Tom Mary'ye başka bir yerde park etmesini söyledi.Tom told Mary to park somewhere else.
Tom Mary'nin John'un evine gitmesi ve ona yardım etmesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought Mary should go over to John's house and help him.
Tom Mary'nin ona itaat etmesini bekliyor.Tom expects Mary to obey him.
Tom Mary'nin onun yardım etmesine bağlıydı.Tom depended on Mary to help him.
Tom Mary'yi fırın satışında onun yardım etmesini rica etmek için aradı.Tom called Mary to ask her to help at the bake sale.
Aile üyelerinin birbirlerine yardım etmesi doğaldır.It's natural for family members to help each other.
Tom'un uçuşunu iptal etmesi gerekiyor.Tom needs to cancel his flight.
Onun beni rahatsız etmesine izin vermem.I don't let it bother me.
Onun dans etmesini rica ettim.I asked her to dance.
Annem Alice'in onu takip etmesi için işaret etti.My mother signaled for Alice to follow her.
Mary Tom'a aşık ve o onun kendini fark etmesini istiyor.Mary has a crush on Tom and she wants him to notice her.
Onun bana yardım etmesi sayesinde işi bitirebildim.Thanks to him giving me a hand, I was able to finish the work.
Fransız başkanın gelecek ay Japonya'yı ziyaret etmesi planlandı.The French president is scheduled to visit Japan next month.
Bay Adams'ın öneriyi kabul etmesi aptalcaydı.Mr. Adams was foolish to agree to the proposal.
O, onun düzenli olarak okula devam etmesini talep etti.She demanded that he attend school regularly.
Bunun devam etmesine izin veremeyiz.We can't let this continue.
Ona yardım etmesini söyle.Tell her to help him.
Şu ana kadar ilk kez Mary'nin bana yardım etmesini istedim.This is the first time I've ever asked Mary to help me.
Onun hareket etmesine izin verme.Don't let him move.
Onun beni takip etmesine izin vermeyin.Don't let him follow me.
Mary, Tom'a müzeyi ziyaret etmesini söyledi.Mary told Tom to visit the museum.
"Tom yardım etmesi için Mary'yi ikna edebildi." "O bunu nasıl yaptı?""Tom was able to convince Mary to help." "How did he do that?"
Tom'un size yardım etmesini iste.Ask Tom to help you.
Tom'un ahırı boyamama yardım etmesi gerekiyordu ama gelmedi.Tom was supposed to help me paint the barn yesterday, but he never showed up.
Tom Mary'nin dans etmesini izlemeyi seviyor.Tom likes to watch Mary dance.
Tom sadece Mary'nin İngilizce ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his English homework.
Tom arabasını tamir etmesine kimin yardım edeceğini söyledi mi?Did Tom say who was going to help him fix his car?
Biri Tom'a arabasını nerede park etmesi gerektiğini söyledi mi?Did anyone tell Tom where he should park his car?
Tom'un evini inşa etmesine yardım etmek istedim.I wanted to help Tom build his house.
Tom'a terk etmesini söyleyen kişi ben değilim.I'm not the one who told Tom to leave.
Her öğrenciye kütüphaneyi ziyaret etmesi için izin verilir.Every student is allowed to visit the library.
Sefere kimin öncülük etmesi gerektiği hakkında konuşuyoruz.We're talking about who should lead the expedition.
Yarın akşam Tom'un bize yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to help us tomorrow evening.
Tom'un Mary'ye yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to help Mary.
Biz Tom'un yardım etmesine hiç ihtiyaç duymuyoruz.We don't need to help Tom at all.
Tercüme etmesi zor olan bazı şeyler vardır.There are some things that are difficult to translate.
Tom ağırbaşlı olmadıkça, onun bize yardım etmesini istemiyorum.Unless Tom is sober, I don't want him helping us.
Tek yapman gereken Tom'a terk etmesini söylemek.All you have to do is tell Tom to leave.
Tom Mary'nin onun hard diski yeniden formatlamasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him reformat the hard disk.
Onlara acele etmesini söyle.Tell them to hurry up.
Bunu yalnız yapamazsın. Birinin sana yardım etmesini iste.You can't do it alone. Ask someone to help you.
Tom'un bize yardım etmesini istiyorum.I want Tom to help us.
Tom, Mary'nin yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help.
Tom'un benden nefret etmesini istemiyorum.I don't want Tom to hate me.
Tom'un bana yardım etmesini istemiyorum.I don't want Tom to help me.
Buradaki herkesin yardım etmesini istiyorum.I want everyone here to help.
Tom'un Mary ile yolculuk etmesini istiyorum.I want Tom to ride with Mary.
Tom'un itiraf etmesini duymak istedim.I wanted to hear Tom confess.
Tom'un kalmasını ve yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to stay and help.
Mary'nin beni terk etmesini istemiyorum.I don't want Mary to leave me.
Bana yardım etmesi için bir gönüllü istiyorum.I want a volunteer to help me.
Tom'un beni rahatsız etmesini istemedim.I didn't want Tom to bother me.
İnsanların benden nefret etmesini istemiyorum.I don't want people to hate me.
Tom'un müdahale etmesini istemiyorum.I just don't want Tom interfering.
Herkesin evi temizlememe yardım etmesini istiyorum.I want everyone to help me clean the house.
Tom, Mary'nin onu partisine davet etmesini istedi.Tom wanted Mary to invite him to her party.
Tom'u burada istemiyorsan, ona terk etmesini söyle.If you don't want Tom here, ask him to leave.
Tom herhangi birimizin ona yardım etmesini istemediğini söyledi.Tom said he didn't want any of us to help him.
Tom'un yardım etmesini rica etmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to ask Tom to help?
Tom'un yaptığı şeyi yapmasına devam etmesini istiyorum.I want Tom to keep doing just what he's been doing.