Ana içeriğe geç
Sözlük

etmem ile cümle

etmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Och saken är den att om de inte är skadliga, så bör de inte helt avfärdas.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Se non sono dannose, non devono essere scartate completamente.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Și chestia e că, dacă nu sunt dăunătoare, nu sunt de lăsat deoparte în totalitate.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Y el asunto es que, si no son dañinas, no deben ser completamente descartadas.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Και το θέμα είναι πως, αν δεν είναι επιβλαβείς, δεν μπορούν να απορριφθούν εντελώς.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Дело в том, что, если они не наносят вреда, их нельзя полностью отвергать.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.И ако те не са вредни, те не трябва напълно да се пренебрегват.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.והדבר כאן הוא שאם הם לא מזיקים, אז אין דבר בשמיטתם.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.و الامر هو انه اذا كانت غير مؤذية فلا يجب ان ترفض;
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.完全に無視はできないのです 私が実践したしきたりですが
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.還有的是,就算那些力量不是有害的, 他們不可以完全去除的。
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Ali Gideon jim reče: Ne bodem vam vladar, tudi sin moj vam ne bode vladar; GOSPOD vam bodi vladar.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Gideão, porém, lhes respondeu: Nem eu dominarei sobre vós, nem meu filho, mas o Senhor sobre vós dominará.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››기드온이 그들에게 이르되 내가 너희를 다스리지 아니하겠고 나의 아들도 너희를 다스리지 아니할 것이요 여호와께서 너희를 다스리시리라
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Maar Gideon antwoordde: "Noch ik, noch mijn zoon zullen uw leider zijn. De HERE is uw Leidsman!
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Ma Gedeone rispose loro: «Io non regnerò su di voi né mio figlio regnerà; il Signore regnerà su di voi»
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Men Gideon svarede dem: "Hverken jeg eller min Søn vil herske over eder; HERREN skal herske over eder!"
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Sahut Gideon, "Tidak. Saya tidak akan menjadi pemimpinmu; anak saya pun tidak. Tuhanlah pemimpinmu.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››А Гедеон каза: Нито аз ще владея над вас, нито синът ми ще владее над вас; Господ ще владее над вас.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Гедеон сказал им: ни я не буду владеть вами, ни мойсын не будет владеть вами; Господь да владеет вами.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››ויאמר אלהם גדעון לא אמשל אני בכם ולא ימשל בני בכם יהוה ימשל בכם׃
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››فقال لهم جدعون لا اتسلط انا عليكم ولا يتسلط ابني عليكم. الرب يتسلط عليكم.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››基 甸 說 、 我 不 管 理 你 們 、 我 的 兒 子 也 不 管 理 你 們 . 惟 有 耶 和 華 管 理 你 們
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››基甸說 、 我 不 管理 你 們 、 我 的 兒子 也 不 管理 你 們 . 惟有 耶和華 管理 你 們
Ama kabul etmem.Aber ich glaube nicht daran.
Ama kabul etmem.Ale "nezožeriem" ju.
Ama kabul etmem.Ale nie podzielam tych odczuć.
Ama kabul etmem.Dar nu accept.
Ama kabul etmem.De én nem veszem be.
Ama kabul etmem.하지만 저는 그럴 수 없습니다.
Ama kabul etmem.Maar ik accepteer het niet.
Ama kabul etmem.Ma non ci casco.
Ama kabul etmem.Nhưng tôi không tin là thế.
Ama kabul etmem.Pero no me lo creo.
Ama kabul etmem.Αλλά ευχαριστώ, δεν θα πάρω.
Ama kabul etmem.Но не го купувам.
Ama kabul etmem.Понимаю, но не разделяю.
Ama kabul etmem.אבל אני לא מקבל זאת.
Ama kabul etmem.ولكن أنا لا أقبل ذلك.
Ama kabul etmem.これは解決可能な問題なのです
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Aucune espèce pédatrice ne nous envahira.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Doch sie ziehen es vor im Hintergrund zu bleiben, um sich nicht in unseren freien Willen einzumischen.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Ze waren hier om ons te beschermen. Zij hebben de Aarde al millennia lang bezocht.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar.Но они предпочитают оставаться в тени чтобы не вмешиваться в нашу свободу воли.
Ama özgür seçimimize müdahale etmemek için arkaplanda kalmayı tercih ediyorlar..הם כבר הגנו עלינו כאן
Ama sakallar bir şey ifade etmemeli ve teröristler ile bağdaştırılmamalı.Mais une longue barbe ne veut rien dire, ou du moins ne devrait pas être signe de terrorisme.
Ama sakallar bir şey ifade etmemeli ve teröristler ile bağdaştırılmamalı.Pero las barbas largas no son algo que esté ligado a los terroristas.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.Jeśli to jest dzisiaj, nie dyskontujemy nic.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.Jos se on tänään, et diskonttaa sitä.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.Nếu nó là ngày hôm nay,bạn không chiết khấu nó. vì vậy, tôi làm rõ rằng.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.Pokud je to dnes, nebudete to diskontovat.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.Se for hoje, você não desconta.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.Αν επρόκειτο για σήμερα δεν θα το προεξοφλούσαμε.
Ama şu andan bahsediyorsak, bugün ise, iskonto etmemize gerek yok.一応、それを明らかにしておきます。
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Aber die wichtigste Quelle für eine nachhaltige Energiezukunft steht gar nicht da oben.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Ale najviac ignorovaný zdroj ako sa dostať k udržateľnej energii v budúcnosti, nie je na tomto slide.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Dar resursa cea mai neglijată ce ne poate duce spre un viitor sustenabil, trecută cu vederea, nu e în imagine.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Et c'est à la fois fantastique et essentiel.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.하지만 가장 간과된 자원들 중 우리에게 지속가능한 에너지 미래를 선서할 것들은, 이 슬라이드에 있지 않습니다.
Ama sürdürülebilir kaynağı elde etmemiz için gözden kaçan şey bu slaytta yok.Mas, o recurso mais ignorado que nos conduzirá a um futuro energético sustentável, não está neste diapositivo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod