etmen ile cümle

etmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Maruz bırakma tedavisi, pirofobiyi tedavi etmenin en yaygın yoludur.Exposure therapy is the most common way to treat pyrophobia.
Film şeridi çizimlerinde "seçilmemiş insanlar" tasvir etmenin ana sorumluluğu Takao'daydı.Takao was the main responsible for illustrating the "people not chosen" aspect in the storyboards.
Yahudiler, Akedah'ı insan kurban etmenin kaldırılmasının merkezi olarak görüyorlar.Jews view the Akedah as central to the abolition of human sacrifice.
Moore, denizaşırı orduda görev yapanlara hizmet etmenin sesli bir savunucusudur.Moore is a vocal advocate for serving those who served in the military overseas.
Ameliyata ek olarak, ilaçlar da hastalıkları tedavi etmenin yaygın bir yoluydu.In addition to surgery, pharmaceuticals were also a common way to cure sickness.
Dışbükey bir çokyüzlüyü temsil etmenin çok yararlı bir yöntemi, düzlem iz düşümüdür.A very useful method of representing a convex polyhedron is by plane projection.
Kriz zamanı geçmişi idealize etmenin manası yok.Es ist zwecklos, in Zeiten einer Krise die Vergangenheit zu idealisieren.
Bana teşekkür etmen gerekmiyor.Keine Ursache.
Lütfen para üstünü hemen sayınız. Daha sonra şikayet etmenin faydası olmaz.Bitte zählen sie das Wechselgeld gleich nach. Spätere Reklamationen sind zwecklos.
Kanayan bir yarayı tedavi etmenin ilk adımı kanamayı durdurmaktır.Bei der Erstversorgung einer blutenden Wunde geht es zunächst um die Blutstillung.
Biz onu, akıl etmeniz için Arapça okunuşla indirdik.Wir haben sie zu einem arabischen Koran gemacht.
Stigmergy kendi kendini organize etmenin bir şeklidir.Stigmergie ist eine Form der Selbstorganisation.
Bazı diğer etmenler, KOAH ile daha yakından alakalıdır.Ein weiteres Kriterium ist, dass andere Koalas in der Nähe leben müssen.
O’nunla uyarman ve insanlara nâsihat etmen hususunda sakın ola ki yüreğinde bir sıkıntı olmasın!Behüte deine Zunge vor Bösem und deine Lippen, daß sie nicht betrügen“.
Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.Ihre Erfüllung ist unerlässlich.
Bunun için bana yardım etmeni istiyorum.Und dabei werde ich Ihnen helfen.
Daha büyük bazı etmenler bu beş etmenin altında yatıyor olabilir.In einer Feingliederung lassen sich diese Mundarten noch in fünf Untergruppen aufteilen.
Hepsini elde etmenin de farklı yolları bulunur.Um dorthin zu gelangen gibt es verschiedene Möglichkeiten.
Önceleri, beni burada ziyaret etmenin iyi olmayacağını düşündüm.Es war bestimmt nicht das letzte Mal, dass wir uns gesehen haben.
Temel okuldan mezun olduktan sonra eğitim hayatına devam etmenin birçok olasılığı vardır.Nach abgeschlossener Ausbildung bieten sich viele Möglichkeiten der Weiterbildung.
Çünkü Robin kavga etmenin çok etkileyici olduğunu söylemiştir.Was Robin allerdings daraus gemacht hat, ist wirklich Wahnsinn.
19. yüzyılda, panoramik resim ve modeller, manzara ve tarihi olayları temsil etmenin popüler bir yoluydu.Zur Jahrhundertwende malte Muter symbolische Landschaften, Porträts und figurale Szenen.
Bunu hayal etmene müsaade edeceğim.Je te laisse l'imaginer.
Benimle dalga mı geçiyorsun yoksa ne? Senin konuşmayı kesmeni ve dersi takip etmeni üç kere istedim.Tu te moques de moi ou quoi ? Ça fait trois fois que je te demande d'arrêter de parler et de suivre le cours.
Bana teşekkür etmene gerek yok. Ben senin için buradayım.Tu n'as pas besoin de me remercier. Je suis là pour te servir.
Bana teşekkür etmene gerek yok. Sana hizmet etmek için buradayım.Tu n'as pas besoin de me remercier. Je suis là pour te servir.
Benimle dans etmenizi istiyorum.Je veux que vous dansiez avec moi.
Bana yardım etmeni bekliyorum.J'attends que tu m'aides.
Tom ona yardım etmeni bekliyor.Tom attend que tu l'aides.
Biz onu, akıl etmeniz için Arapça okunuşla indirdik.Et nous en avons une aussi à nous, le langage des signes!
Rabbin sana, ehli bakii ziyaret etmeni, onlar için mağfiret dilemeni emrediyor." dediği yazar.Divulgue ce que ton Seigneur t’a révélé, fie-toi à Lui car II te préserve contre les hommes.
Konuşmaktan imtina etmenin kendisine iç huzuru getirdiğine inanıyordu.Il croyait que s'abstenir de parler lui amenait la paix intérieure.
Biraz susabilir misin? •*Edimsel fiiller: Bana yardım etmeni rica ediyorum, Sana işi kabul etmeni öneririm.Pouvez-vous m'aider s'il vous plaît ? : Bana yardım edebilir misiniz lütfen ?
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.Ce n'était pas l'option la plus économique pour le chantier.
Stigmergy etmenler ve eylemler arasında doğrudan olmayan koordinasyon mekanizmasıdır.En biologie, la stigmergie est un mécanisme de coordination indirecte entre les agents.
Acele etmenin onları hataya götürebileceği düşüncesindedirler.Leur crainte les conduit à agir rapidement.
Shigella dysenteriae, bakteriyel dizanterinin etmenidir.L'espèce Shigella dysenteriae est responsable de la dysenterie bacillaire ou shigellose.
Hatim etmenin sevabı çok büyüktür.Son besoin d’être admiré est immense.
Bu etmenlerin de Atina'nın İyon Ayaklanması'nı desteklemesinde etkili olduğu düşünülebilir.Une fois cela fait, il sera plus facile de faire tomber Athènes la rebelle.
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.Cet emplacement a été choisi pour permettre une évacuation optimale des fumées.
Yazılım tasarımında bazı etmenler göz önünde bulundurulur.Elle peut faire l’objet d’un écrit sur des modèles préétablis.
Acele etmene gerek yoktu.No era necesario que te dieras prisa.
Bana yardım etmene ihtiyacım var.Necesito que me ayudes.
Acele etmene gerek yok.No necesitas apresurarte.
Benden nefret etmeni istemedim.No quería que me odiaras.
Bana teşekkür etmene gerek yok.No hace falta que me des las gracias.
Bu kadar acele etmene gerek yoktu.No hacía falta que te dieras tanta prisa.
Acele etmene gerek yoktu. Çok erken geldin.No necesitabas apurarte. Has llegado muy temprano.
Bana teşekkür etmenize gerek yok, ben burada size hizmet etmek için varım.No es necesario que me dé las gracias, estoy aquí para servirle.
Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.Es absolutamente esencial que usted continúe.
Norman bu etmenleri Dışadönüklük, Uyumluluk, Sorumluluk, Duygusal Dengelilik ve Kültür olarak isimlendirdi.A estos factores Norman los denominó Extraversión, Agradabilidad, Conciencia, Estabilidad Emocional y Cultura.
Test etmenin zorluğu.Dificultad de prueba.
Deney için devam etmeniz gerekiyor.El experimento requiere que usted continúe.
Sarvastivad’lar gerçeklik etmenlerini “varoluş” olarak nitelendirirler.Que ellos digan, si es que la tienen, su verdad”.
Biraz susabilir misin? •*Edimsel fiiller: Bana yardım etmeni rica ediyorum, Sana işi kabul etmeni öneririm.Alguien dice: "Escucha, ¿puedes hacerme este favor?
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.No es conveniente escoger el sistema más barato que encuentre.
Duman severlerini tatmin etmenin en kolay yolu buydu.Esta era una manera fácil de deshacerse de sus adversarios.
Kimi görevlerde düşman uçaklarını imha etmeniz istenir.El secreto para destruir aeroplanos enemigos.
Ama gerçekte o gücü elde etmenin birçok yolu olduğunu biliyordu.”“Hubo mucho trabajo para ver si se podía dar realmente ese paso.
Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.Un passaporto vi identifica come cittadini di un Paese e vi permette di viaggiare all'estero.

İlgili Sayfalar