Ana içeriğe geç
Sözlük

etmem ile cümle

etmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kardeşler kavga etmemelidir.Брати не повинні сваритися.
Kardeşler kavga etmemelidir.Сестри не повинні сваритися.
Nasıl yardım etmemizi önerirsin?Як ти радиш нам допомогти?
Seninle dans etmemi gerçekten istiyor musun?Ти й дійсно хочеш, щоб я з тобою танцював?
Fakat Cole ve arkadaşları herhangi bir kanunu ihlal etmemişlerdi.Ovšem Cole a jeho společníci neporušili žádný zákon.
Bu tesir, şu halk deyişinde hâlâ işitilebilir: "Musa'dan Musa'ya , başka Musa zuhur etmemiş" (bknz.I zavolal na něho Bůh zprostředku keře: „Mojžíši, Mojžíši!“ Odpověděl: „Tu jsem.“ Řekl: „Nepřibližuj se sem!
Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir.Hodně dětí, které ho znalo, si jeho koktavost pamatovalo, zatímco hodně dospělých si jí nevšimlo.
Fark etmemişiz.Všimli jsme si .
Ama Cavaliers'lı oyuncular daha pes etmemişlerdi.Účinkující herci to ovšem nevzdali.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.Vždycky mě hrozně štve způsob, jakým hraješ.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Téměř deset let vůbec nevycházel z domu.
Sağlıklı yaşam için yapılan spor insan sağlığını tehdit etmemelidir.Oblast, v které je pracovník nucen vykonávat práci, nesmí ohrožovat pracovníkovo zdraví.
Ancak buna kimse iltifat etmemişti.Nikdo mě ale nehonil.
Gruptan şarkıyı uzatmalarını istemiş ama kabul etmemişler.Navrhl, aby kapela pokračovala bez něj, ale ostatní odmítli.
Ancak Çin'in tahmin ettiği bu tür büyümeyi hiç kimse muhafaza etmemişti.Nedalo se očekávat nic jiného než porážka Číny.
Hâlbuki ihanet etmemiştir.Nikoho nezradila.
Kulüp, 2010 yılından beri amatör liglerde mücadele etmemekte.Od roku 2010 hraje jenom v amatérských ligách.
Devlet ekonomik hayata müdahale etmemelidir.Ekonomie státních zásahů.
Bu değerlere internet bağlantı hızı da etki etmemektedir.Rychlost internetu to příliš neovlivní.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Podávání léků samotné postižení chlopní nevyléčí.
Max Payne 'in Dreamcast uyarlama planları vardı, fakat konsolun devam etmemesinden dolayı iptal etmişlerdir.Existovaly také plány pro port na Dreamcast, byly ale zrušeny z důvodu ukončení konzole.
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.S tím, co se stalo Sáře, se nikdy nesmířil.
Ancak Fransa iddiaları kabul etmemiş ve konunun tarihçilere bırakılması gerektiğini öne sürmüştür.Nebyl si jist, zda na ni má přistoupit, ale nechal se tradicionalisty přesvědčit.
Hareket etmem gerek.Potřebují pohyb.
Yarışmayı Kylie Bisutti kazanmıştır fakat daha sonradan mankenliğe devam etmemiştir.Podařilo se to Gabriele Koukalové, i když se její vítězství nerodilo lehce.
"Almanlar, bizim eski sınırı geçip Leningrad yönünde taarruza devam etmemizi istediler.Zde se finská vojska zastavila na staré hranici a odmítla i přes německé výzvy postupovat na Leningrad.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.Nezakazují pití alkoholu.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Obținem o contradicție.
"Almanlar, bizim eski sınırı geçip Leningrad yönünde taarruza devam etmemizi istediler.Germanii încercau să ne facă să traversăm veche frontieră și să continuăm ofensiva spre Leningrad.
Hareket etmem gerek.Trebuie să mișc.
Hofmann bu iki kategori arasındaki ayrıma dikkat etmemiş olabilir.La acea vreme însă Hofman nu putea face distincția între cele 2 clase de compuși.
Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım.Nu eram deloc curios cine era, ci mai degrabă am luat-o imediat ca atare.
Nasyonal sosyalizm, Goethe’yi pek ifade etmemiştir.În timpul național-socialismului, naziștii au pomenit puțin de Goethe.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Echipamentul nu trebuie să pună în pericol jucătorii.
Abby'den hoşlanmakta fakat bunu itiraf etmemektedir.Ea îl place pe Buster, dar nu o recunoaște.
Telif haklarını da ihlal etmemek adına bu isimdeki bir harfi değiştirerek Susperia haline getirdiler.Pentru a nu crea confuzie și-au schimbat numele în Cascada.
Gruptan şarkıyı uzatmalarını istemiş ama kabul etmemişler.I-am rugat să aprindă lumina, dar nu au dorit.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.E păcat că nu poți face în așa fel încât astfel de evenimente nefericite să nu aibă loc.
"Müziği asla terk etmem.Dar niciodată nu voi cânta house.”
Fakat bu durum bazı sanatçıları memnun etmemiştir.Totuși, condițiile de lucru nu l-au satisfăcut pe artist.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Intenția redactorilor era de a nu aparține niciunui grup politic sau orientări ideologice.
Aslında Tavşanı Seviyordur Ama Daha Çok Belli Etmemeye Çalışır.El vrea doar să ajute dar defapt mai rău face.
Bakmayarak ki, o ikisi bu hadisi nakl etmemişler.”El nu a marcat în aceste două goluri.
Bisikleti tamir etmem istendi.Am fost rugat să repar bicicleta.
Bisikleti tamir etmem istendi.Mi s-a cerut să repar bicicleta.
Dikkat etmeme eğilimin var.Ai tendința de a nu acorda atenție.
Tom bize endişe etmememizi söyledi.Tom ne-a spus să nu ne îngrijorăm.
Burs çalışmalarıma devam etmemi mümkün kıldı.Bursa a făcut posibilă continuarea studiilor mele.
Swindon ise daha önce hiç en üst düzey futbol liginde mücadele etmemişti.A Swindon korábban soha nem játszott a legmagasabb osztályban.
Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım.Egyáltalán nem voltam arra kíváncsi, ki ő, de egyszerre csak érdeklődni kezdtem.
Veya gerçekten dans etmemizi sağlayacak bir sonraki 'Just Dance'i." yorumunda bulundu.Vagy akár a következő Just Dance-t, hogy igazán táncolni támadjon kedvünk.”
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Innen nyerjük az ellentmondást.
Muharebe savaşın sonucuna etki etmemiştir.A csata nem volt hatással a háború menetére.
Eşini özlemekte fakat eşi kendisini ziyaret etmemektedir.Hazaviszi, ám felesége ezt nem nézi jó szemmel.
Jim Brooks, Fox kanalıyla yaptığı sözleşmede kanalın şovun içeriğine müdahale etmemesi koşulunu kabul ettirdi.Jim Brooks tárgyalt egy olyan szerződésről a Foxszal, mely szerint az nem szólhat bele a műsor tartalmába.
Başka hiç kimsenin müziğine tercih etmem."Nem kell mindig mindenki zenéjéért rajongani.”
Eller hareket etmemelidir.Az ízületet nem szabad mozgatni.
Bu durum basit bir olasılık hesabıyla hareket etmemize imkân sağlar.Az egyszerűség kedvéért itt csak néhány valószínűséget adunk meg.
Fransa olaylardaki sorumluluğunu kabul etmemektedir.Mindezidáig Magyarország nem válaszolt Franciaország kéréseire az ügyben.
Sayılı filmde rol aldığından çok fazla kitleye hitap etmemiş, halk arasında bilinmemiştir.Szereplése, nem sokat takaró fellépőruhái megosztotta a közönséget.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod