İddialara göre oyun 50 bölümden oluşuyor ve son bölümde oyuncunun intihar etmesi isteniyor.Esse último é falso e é considerado uma tentativa do 035 a levar o jogador ao suicídio.
ABD’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmesinden dolayı Hamas’la görüşmedi .O governo saudita, por sua vez, não considera que o Hamas seja uma organização terrorista.
Ned, Cersei'ye merhamet gösterip çocuklarını da alıp başkenti terk etmesini söyler.Ned confronta Cersei com a verdade e lhe dá a oportunidade de fugir com os filhos para o exílio.
Bu film tecrübesi onu sinema kariyerinde devam etmesi için yüreklendirmişti.Os seus contactos desde cedo com esse mundo inspirou-o a abraçar uma carreira no cinema.
Melanie'nin evinde Scarlett'in Ashley ile ilgilenmesi Rhett'in Scarlett'i terk etmesine neden olur.Depois de visitar Melanie em seu leito de morte, Scarlett consola Ashley, fazendo Rhett voltar para casa.
Aliyah (İbranice: עֲלִיָּה), Yahudilerin diasporadan İsrail topraklarına göç etmesini ifade eden terim.Elim (em hebraico: אֵילִם, 'êlim) foi um dos lugares onde os israelitas acamparam após o seu Êxodo do Egito.
Nitekim Ali Rıza ne altınlardan pay kapabilmiştir, ne de çocukların evini talan etmesine mani olabilmiştir.Kirk parece ser incapaz de manter um emprego estável e pegar a pensão alimentícia do filho.
Papa V. Stefen ile yaptığı mektup alış verişinde, Fotios, Leon'un onun istifa etmesini sağladığını onaylar.É possível confirmar, pelas cartas de e para o papa Estêvão V, que Leão arrancou uma renúncia de Fócio.
Bu olay aynı gün evi terk etmesiyle sonuçlandı.A instalação se deu no mesmo dia.
İnsülin kullananların düzenli olarak kan şekeri]] seviyelerini kontrol etmesi gerekmektedir.Para estes pacientes recomenda-se regularmente verificar o nível da glicose no sangue.
Fakat Avusturya-Macaristan'ın Sırbistan'a savaş ilan etmesi, 1. Dünya Savaşı'na neden oldu.A Áustria-Hungria declarou guerra à Sérvia, dando início à Primeira Guerra Mundial.
Önüne gelene hareket çekip sonra inkar etmesiyle tanınır.Nega-se o antecedente e depois se nega o consequente.
Arzu etmesine rağmen tahsiline devam edemedi.Embora as coisas tenham corrido mal ele não cumpriu a sua promessa.
Parayı iade etmesi için kendisine yirmi dört saat süre tanınır.Foi levado 84 horas para retirar os materiais.
Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir .A partir do momento em que o Islão se iniciou, foi proibido a um muçulmano escravizar outro muçulmano.
Aynı şekilde Anne'nin rakipleri de Anne'yi takip etmesini ister.Ela também é irmã de Ryan e parece querer conquistar o Ken.
Bu durum her yıl milyonlarca turistin ülkeyi ziyaret etmesiyle sonuçlanıyor.Anualmente, milhões de turistas visitam o estado.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Por isso é muito difícil de se observar.
Rusya'nın müdahale etmesiyle çatışmalar durdu ve 24 Haziran 1992'de bir ateşkes antlaşması imzalandı.Foi negociado o fim das hostilidades com Israel e assinado um tratado de paz em 25 de Julho de 1994.
İstasyonun 2020 yılına kadar görevine devam etmesi plânlanmıştır.A fundação está preparando para usar sua dotação restante em 2020.
Günlükler yazarın hayata veda etmesinden sonra düzenlenmiş ve yayımlanmıştır.Porém a emocionada despedida da apresentadora foi editada.
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Por isso, quando é valorado o fato (acontecimento), leva-se em conta a conduta de quem o cometeu (agente).
Asya'da savaş, 15 Ağustos 1945 tarihinde Japonya’nın teslim olmayı kabul etmesiyle sona erdi.Em 15 de agosto de 1945 o Japão se rendeu.
Hazırlamakta olduğu bazı tabloları elimine etmesi.Suponha que há uma função que desenha.
29 Kasım: Japon Ordusu'nun Çangçov'yu işgal etmesi.3 de dezembro de 1936: Os japoneses ocupam Tsingtao.
Bu nedenle bir elçi göndererek kendisine itaat etmesini istedi.Como era de se esperar, enviou um representante para recebê-lo.
Partinin faaliyetlerine devam etmesi komünistlerin gönüllü faaliyetine bağlı hale geldi.Antigamente, a organização da festa ficava a cargo da população voluntária.
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.Tem 'irmãos' que ajudam o grupo crescer, se fortalecer.
Babasını ve ulusunu kurtarmak için, Aida'nın sevdiği adama ihanet etmesi gerekecektir.Om haar vader en land te redden, moet Aida de man van wie ze houdt verraden (Vergeet hem).
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.Zij konden geen kant uit toen het vuur hen bereikte.
(Mark Twain: "Okulun eğitimime müdahale etmesine asla izin vermem.")Mark Twain zei in dit verband: Ik heb school nooit een belemmering laten zijn voor mijn leren.
1686'da katolik olması, eczanesini yeniden açmasına ve ders vermeye devam etmesine olanak sağladı.Hij werd in 1686 katholiek en was daardoor in staat om zijn winkel te heropenen en zijn lezingen te hervatten.
Oberon Puck'a Huon'u Tunus'a götürüp İbrahim evine teslim etmesini emreder.Oberon beveelt Puck Huon naar Tunesië en het huis van Ibrahim te brengen.
Rinuccio Schicchi'dan kendilerine yardım etmesini talep eder.Rinuccio smeekt Schicchi hem te helpen.
Delâlet-i tazamuniye: Sözün ifade ettiği şeyin bir bölümünü ifade etmesidir.Zo betekent het aanwijzen van de (zijkant) van de neus dat (een deel van) het woord is geraden.
Newt, kayıp yaratıkları bulmasında kendisine yardım etmesi için Jacob'ı ikna eder.Newt overtuigt Jacob hem te helpen de ontsnapte dieren terug te vinden.
Röhm'ün intihar etmesi isteniyordu.Men hoopte dat Röhm hierdoor zelfmoord zou plegen.
Fokker'in iflas etmesine kadar şirketin ürettiği en büyük yolcu uçağıdır.Het is het laatste door de firma Fokker ontwikkelde verkeersvliegtuig.
27 Şubat - Dominik Cumhuriyeti'nin Haiti'den bağımsızlığını ilan etmesi.27 februari: de Dominicaanse Republiek wordt onafhankelijk van Haïti.
Dedektif, Ned’den kendisine yardım etmesini ister.Kapitein Stark wil hem graag uit de nood helpen.
13 Aralık'ta İsrail, Hamas'ın da onayıyla ateşkesin devam etmesini istediğini açıkladı.Op 13 december liet Israël weten dat het de wapenstilstand wilde verlengen.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Zo als het reilt ....
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Ze zijn om die reden lastig te identificeren.
Adaya turistlerin ziyaret etmesi serbesttir.Het eiland mag wel door toeristen bezocht worden.
6 Aralık - Finlandiya'nın Rusya'dan bağımsızlığını ilan etmesi.6 december: Finland verklaart zich onafhankelijk van Rusland.
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.Iedere soldaat moet zich beijveren het hem toevertrouwde wapen met grote vaardigheid te hanteren.
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.Het land moet deze producten importeren.
Bu bağıntı onların Hristiyanlığı kabul etmesinde rol oynadı.Reden voor deze keuze was zijn bekering tot het Christendom.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.De stichting werd opgezet ter promotie van de schone kunsten en om het beeldhouwwerk van Moore te conserveren.
Genelde 47 köleye yardım etmesi ile anılmaktadır.Er wordt dan een tegemoetkoming voor 77 slaven betaald.
Üretimi 1997 yılında Fokker'in iflas etmesi nedeniyle durmuştur.Het laatste toestel werd in 1997 geleverd, nadat Fokker failliet was gegaan.
Programın akışı skeçlerin birbirini sırayla takip etmesi şeklinde sağlanır.Het is aangeraden dat de scans elkaar kort opvolgen.
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.Hij werd toen naar Moskou gestuurd, maar moest ook daar vluchten, ditmaal naar het buitenland.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.De dienst is gebaseerd op het automatisch uitgeven van "virtuele" creditcards door Wirecard Bank AG.
Bütün ihtiyaçları karşılandı; ziyaretçi kabul etmesine izin verildi.Hij kreeg huisarrest, maar mocht wel bezoekers ontvangen.
Sivillerin esirlere esirlere yardım etmesi yasaklandı.De landsknechten werd verboden gevangenen te maken.
Bu öneri onun okuluna devam etmesini sağlayacaktı.Dat deed hem besluiten terug naar school te gaan.
Yinelenen çarpmalar bir yıldızın ömrünün büyük kısmında bir diskin devam etmesine neden olabilir.Door voortdurende botsingen kan een schijf bestaan gedurende een groot deel van de levensduur van een ster.
Rusya'nın Macaristan'ı işgal etmesi üzerine Macarlar ve Ruslar arasına düşmanlık başladı.Servië had zich tijdens de vijandelijkheden tussen Roemenië en Hongarije afzijdig gehouden.
Yüklenici firmanın 15 aylık ek süre talep etmesinin ardından 13 Ağustos 2009'da ihale iptal edildi.Deze moet worden aangevraagd binnen vijftien maanden na de start van het bedrijf.