Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Men den mest oversete ressource for at få os til en bæredygtig energifremtid, findes ikke på dette dias.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok. O bu odada.A forrás, amit leginkább figyelmen kívül hagyunk a fenntartható energia keresésénél, nincs ezen a dián.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok. O bu odada.Avšak nejzanedbávanějším zdrojem, který nám může zajistit budoucnost udržitelné energie není na promítačce.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok. O bu odada.Ma la più sorvolata risorsa che ci può portare a un futuro sostenibile, non è su questa slide.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok. O bu odada.Но най-пренебрегваният източник, който може да ни отведе до устойчиво енергийно бъдеще, не е на този слайд.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Pero el recurso más ignorado para alcanzar un futuro de energía sostenible, no está en esta diapositiva.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Но самый недооценённый источник, ведущий к энергетически устойчивому будущему, — не на этом слайде.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.אבל המשאב הכי מוזנח, כדי להביא אותנו לעתיד שנוכל להתקיים בו, לא על השקף הזה.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.و لكن أفضل الموارد التي نغض الطرف عنها و التي ستأخذنا إلى مستقبل الطاقة المستدامة، ليس في تلك الشريحة
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.持続可能なエネルギー源は このスライドにはありません それはこの会場にいる 皆さんあり 私なのです
Ama zihinlerimiz hala bu fikirlerle hipnotize edilmiş halde. Bu fikirlerden kendimizi azat etmemiz gerek.Nhưng bộ óc chúng ta vẫn bị chúng thôi miên. và chúng ta phải giải phóng mình khỏi những ý nghĩ đó.
Ama zihinlerimiz hala bu fikirlerle hipnotize edilmiş halde. Bu fikirlerden kendimizi azat etmemiz gerek.Но эти идеи всё ещё сковывают наши умы, и задача — избавиться от некоторых из этих пут.
Ancak benim dini içtenliğim, gördüklerimi göz ardı etmemi sağlamıştı.그것은, 하지만 내 종교 성의 현실의 내 마음에서 그것을 차단 했다.
Ancak bizim şuan müdahale etmemizin sebebi, dilin hala sağlam bir temelde olmasıdır.È in declino, ma ha ancora una solida base, ed è per questo che stiamo cercando di intervenire.
Ancak bizim şuan müdahale etmemizin sebebi, dilin hala sağlam bir temelde olmasıdır.Έτσι είναι σε κατάσταση παρακμής, αλλά εξακολουθεί να έχει μια σταθερή βάση, γι' αυτό και παρεμβαίνουμε τώρα.
Ancak bunu yaparken dikkat etmem gereken bir nokta var.لكننا سنقوم بتجميعها، اذاً يقع على جانب شيئ ما
Ancak bunu yaparken dikkat etmem gereken bir nokta var.共通因子を持つようにします。
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Ale jeśli patrzysz na to, 72 wygląda na bardzo bliskie przybliżenie.
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Ale pokud se podíváte na tohle, 72 vypadá jako docela dobrý odhad.
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Nhưng nếu bạn nhìn kỹ, 72 có vẽ là một ước lượng tốt cho mọi phân lời.
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Αν το δείτε έτσι, το 72 μοιάζει με μία πολύ καλή προσέγγιση.
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Ale musimy kontynuować tą podróż, i musimy powiedzieć ludziom, musimy udowodnić, że to się uda."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."De folytatnunk kell az utunkat, és el kell mondani az embereknek, és be kell bizonyítanunk hogy működhet!"
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."그래도 우린 반드시 이 여정을 계속해야해, 그리고 사람들에게 전해야해, 그리고 이 날의 진가를 입증해보이겠어." 라고 생각했죠.
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Maar wij moeten deze reis voortzetten, en we moeten het de mensen vertellen, en bewijzen dat het kan werken."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Ma dobbiamo continuare questo percorso, e dobbiamo dirlo alla gente, e dobbiamo provare che funziona."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Mas temos de continuar esta jornada, e temos de dizer às pessoas, e temos de provar que ele pode funcionar."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Musíme to šířit mezi lidmi a musíme dokázat, že to může fungovat."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Pero tenemos que continuar este viaje y tenemos que contarle a la gente y demostrar que puede funcionar".
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Toda nadaljevati moramo to potovanje in povedati ljudem in dokazati, da lahko deluje."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Значит, мы должны продолжать работу, должны рассказывать людям, должны доказать, что всё получится".
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Нам слід продовжувати свій шлях, розповісти людям про цей день, і довести, що він існує не даремно".
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."Но трябва да продължим този път и да кажем на хората за него, и трябва да им докажем, че това работи".
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."אבל אנחנו חייבים להמשיך במסע, ואנחנו חייבים להגיד לאנשים, ואנחנו חייבים להוכיח שהוא יכול לעבוד."
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."ولكن علينا المضي قدما بهذه الرحلة وعلينا ابلاغ الناس وعلينا الاثبات لهم بانه يمكن تحقيقه
Ancak bu yolculuğa devam etmemiz ve insanlara anlatmamız, ve bunun işe yarayacağını kanıtlamamız gerekiyor."平和の日のことを人々に語りかけ うまく行くことを証明しなくてはならない」 私は疲れきってニューヨークを離れましたが
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Devo accettare il fatto che non ci sono utilizzatori stupidi, che ci sono solo prodotti stupidi.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Es gibt keine dummen Benutzer, nur dumme Produkte.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Ik moet accepteren dat er geen domme gebruikers zijn, dat er alleen maar domme producten zijn.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Je dois accepter qu'il n'y a pas d'utilisateur idiot, qu'il y a seulement des produits idiots.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Jeg må acceptere, er der ingen dumme brugere at er der kun dumme produkter.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.어떤 사용자도 바보스러운게 아니고 바보같은 제품만 있을 수 있다고 받아들여야만 합니다.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Musím si říct, že hloupý uživatel neexistuje, pouze hloupé produkty.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Tengo que aceptar que no hay usuarios tontos, que sólo hay productos tontos.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Tenho que aceitar que não existem utilizadores burros, que há somente produtos burros.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Tôi phải chấp nhận rằng không hề có những người dùng ngu ngốc. mà chỉ có những sản phẩm ngu ngốc thôi.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Trebuie să accept că nu există utilizatori proşti, ci doar produse proaste.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Zrozumieć, że nie ma głupich użytkowników, tylko głupie produkty.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Πρέπει να αποδεχτώ ότι δεν υπάρχουν ανόητοι χρήστες, υπάρχουν μόνο ανόητα προϊόντα.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Трябва да приема, че няма глупави потребители, има само глупави продукти.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.Я должен осознать, что нет глупых пользователей, есть только глупые продукты.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.אני צריך לקבל את העובדה שאין כזה דבר משתמשים טפשים, יש רק מוצרים טפשיים.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.يجب أن أتقبل أنه لا يوجد مستخدم غبي، يوجد فقط منتجات غبية.
Aptal kullanıcıların olmadığını, sadece aptal ürünlerin olduğunu kabul etmem gerekiyor.あるのは間抜けな製品だけだと 考えなければなりません 自らに厳しい質問を 投げかけねばなりません
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.Chúng tôi bỏ đi phong cảnh và dựng lại địa hình.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.Deci, ne-ar lua peisajului şi ne-ar construi topografie.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.Dus we namen het landschap en we bouwden de topografie op.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.그래서 기본적인 전경 위에 지형을 추가하고
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.Nous avons pris le paysage et en avons construit la topographie.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu.Quindi abbiamo preso il paesaggio e abbiamo ricostruito la topografia.