Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladı그 일은 저를 더욱 감사할 줄 알도록, 그리고 현재 이 순간을 이해하도록 가르쳤어요.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıMe enseñó... me dio una mayor apreciación, un entendimiento del momento presente.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıMegtanított arra, hogy jobban értékeljem, hogy megbecsüljem a jelen pillanatot.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıMenjadi biarawan mengajarkan saya -- untuk lebih menghargai dan memahami kejadian "saat ini".
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıMi ha insegnato -- mi ha fatto apprezzare di più e comprendere meglio il momento presente.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıNaučil jsem se - získal jsem větší pochopení, porozumnění přítomnosti.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıNaučilo ma to viac si vážiť a chápať prítomný okamih.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıNaučilo me je -- dalo mi je večjo hvaležnost, razumevanje sedanjega trenutka.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıTo sprawiło, że bardziej doceniam i lepiej rozumiem to, co tu i teraz.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıΜου έμαθε - απέκτησα μεγαλύτερη εκτίμηση, και άρχισα να καταλαβαίνω την παρούσα στιγμή.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıЖиття монаха навчило мене цінувати та усвідомлювати теперішню мить життя.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıНаучи мe, даде ми по-голяма признателност и разбиране за настоящия момент.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıЯ научился... это позволило мне ценить и понимать текущее мгновение.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıזה לימד אותי -- זה נתן לי הערכה רבה יותר, הבנה של הרגע הנוכחי.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladıلقد علمني ذلك الوقت -- لقد أعطاني المزيد من التقدير، لإستيعاب و فهم الحاضر.
Beni eğitti -- yaşadığımız anı daha iyi idrak etmemi ve anlamamı sağladı学ぶことができました 思考に明け暮れず
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.E tipul care m-a cam descoperit, și m-a pornit spre mediul digital.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Hij ontdekte me zo'n beetje, en zette me op het spoor van digitale media.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.그는 저를 발견해낸 사람이었고, 저를 디지털 미디어로 끌어들인 사람이었습니다.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.C'est le type qui m'a découvert en quelque sorte, et qui m'a orienté vers le média digital.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Él fue el hombre que me descubrió y me llevó al camino de los medios digitales.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.È l'uomo che mi ha scoperto, che mi ha portato sulla strada dei media digitali.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Er ist der Mann, der mich entdeckt hat und der mich zu den digitalen Medien geführt hat.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Ông có công phát hiện ra tôi, hướng dẫn tôi vào ngành truyền thông số.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Właściwie to on mnie odkrył i tak jakby nakręcił na cyfrowe media.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Именно он "открыл" меня, и переманил в сферу цифровых СМИ.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Той е човекът, който ме откри и ми даде старт в дигиталните медии.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.הוא הבחור שדי גילה אותי, ודי גרם לי להתחיל לעבוד במדיה.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.كان هو الشخص الذي اكتشفني، و الذي جعلني أتجه في مجال الاعلام.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.デジタルメディアの世界へ引き込みました 彼はとても刺激的な人物で
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?¿Anhelarían mi aprobación, mi amor, mi voz?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Apakah mereka akan merindukan restu saya, cinta saya, suara saya?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Avrebbero desiderato la mia approvazione, il mio amore, la mia voce?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Czy będą tęsknić za moją aprobatą, moją miłością, głosem?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Est-ce que mon approbation, mon amour, ma voix leur manqueront?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?나의 허락, 나의 사랑, 나의 목소리를 그리워 하기나 할까?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Vor tânji după consimțământul meu, după dragostea mea, după vocea mea?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Würden sie meine Anerkennung haben wollen. meine Liebe, meine Stimme?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Θα αναζητούσαν την έγκρισή μου, την αγάπη μου, τη φωνή μου;
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Будет ли им страшно не хватать моей поддержки, моей любви, моего голоса?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?Ще копнеят ли за моето одобрение, моята любов, моя глас?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?האם הן תערוגנה לאישורי, לאהבתי, לקולי?
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?هل سوف يطلبون موافقتي مباركتي .. حبي .. صوتي
Benim takdir etmemi isterlermiydi, benim sevgimi, benim sesimi?ぼくの愛 ぼくの声を いつか求めるだろうか 数日後の朝 目覚めたとき ある考えが浮かびました
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Chúng ta không cần thiết phải kiếm soát toàn bộ các neuron bên trong não, chỉ cần một vài neuron là đủ.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Det är inte nödvändigt att vi kontrollerar samtliga neuroners aktivitet i hjärnan, endast några.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.E neesențial să controlăm activitatea tuturor neuronilor din creier, doar a unora.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Het is niet essentieel dat we de activiteit van alle neuronen in het brein kunnen besturen, slechts enkele.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.뇌 안의 모든 뉴런의 활동을 제어할 필요는 없고 그저 일부만 통제해 보면 됩니다.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Não é essencial que tenhamos de controlar a atividade de todos os neurónios no cérebro, apenas alguns.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Není důležité ovládat činnost všech neuronů v mozku, stačí jen některé.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Nie je nutné kontrolovať aktivitu všetkých neurónov v mozgu, len niektorých.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Nie jest kluczowe abyśmy mogli kontrolować aktywność wszystkich neuronów w mózgu, wystarczą niektóre.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.No es esencial que podamos controlar la actividad de todas las neuronas del cerebro, sólo algunas.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Non e' essenziale poter controllare l'attivita' di tutti i neuroni del cervello, ma solo di alcuni.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Tidak penting untuk mengendalikan aktivitas semua sel-sel saraf di otak, hanya beberapa.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Не е задължително да контролираме активността на всички неврони в мозъка, само на някои.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.Причём не важно, можем-ли мы контролировать деятельность всех нейронов в мозгу, или только некоторых.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.אין זה נחוץ שנוכל לשלוט על הפעילות של כל הניורונים במוח, אלא רק של חלקם.
Beyindeki tüm sinir hücrelerinin faaliyetini kontrol etmemiz zorunlu değil, sadece birkaçı.ليس من الأهمية أن نستطيع أن نتحكم بكل الخلايا العصبية في العقل , بعضها فقط .