Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Всичко е наред, и изведнъж виждаме тревожна мисъл, "О, не знаех, че се тревожа за това!"
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"הכל בסדר, ואז אנו רואים את המחשבה המודאגת, ואומרים, "לא ידעתי שהעניין הזה מדאיג אותי."
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"「そういえばあれを 心配していたっけ」 するとその考えに執着し
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Không cần bơm thứ gì vào.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Kita tidak perlu menginjeksikan apapun.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Não temos que injetar nada.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Nemusíme nic píchat.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Nepotrebujeme žiadne injekcie.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Nie musimy nic wstrzykiwać.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.No necesitamos inyectar nada.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Nu e nevoie să injectăm nimic.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor. Radyasyona ihtiyacımız yok.불필요하게 무엇을 삽입하거나 방사선을 이용할 필요가 전혀 없습니다.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor. Radyasyona ihtiyacımız yok.Nous n'avons rien à injecter et n'avons pas besoin de radiation.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor. Radyasyona ihtiyacımız yok.לא צריך להזריק שום דבר. לא צריך קרינה.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor. Radyasyona ihtiyacımız yok.لا يتوجب علينا حقن أي شئ. لا نحتاج لأشعة
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor. Radyasyona ihtiyacımız yok.ピーターの脳の生体構造に飛び込みます --文字通り身体に飛び込むのです
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Semmit sem kell befecskendeznünk.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Vi behøver ikke sprøjte noget ind.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Vi kommer att göra det utan ingrepp med MRI.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.We hoeven niets te injecteren.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Wir müssen überhaupt nichts injizieren.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Δεν πρόκειται να εγχύσουμε κάτι στο αίμα του.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Нам не нужно ничего никуда вводить.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Нам не потрібно нічого нікуди вводити.
Hiçbir şey enjekte etmemiz gerekmiyor.Няма нужда да инжектираме нищо.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Không ai lại nghĩ rằng lớp băng ở Tây Nam Cực lại năng động thế này
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.아무도 서남극의 대륙빙이 역동적으로 변했을 것이라 상상하지 못했습니다.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Nadie imaginó que la Plataforma de Hielo Antártica Occidental era tan dinámica.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Niemand dachte, dass der West-Antarktische Eisschild so dynamisch ist.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Niemand stelde zich voor dat de West-Antarctische ijskap zo dynamisch was.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Nie wyobrażaliśmy sobie, że pokrywa lodowa Antarktydy Zachodniej jest tak dynamiczna.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Nimeni nu își imaginase că banchiza Antarcticii de Vest era atât de dinamică.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Ninguém imaginava que o Manto de Gelo da Antártida Ocidental fosse tão dinâmico.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Non si immaginava che la Calotta Glaciale dell'Antartico Occidentale fosse così dinamica.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Personne n'imaginait que la glace de l'Ouest Antarctique était si dynamique.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Senki sem sejtette, hogy a nyugat-antarktikai jégtakaró változása ilyen dinamikus.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Tidak ada yang membayangkan bahwa lapisan es Antartika Barat sangat dinamis.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Κανείς δεν φανταζόταν ότι τα κομμάτια πάγου στη Δυτική Ανταρκτική είχαν τέτοια δυναμική.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Никой не предполагаше, че западно-антарктическото ледено покритие е толкова динамично.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Никто не мог вообразить, что ледник в Западной Антарктике обладает такой динамикой.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.אף אחד לא תיאר לעצמו שיריעת הקרח של מערב אנטארקטיקה היא עד כדי כך דינמית.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.لم يتخيل أحد أن القطب الجنوبي الجليدي الغربي بهذه الديناميكية.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.変化をしていたとは 何年間も一般的な学識は
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunların69 Prozent glauben, dass sich die Erde auf drastische Weise erwärmt.
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınEl 69% piensa que la Tierra se está recalentando de manera significativa.
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınHouve progresso, mas o problema é este:
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınJe to pokrok, ale tu je hlavný problém.
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunların하지만, 여기에 핵심이 있습니다. 직면해야 하는 도전들의 목록을 마련한다면,
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınЄ прогрес.
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınИма прогрес, но ето го ключът:
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınבצורה משמעותית. היתה התקדמות, אך הנה המפתח: ברשימת האתגרים שיש לפתור,
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunlarınولكن إليكم مفتاح اللغز: عندما يتم إعطاء قائمة
İlerleme kaydetmişiz, ama en önemli şey şu: elimize mücadele etmemiz gereken sorunların数々の難題のリストを見ると、地球温暖化はまだまだ下の方にランクされています
İnsan olmanın kullanışlşlı bir tarafı, doğrusal zamanda hareket etmemizdir,인간은 시간이 직선방향으로 움직이기 때문에 편리합니다.
İnsan olmanın kullanışlşlı bir tarafı, doğrusal zamanda hareket etmemizdir,ומה שנוח בלהיות אנושי הוא התנועה בזמן קווי.
İnsan olmanın kullanışlşlı bir tarafı, doğrusal zamanda hareket etmemizdir,إذن، أمر مناسب حول كونك إنسان هو التحرك في زمن خطي،
Israr da etmemişti ama Bay Mohammed'den izin istemeye devam etti.그는 주장 하지 않았다, 하지만 그는 씨 무하마드에 게 계속
Israr da etmemişti ama Bay Mohammed'den izin istemeye devam etti.لم يصر، لكنه استمر يسأل السيد إليجاه محمد
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Así que esa es una de las razones principales por las que construimos esta máquina gigante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Dat is een van de hoofdredenen om deze gigantische machine te bouwen.