kendisinde devam etmesini istiyordu.Jej matka Alicja nie chciała, by Konstancja została księżną, gdyż wolała rządzić Antiochią samodzielnie.
Bu durum onun hastalığını kabul etmesini sağlar.Czuje się odpowiedzialna za jego chorobę.