Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Možno je práve čas aby sme ako ľudia deklarovali našu vzájomnú závislosť
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Mungkin sekarang saatnya kita umat manusia mendeklarasikan saling ketergantungan kita
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Patrně je nyní na místě, abychom jako lidstvo vyhlásili vzájemnou závislost.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Poate ca acum este momentul ca noi oamenii sa ne declaram interdependenta
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Quizás éste es el momento de que nosotros, como seres humanos, declaremos nuestra interdependencia.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Talán most jött el az ideje, hogy mi, mint emberi lények, kinyilatkoztassuk egymásrautaltságunkat.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Talvez esteja na altura de nós, como seres humanos, declararmos a interdependência
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Ίσως είναι τώρα ο καιρός που εμείς ως άνθρωποι θα δηλώσουμε την αλληλεξάρτηση.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Вероятно, пришло время, что мы, люди, провозгласили свою взаимозависимость.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Може, настав час нам, людям засвідчити нашу взаємозалежність
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Сигурно е време ние като хора да декларираме своята взаимозависимост
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.وربما حان الوقت الآن أن نعلن كبشر عن ترابطنا.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.人間として、 お互いに関わり合っていることを示すときなのです。 相互依存
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.或许,现在是时候 让我们作为人类 宣布我们的相互依存性
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Forse questa progressione esponenziale non continuerà."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".이 기하급수적인 진보가 언제까지 계속될지 모르잖아요."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Måske fortsætter den eksponentielle vækst ikke."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Misschien zal het niet meer dezelfde exponentiële vooruitgang laten zien."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Może ten postęp już przestał być wykładniczy?"
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Možná se to jaksi vychýlilo z exponenciálního růstu."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Mungkin ini justru tidak akan menunjukkan perkembangan eksponansial lagi."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Peut-être que ce n'est pas vraiment resté sur ce rythme de croissance exponentielle."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Poate nu prea a continuat în aceeaşi progresie exponenţială."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Talán lekerültünk az exponenciális növekedés görbéjéről."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Tal vez el crecimiento no se mantuvo en esa progresión exponencial".
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir"."Talvez não se tenham mantido nesta progressão exponencial."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Vielleicht gibt es nun Abweichungen von der exponentiellen Entwicklung?"
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Ισως να μην ταιριάξει σε αυτή τη εκθετική πρόοδο."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir"."А вы не боитесь, что рост сойдёт с экспоненциальной кривой?"
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".Може би тази експонентна прогресия няма да се запази."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".אולי ההתקדמות לא תישאר אקספוננציאלית לגמרי."
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".فقد لا تكون قد التزمت بذلك النمو الأسي"ـ
Belki eksponansiyel artış çizgisinde devam etmemiştir".実のところ、私は少し不安でした
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.이는 제게 곧 일어날지도 모를 실험 같은 이야기입니다. 예측이 맞아 떨어져서 제 가설들이 검증된다면 우리는 어쩌면 아주 강력한 무기를 갖게 될지도 모릅니다.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.Secondo me è un esperimento da fare. e se conferma le previsioni sarebbe uno strumento molto potente.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.כך שבשבילי זה ניסוי שממתין לביצועו, ואם הוא יהיה תואם לתחזית אז יהיה לנו כלי מאוד חזק.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.لذا بالنسبة لى هى تجربة تنتظر الحدوث, و إذا أكدت توقعاتنا إذاً ستكون لدينا أداة قوية.
Bence bu yapılmayı bekleyen bir deney, ve elimizde çok güçlü bir yöntem olduğunu teyid etmemizi sağlayacaktır.予測が証明されれば それは私たちが 強力な武器を手にした事を意味します それは私たちが今日利用している武器よりも ある意味ずっと強力です
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim.Cậu ấy về nhà và nằm trên giường, run sợ.
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."Čau, přemýšlel jsem o vyřešení problému s PACERem."
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim.Entonces me le acerqué y le dije "Estoy pensando en una intervención en el problema PACER."
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."Hé, je pense qu'une intervention s'impose sur le problème PACER".
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."Hej, jeg har tænkt på en løsning på PACER problemet".
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."Sto pensando a un intervento sul problema del PACER."
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."σκέφτομαι μια παρέμβαση στο πρόβλημα PACER."
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."Хей, аз мисля върху решението на проблема с PACER."
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim."Эй, я думаю о вмешательства по проблеме PACER."
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim.:حتى التقيت به قلت له " PACER أفكّر في التدخُّل في مشكلة "
Ben de ona yaklaţtým ve PACER sorununa müdahale etmemiz gerek dedim.シュルツはすでに公判記録図書館からPACERの文書を 自動的にダウンロードできる
Ben düşündüm de... ...sana yardım etmemi ister misin?Alors je pensais... que je pourrais peut-être t'aider.
Ben düşündüm de... ...sana yardım etmemi ister misin?Aºa cã m-am gândit... Vrei sã te ajut?
Ben düşündüm de... ...sana yardım etmemi ister misin?Deshalb habe ich überlegt ... Soll ich dir helfen?
Ben düşündüm de... ...sana yardım etmemi ister misin?Więc pomyślałam... Chcesz żeby ci pomóc?
Ben düşündüm de... ...sana yardım etmemi ister misin?Ετσι σκεφτόμουν... Θέλεις να σε βοηθήσω εγώ;
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıAm învățat să apreciez și să înțeleg mult mai bine momentul prezent.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıDet lærte mig -- det gav mig en større påskønnelse, en forståelse for det at være til stede i øjeblikket.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıDet lärde mig, det gav mig en större uppskattning, en förståelse för nuet.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıEnsinou-me - despertou em mim uma maior consciência e compreensão do momento presente.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıEs lehrte mich - es verlieh mir eine höhere Wertschätzung und Verständnis für den gegenwärtigen Augenblick.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıJ'ai appris, appris à mieux apprécier et à mieux comprendre le moment présent.