Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.لم أحفظهم كلهم , لأنني لم أكن أدرك في البداية إنها ستكون شيئا أريد أن احتفظ به وأحتاج أن أبحث فيه .
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.というのは最初は気付かなかったのです 全て記録したいと思うようになるとは それでも メール 、インスタント・メッセージ テキスト・メッセージが3211通となりました
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Alles gaat goed en dan krijg je een angstige gedachte. "Oh, ik wist niet dat ik hier bezorgd over was."
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"모든 일이 잘 풀리고 있는 와중에 우리는 이 걱정거리를 봅니다. 그건 마치, "어, 내가 저걸 걱정하는지 몰랐네" 하고는
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim""Oho, olen huolissani." "Olen todella huolissani. Huh, kylläpäs minussa on paljon levottomuutta."
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Så allt går bra, sen kommer den oroliga tanken: "Oj, jag visste inte att jag oroade mig för det."
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Takže všetko ide dobre, a potom uvidíme úzkostnú myšlienku typu "och, neuvedomil som si, že toto ma trápi".
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Zauważamy ją nagle i myślimy: "Nie wiedziałem, że to mnie martwi".
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Все йде чудово, і раптом ми помічаємо тривожну думку. До прикладу, "Хм, а я й не думав, що це мене хвилювало".
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Всичко е наред, и изведнъж виждаме тревожна мисъл, "О, не знаех, че се тревожа за това!"
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"הכל בסדר, ואז אנו רואים את המחשבה המודאגת, ואומרים, "לא ידעתי שהעניין הזה מדאיג אותי."
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"「そういえばあれを 心配していたっけ」 するとその考えに執着し
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Không ai lại nghĩ rằng lớp băng ở Tây Nam Cực lại năng động thế này
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.아무도 서남극의 대륙빙이 역동적으로 변했을 것이라 상상하지 못했습니다.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Nadie imaginó que la Plataforma de Hielo Antártica Occidental era tan dinámica.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Niemand dachte, dass der West-Antarktische Eisschild so dynamisch ist.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Niemand stelde zich voor dat de West-Antarctische ijskap zo dynamisch was.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Nie wyobrażaliśmy sobie, że pokrywa lodowa Antarktydy Zachodniej jest tak dynamiczna.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Nimeni nu își imaginase că banchiza Antarcticii de Vest era atât de dinamică.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Ninguém imaginava que o Manto de Gelo da Antártida Ocidental fosse tão dinâmico.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Non si immaginava che la Calotta Glaciale dell'Antartico Occidentale fosse così dinamica.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Personne n'imaginait que la glace de l'Ouest Antarctique était si dynamique.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Senki sem sejtette, hogy a nyugat-antarktikai jégtakaró változása ilyen dinamikus.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Tidak ada yang membayangkan bahwa lapisan es Antartika Barat sangat dinamis.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Κανείς δεν φανταζόταν ότι τα κομμάτια πάγου στη Δυτική Ανταρκτική είχαν τέτοια δυναμική.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Никой не предполагаше, че западно-антарктическото ледено покритие е толкова динамично.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.Никто не мог вообразить, что ледник в Западной Антарктике обладает такой динамикой.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.אף אחד לא תיאר לעצמו שיריעת הקרח של מערב אנטארקטיקה היא עד כדי כך דינמית.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.لم يتخيل أحد أن القطب الجنوبي الجليدي الغربي بهذه الديناميكية.
Hiç kimse güney kutbu buz tabakasının bu kadar dinamik olduğunu tahmin etmemişti.変化をしていたとは 何年間も一般的な学識は
Israr da etmemişti ama Bay Mohammed'den izin istemeye devam etti.그는 주장 하지 않았다, 하지만 그는 씨 무하마드에 게 계속
Israr da etmemişti ama Bay Mohammed'den izin istemeye devam etti.لم يصر، لكنه استمر يسأل السيد إليجاه محمد
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.A sua humanidade nunca nos interessa muito.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Az ő emberségük mintha nem igazán számítana nekünk.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Hun menselijkheid telde niet zo voor ons.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Ich człowieczeństwo nigdy nie zdaje się wiele dla nas znaczyć.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Ihre Menschlichkeit scheint uns nie viel zu bedeuten.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.그들의 인간애는 절대 우리에게 중요치 않은 것 같습니다.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.La loro umanità non sembra interessarci mai molto.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Leur humanité ne nous préoccupe pas tellement.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Nhân tính của họ có vẻ như chưa từng quan trọng với chúng tôi.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Su humanidad nunca parece importarnos mucho.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Umanitatea lor pare a nu conta prea mult pentru noi.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Их человечность никогда не имеет для нас особого значения.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Їхня людяність ніколи не має для нас особливого значення.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.Тяхната човечност като че ли никога не значи кой знае колко за нас.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.האנושיות שבהן לא הייתה עניין חשוב לנו.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.أن إنسانيتهن لا تهم لنا كثيراً.
Kadınların insanlığı bizim için çok şey ifade etmemiş.私がナイジェリアで育ったとき --
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenBănuielile lui nemeritate î-mi îndoiesc greutăţile
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenDobla mis problemas con sus preocupaciones y no merezco ninguno.
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenEr verdoppelt mein Schmerz mit seinen Kummern, wenn ich wirklich keine verdiene
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenHan gör min oro värre med sina bekymmer, det förtjänar jag inte.
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenIl augmente ma peine avec ses soucis, alors que je ne mérite certainement pas cela
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenIl renforce ma peine avec ses soucis alors que je ne mérite certainement pas cela
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenJeho obavy mě trápí dvojnásob, když si je jistě nezasloužím.
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenLàm trầm trọng thêm vấn đề của tôi bằng nỗi lo chàng trong khi chắc chắn, tôi chẳng đáng được gì.
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenLàm trầm trọng thêm vấn đề của tôi bằng nỗi lo người ấy trong khi chắc chắn, tôi chẳng đáng được gì.
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenMakes my troubles double with his worries when surely I ain't deservin' of none
Kendi dertlerimi ikiye katlıyor, hem de hiç birini hak etmemişkenMakes my troubles double with his worries when surely, I ain't deservin' of none