Ana içeriğe geç
Sözlük

etmemi ile cümle

etmemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler."Bewijs dat dan eens", zeiden zij. "Geef ons een teken van Uw macht. Wat doet U dan voor werk?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.,,Ce semn faci Tu, deci``, I-au zis ei, ,,ca să -l vedem, şi să credem în Tine? Ce lucrezi Tu?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Chúng bèn nói rằng : Thế_thì thầy làm_phép lạ gì , để cho chúng_tôi thấy và tin ? Thầy làm_công việc_gì ?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Chúng bèn nói rằng: Thế thì thầy làm phép lạ gì, để cho chúng tôi thấy và tin? Thầy làm công việc gì?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Da sagde de til ham: "Hvad gør du da for et Tegn, for at vi kunne se det og tro dig? Hvad Arbejde gør du?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Da sprachen sie zu ihm: Was tust du denn für ein Zeichen, auf daß wir sehen und glauben dir? Was wirkst du?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.De sa da til ham: Hvad tegn gjør da du, så vi kan se det og tro dig? hvad gjerning gjør du?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Entonces le dijeron: --¿Qué señal, pues, haces tú, para que veamos y creamos en ti? ¿Qué obra haces
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.I řekli jemu: Jakéž pak ty znamení činíš, abychom viděli a věřili tobě? Co děláš?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.저희가 묻되 그러면 우리로 보고 당신을 믿게 행하시는 표적이 무엇이니이까 하시는 일이 무엇이니이까
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Mondának azért néki: Micsoda jelt mutatsz tehát te, hogy lássuk és higyjünk néked? Mit mûvelsz?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Pa mu reko: Kakšno znamenje torej pokažeš, da bi videli in verovali? kaj delaš?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Perguntaram-lhe, então: Que sinal, pois, fazes tu, para que o vejamos e te creiamos? Que operas tu?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Quel miracle fais-tu donc, lui dirent-ils, afin que nous le voyions, et que nous croyions en toi? Que fais-tu?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Rzekli mu tedy: Cóż wżdy ty za znak czynisz, abyśmy widzieli i wierzyli tobie? Cóż czynisz?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Vtedy mu povedali: Jaké ty tedy činíš znamenie, aby sme videli a uverili ti? Čo robíš?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Τοτε ειπον προς αυτον Τι σημειον λοιπον καμνεις συ, δια να ιδωμεν και πιστευσωμεν εις σε; τι εργαζεσαι;
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.И войниците сплетоха венец от тръни, наложиха го на главата Му, и като Му облякоха морава дреха,
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.Казали ж Йому: Що ж робиш Ти за ознаку, щоб виділи ми, та й вірували Тобі? що чиниш?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.На это сказали Ему: какое же Ты дашь знамение, чтобы мы увидели и поверили Тебе? что Ты делаешь?
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.ויאמרו אליו מה אפוא האות אשר תעשה למעננראה ונאמין בך מה תפעל׃
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.فقالوا له فأية آية تصنع لنرى ونؤمن بك. ماذا تعمل.
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.他 們 又 說 、 你 行 甚 麼 神 蹟 、 叫 我 們 看 見 就 信 你 . 你 到 底 作 甚 麼 事 呢
Bunun üzerine, ‹‹Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?›› dediler.他 們又說 、 你 行 甚 麼 神蹟 、 叫我 們看見 就 信 你 . 你 到底 作 甚麼 事 呢
Bunu yok etmemiz lazımdı.이것을 소거했는데요,
Bunu yok etmemiz lazımdı.Musieliśmy wyeliminować to tutaj.
Bunu yok etmemiz lazımdı.Tuvimos que eliminar esto aquí.
Bunu yok etmemiz lazımdı.كان علينا ان نحذف هذا
Bu olaya karışan kişiler röportaj yapmayı kabul etmemiştir. Acil Durum Hizmetleri OPERATÖR KAYDI v3.1Algunos de los involucrados en los eventos, no quisieron ser entrevistados. <i>Servicio de emergencia.
Bu olaya karışan kişiler röportaj yapmayı kabul etmemiştir. Acil Durum Hizmetleri OPERATÖR KAYDI v3.1Algunos de los involucrados en los eventos, no quisieron ser entrevistados. <i>Servicio de emergencia.
Bu olaya karışan kişiler röportaj yapmayı kabul etmemiştir. Acil Durum Hizmetleri OPERATÖR KAYDI v3.1Verschillende betrokken personen van deze gebeurtenissen weigerden een interview.
Bu olaya karışan kişiler röportaj yapmayı kabul etmemiştir. Acil Durum Hizmetleri OPERATÖR KAYDI v3.1Неколико особа укључених у ове догађаје одбило је да буде интервјуисано. <i>Хитна служба.
Bu olaya karışan kişiler röportaj yapmayı kabul etmemiştir.Kilka osób zamieszanych w wydarzenia odmówiło komentarza. Tłumaczenie:
Bu olaya karışan kişiler röportaj yapmayı kabul etmemiştir.NÉHÁNY SZEMÉLY, AKIK OTT VOLTAK EZEKNÉL AZ ESEMÉNYEKNÉL... MEGTAGADTÁK, HOGY RIPORTOT KÉSZÍTSENEK VELÜK.
Burada 10 yerine -10 elde etmemizin tek nedeni başlangıçla bitiş noktalarını değiştirmemizdir.그리고 저기서 10을 갖는 이유는 우리가 시작점과 끝점을 바꿨기 때문이야.
Burada 10 yerine -10 elde etmemizin tek nedeni başlangıçla bitiş noktalarını değiştirmemizdir.Protože jsme vyměnili počáteční bod, tak máme jednou 10 a podruhé -10.
Burada dikkat etmemiz gereken, bize payda negatif değeri verecek olan değer.نحن سوف نهتم بقيمة الزمن حيث ان هذه قيمة سالبة
Burada dikkat etmemiz gereken husus, benim ödemelerimi direk bu bankaya yapmam.Dôležité je uvedomiť si, že moje platby išli banke. Dôležité je uvedomiť si, že moje platby išli banke.
Burada dikkat etmemiz gereken husus, benim ödemelerimi direk bu bankaya yapmam.Důležité je uvědomit si, že mé platby šli bance.
Burada dikkat etmemiz gereken husus, benim ödemelerimi direk bu bankaya yapmam.この私の支払いは銀行への支払いであることです。 これが、不動産担保証券の相場が普及する前の
Burada dikkat etmemiz gereken nokta, -A teď pozor, není to 3.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.A můžete si zde povšimnout několika důležitých věcí.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.E diverse cose sono importanti.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Een aantal dingen zijn belangrijk.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Kilka rzeczy jest tu ważnych.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.또한 몇가지 중요한 점이 있습니다.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Şi câteva aspecte sunt importante.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Sok dolognak van jelentősége.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Un certain nombre de choses sont importantes.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Und mehrere Dinge sind wichtig.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Y muchas cosas son importantes.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.Важни са няколко неща.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.וכמה דברים הם חשובים.
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.بعض الأشياء مهمة جداً .
Burada, dikkat etmemiz gereken noktalar var.一つ:気温と大気中の二酸化炭素の量は
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ar trebui să ţinem cont că aceste estimări au fost realizate înainte de criza financiară din vest.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.A tady bychom měli mít na paměti, že tyto odhady byly vytvořeny před finanční krizí na Západě.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Chúng ta nên nhớ rằng những dự đoán này được đưa ra trước khi khủng hoảng tài chỉnh phương Tây diễn ra.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Devemos ter em conta que estas projecções foram feitas antes da crise financeira do Ocidente.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Dovremmo tenere a mente che queste proiezioni sono state redatte prima della crisi finanziaria occidentale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod