Sırf sinir etmemek için, ne çok bekler insan diğeri arasın diye.Wie oft wartet man drauf, dass sich der andere meldet, weil man selber nicht nerven will.
Öte taraftan "Umman İbadileri" kendilerinin Haricîler'in bir dalı oldukları savını kabul etmemektedirler.Jemandes Entschuldigungen nicht annehmen, der zugibt, dir Unrecht getan zu haben.
Fransa olaylardaki sorumluluğunu kabul etmemektedir.Frankreich werde dann ohne zu Zögern seine Pflicht tun.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Henry schafft es nicht, sich gegenüber seiner Frau durchzusetzen.
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Jedoch haben Arbeiten aus der Schweiz und Deutschland diese Ansicht nicht stützen können.
Müspet hareket etmek ve olumsuz hareket etmemek.So kannst Du Dich frei bewegen, ohne Dich unwohl zu fühlen.
Eğik yazılan ülkeler artık Avrupa Şampiyonası'nda mücadele etmemektedir.Im Einsitzer startete Hafner vorerst nicht bei Welt- und Europameisterschaften.
Gebelli Köyü ilköğretim okulu bulunmasına rağmen eğitime devam etmemektedir.Anders als der Sohn des Vermieters in der Bergbausiedlung weiß er, dass er nicht zum Gymnasium gehen wird.
Fakat çok otoriter tarihçiler bunu kabul etmemektedirler.Die meisten Zeitzeugen hatten daran keinen Zweifel.
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Ce n'est pas le cas en Allemagne ni en Suisse.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Tommy est obligé de lui donner ses pouvoirs afin d'éviter que Rita n’en profite.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.Mais les États-Unis ne les reconnaissent pas.
Müspet hareket etmek ve olumsuz hareket etmemek.Il s'agit alors de ne pas penser ni bouger.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Après avoir dit cela, il fut élevé pendant qu’ils le regardaient, et une nuée le déroba à leurs yeux.
Fakat çok otoriter tarihçiler bunu kabul etmemektedirler.Ces attributions ne sont pas reconnues par les historiens.
Ancak, bu jetler ışıktan hızlı hareket etmemektedir.Ils ne brillent cependant pas par leur vitesse.
Bilim çevreleri bu canlının varlığını kabul etmemektedir.L'existence de ces perceptions n'est pas reconnue par la communauté scientifique.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Los que iban con ropa de mujer se negaron a ir con las oficiales esa noche.
Picasso'nun yaşadığı şato ziyaretçi kabul etmemektedir.El País, El tipo al que Picasso dejó entrar.
Fakat çok otoriter tarihçiler bunu kabul etmemektedirler.Aunque algunos historiadores lo niegan.
Fakat Tukididis bu ikinci harekattan söz etmemektedir.Los oboes no intervienen a lo largo del segundo movimiento.
Karay Yahudiliği Rabinik Yahudiliği kabul etmemektedir ve din değiştirme konusunda kendi şartları vardır.El juego no tiene nada que ver con Rastan Saga disputa el cambio de título.
Fakat hiçbiri bu haccın son hedefinin Kudüs'e gitmek olduğunun açıkça belirtildiğini ifade etmemektedir.Ninguna de las fuentes de la época menciona plan alguno de ir a Jerusalén.
Yani tasvir etmemekte, buna karşılık öğeleri yan yana getirerek inşa etmektedir.Sin ayuda, deciden poner ellos mismos los fondos.
(Ayakta kalan yoktur) Hiçbir öğrenci birden fazla sandalye işgal etmemektedir.Ningún corredor ha sido capaz de imponerse en más de una ocasión.
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Alemania y Finlandia estuvieron de acuerdo con esta posición.
Karay Yahudiliği Rabinik Yahudiliği kabul etmemektedir ve din değiştirme konusunda kendi şartları vardır.L'ebraismo caraita non accetta l'ebraismo rabbinico e ha differenti requisiti di conversione.
Ancak herhangi bir çağdaş kayıt her iki isimden de söz etmemektedir.Tuttavia nemmeno i documenti d'epoca fanno distinzione tra i nomi dei due reggenti.
Kapıkulu askerleri zaten bu yeni akça ile ulufe almayı kabul etmemekteydiler.Le reti di distribuzione potrebbero rifiutarsi di aiutare il nuovo arrivato.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Ma questa non avrà successo su Jerry e scatterà invece su Tom.
Abby'den hoşlanmakta fakat bunu itiraf etmemektedir.Ama Isa, ma non lo ammette.
Ama diğer taraftan örtmeyen insanı da kötü kadın ilan etmemek gerekiyor."La superiorità degli uomini, paragonata alle donne, non può essere negata."
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Эта точка зрения не разделяется правительствами Германии и Швейцарии.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Прежде все трепетали перед ним и, завидев его, обращались в бегство.
20. yy. ikinci yarısında ve 21. yy. da Wolf-Ferrarı eserlerine dünya opera evleri rağbet etmemektedirler.В середине и второй половине XX века оперы Вольфа-Феррари практически не исполнялись.
Youtube'daki erişim engeli devam etmemektedir.НеслуЧАЙный разговор 1 на YouTube Неслучайный разговор.
Çoğu geleneksel Tevrat uzmanlığı Eyüp'ün varlığından şüphe etmemektedir.Многие современные исследователи ставят под сомнение сам факт существования Лао-цзы.
Ama tanrı yalan söylemeyeceği için kahinin sözlerinin doğruluğundan şüphe etmemek durumundadır.Он считал, что религиозные утверждения о существовании Бога не истинны и не ложны, а лишены значения.
Ancak köy halkı bunları tercih etmemektedir.Но не только ими славен этот город.
Ama tanrı yalan söylemeyeceği için kahinin sözlerinin doğruluğundan şüphe etmemek durumundadır.في حين يفيد قرن "الكلمة" باسم "الله" بأنّ الكلمة قد تجسدت من الله وليس من العدم.
Fakat eğitim öğretim devam etmemektedir.عدم وجود تعليم مستمر.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Aqueles vestidos de mulher naquela noite se recusaram a ir com as oficiais.
Afrika kıtasında seyahat düzenleyen bireysel gezginler de ülkede uzun süreli kalmayı tercih etmemektedir.Para acompanhar os brasileiros que cruzaram o continente não será preciso viajar tanto.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Você tem que jogar com o Jerry para escapar do Tom.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.E vieram seus servos e começaram a olhar, e eis que as portas do quarto do terraço estavam trancadas.
Buna zıt olarak Hindistan'da sekülerizm sözcüğü din ve devlet ayrılığını ifade etmemektedir.Isso ocorre porque na Islândia não há separação entre religião e estado.
Şu anda faaliyetine devam etmemektedir.Atualmente está inativa.
Bir daha bu görevde yer almamasına karar verildi (fakat bu onun başbakan olmasına engel teşkil etmemekteydi).Zij waarschuwde hem om een bepaald wandelpad niet te nemen.
Bu nedenle İttihat ve Terakki, Kâmil Paşa'dan haz etmemekteydi.Hij flatteerde niet en maakte geen onderscheid tussen de vrouw, de aarde of de aardappelen.
Çoğu geleneksel Tevrat uzmanlığı Eyüp'ün varlığından şüphe etmemektedir.De meeste filologen zien geen reden om het bestaan van een Arabische grondtekst te betwijfelen.
Onu rahatsız etmemek için su kıyısında yürürken iyi davranışlar sergilemek gerekir.Om te voorkomen dat de grond uitput zal men dat goed moeten dimensioneren.
Aminta bunu kabul etmemektedir.Amidala bała się jednak do tego przyznać.
Kabul: Düşüncelere izin vermek ve onlarla mücadele etmemek.To walka, a nie myśl.
Onu rahatsız etmemek için su kıyısında yürürken iyi davranışlar sergilemek gerekir.Mimo że dobrze nurkują, to, żeby woda nie wypierała ich na powierzchnię, muszą się czegoś przytrzymywać.
Öte taraftan "Umman İbadileri" kendilerinin Haricîler'in bir dalı oldukları savını kabul etmemektedirler.Zważaj na to, co ludzie czynią, a nie tylko na ich słowa, bo czyny zdradzą kłamstwo.
Kabul: Düşüncelere izin vermek ve onlarla mücadele etmemek.Svar: inte yttra oss om dem.
Bu değerlere internet bağlantı hızı da etki etmemektedir.Annars spelar beräkningshastigheten ingen roll.
Anlaşmayı imzalamayan Türkiye, anlaşmanın hükümlerini de kabul etmemektedir.De flesta av de medlemsstater som ännu inte hade godkänt fördraget avbröt sina ratificeringsprocesser.
Bu yüzden artık Mecnun sevdiğini kendinden dışarıda aramamaktadır, bu dünyayı onun yeri kabul etmemektedir.Han gillar inte kungen längre eftersom denne inte ger folket vatten.
Ama diğer taraftan örtmeyen insanı da kötü kadın ilan etmemek gerekiyor."Men den som inte bryr sig om sin kamrat är ännu värre skräp".