Tom'a eşyalarımı bana derhal iade etmesini istediğimi söyle.Tell Tom I want my belongings returned to me immediately.
Tom'un beni bunu yapmama ikna etmesine izin verdiğime inanamıyorum.I can't believe I let Tom talk me into doing this.
Tom birinin Mary'ye yardım etmesine izin vermeyecek.Tom won't let anyone help Mary.
Kimsenin sana yardım etmesini bekleme.Don't expect anyone to help you.
Polis silahını teslim etmesi için suçluyu ikna etti.The police persuaded the criminal to surrender his weapon.
Bu, düşmanın fark etmesine yol açan şey.It's a dead giveaway.
Garajı temizlemek için onun yardım etmesini istediğimi az önce Tom'a söyledim.I just told Tom that I wanted him to help clean the garage.
Niçin sadece Tom'un yardım etmesine izin vermiyorsun?Why don't you just let Tom help?
Onlar genç işçinin istifa etmesini istedi.They asked the young worker to resign.
Bu piç, herkesin ona ibadet etmesi gerektiğini düşünüyor.This bastard thinks that everyone should worship him.
Tom'un tahmin etmesini devam ettir.Keep Tom guessing.
Onun bu yaz İngiltere'ye seyahat etmesi gerekiyor.He needs to travel to England this summer.
Kimse bu odayı terk etmesin.Don't anybody leave this room.
Onun seni rahatsız etmesine izin verme.Don't let it bother you.
Fiyatın sizi rahatsız etmesine izin vermeyin.Don't let the price bother you!
Tom'un yardım etmesini istedim.I asked Tom to help.
Onların bile Tom'dan yardım etmesini istemediğine eminim.I bet they didn't even ask Tom to help.
Tom'un yardım etmesini isteyebilirim.I can ask Tom to help.
Yarın bize yardım etmesi için Tom'u ikna ettim.I convinced Tom to help us tomorrow.
Tom'un bulgularımı tasdik etmesini istedim.I asked Tom to confirm my findings.
Sanırım Tom'a yardım etmesini rica edebilirdim.I guess I could ask Tom to help.
Sanırım Tom'u arayabilir ve ona uğramasını ve yardım etmesini rica edebilirdim.I guess I could call Tom and ask him to come over and help.
Sanırım Tom'u bize yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak boşa zaman harcıyorum.I guess I'm wasting my time trying to convince Tom to help us.
Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.I had to beg Tom to ask Mary out on a date.
Tom'un yardım etmesini istemeye çekiniyorum.I hesitate to ask Tom to help.
Ben onların onu takdir etmesini umarım.I hope they appreciate it.
Tom'un dans etmesini izlemeyi seviyorum.I like watching Tom dance.
Tom'u bana yardım etmesi için ikna ettim.I persuaded Tom to help me.
Tom sadece Mary'nin ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his homework.
Seni rahatsız etmesine izin verme.Don't let that bother you.
Garajın dışını temizlememe yardım etmesi için Tom'u ikna ettim.I talked Tom into helping me clean out the garage.
Sanırım Tom'u bize yardım etmesi için ikna ettim.I think I've persuaded Tom to help us.
Size yardım etmesi için Tom'u Boston'a gönderiyorum.I'm sending Tom to Boston to help you.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istediğinde ben odada değildim.I wasn't in the room when Tom asked Mary to help him.
Ben sekreterime bütün randevularımı iptal etmesini söyledim.I told my secretary to cancel all my appointments.
Senin, Tom'un Mary'yle flört etmesini kabul etmediğini düşünmüştüm.I thought you didn't approve of Tom dating Mary.
Tom, Mary'nin evi temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean the house.
Tom'u yardım etmesi için ikna etmeye çalışmam gerekiyor.I'm supposed to try to persuade Tom to help.
Tom ev ödevini yapması için Mary'nin ona yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him do his homework.
Tom'un ona yardım etmesi için birine izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure Tom would let anyone help him.
Keşke Tom Mary'nin dans etmesini görmesi için burada olsa.I wish Tom were here to see Mary dance.
Tom'a Mary'ye yardım etmesini söyledim ama etmedi.I told Tom to help Mary, but he didn't.
Keşke Tom'un bize yardım etmesini isteyebilsek.I wish we could ask Tom to help us.
Tom Mary'nin devam etmesini bekledi.Tom waited for Mary to continue.
Onun seni rahatsız etmesine izin vermezdim.I wouldn't let that bother you.
Ben Tom'un ona dikkat etmesini sağlayacağım.I'll have Tom take care of it.
Birinin bana eşlik etmesine itirazım yok.I wouldn't mind some company.
Tom'un bana yardım etmesini rica edeceğim.I'll ask Tom to help me.
Tom'un acele etmesi gerekiyordu.Tom had to hurry.
Tom'a hapiste olan babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father who was in prison.
Tom'un cezaevindeki babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father in prison.
Sanırım Tom'un yardım etmesini istemek söz konusu olamaz.I guess asking Tom to help is out of the question.
Tom onu yapamadı, bu yüzden Mary'den yardım etmesini istedi.Tom couldn't do it, so he asked Mary to help him.
Tom'un yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmesi zordu.It was hard for Tom to admit that he needed help.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him.
Tom'a acele etmesini söyle.Tell Tom to hurry.
Tom'un hareket etmesine bak.Look at Tom move.
Tom'un terk etmesini sağla.Get Tom to leave.
Sonunda bunu itiraf etmesi için Tom'u zorladık.We finally forced Tom to admit it.
Eğer sen meşgulsen başka birinin bana yardım etmesini isteyeceğim.If you're busy, I'll ask someone else to help me.