Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.Mais les États-Unis ne les reconnaissent pas.
Müspet hareket etmek ve olumsuz hareket etmemek.Il s'agit alors de ne pas penser ni bouger.
Bobby, Castiel'i dinleyip diz çöktü ve "Böyle iyi mi yoksa secde etmemizi mi istersin?" dedi.Cao Cao se met à rire et dit : "Vous désirez voir à quoi je ressemble?
Oyunda her zamanki gibi Batman dünyasının azılı suçluları ile mücadele etmemiz gerekiyor.Au cours du jeu, des boss doivent régulièrement être affrontés, généralement d'anciens ennemis de Batman.
Başka hiç kimsenin müziğine tercih etmem."La musique ne me plaît pas ».
Devlet ekonomik hayata müdahale etmemelidir.L'État cesse d'intervenir dans l'économie nationale.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Après avoir dit cela, il fut élevé pendant qu’ils le regardaient, et une nuée le déroba à leurs yeux.
Bu konuda yardım etmemi istedi.Il lui demande alors de l'aider.
Şehri terk etmemiş olanlar evlerinde salgının bitmesini beklemeye başladı.Des gens qui abandonnaient la ville mirent leur maison à sa disposition.
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.Partout où il est passé, Clough n’a jamais laissé personne indifférent.
Rok pozisyonunda bulunan piyonlar, mümkün olduğunca hareket etmemiş olmalıdır.En une semaine les fans ont rendu l'impossible possible.
Ancak ailesi orada yaşamayı kabul etmemiş.Ses parents n'acceptent pas sa transition.
Hâlbuki ihanet etmemiştir.Ne jamais trahir.
1917 Ekim Devrimi’nden sonra, birçok arkadaşının aksine, yurdunu terk etmemiştir.Après la Révolution de 1917, il n'émigre pas comme son frère et un grand nombre de ses amis.
Fakat çok otoriter tarihçiler bunu kabul etmemektedirler.Ces attributions ne sont pas reconnues par les historiens.
Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım.Je ne sais pas ce qu'il avait, mais ç'a été la dernière fois que j'ai fait appel à lui.
Ayrıca bu sözleşmeyi imza etmemiş ülkeler hükümler tarafından bağlanmamaktadır.Autrement dit, même l'époux qui n'a pas contracté est engagé par le contrat.
Ancak buna kimse iltifat etmemişti.Bien entendu, personne ne s'y risqua.
Ancak, bu jetler ışıktan hızlı hareket etmemektedir.Ils ne brillent cependant pas par leur vitesse.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Gerbert n'est pas indifférent aux appels de Charles.
Bilim çevreleri bu canlının varlığını kabul etmemektedir.L'existence de ces perceptions n'est pas reconnue par la communauté scientifique.
Her zaman benim ona yardım etmemi bekler.Ella siempre espera que yo la ayude.
Anneme yardım etmem gerekiyor.Tengo que ayudar a mi madre.
Benden sana yardım etmem rica edildi.Me han pedido que te ayude.
Oraya yalnız gitmeyi tercih etmem.Prefiero no ir allí solo.
Lütfen yarın ona telefon etmemi hatırlat.Por favor, recuérdame que le llame mañana.
Bugün büyük babamı ziyaret etmemelisin.No deberías visitar a mi abuelo hoy.
Benim dans etmemi istedi.Me pidió que bailara.
Tom yardım etmemi istedi.Tom me pidió ayuda.
Tom sana yardım etmemi istedi.Tom quería que yo te ayudara.
Sana yardım etmeme izin vermeliydin.Deberías permitir que te ayude.
Buraya park etmemeliyiz.No deberíamos aparcar aquí.
Sana yardım etmeme izin vermek zorundasın.Tienes que dejar que yo ayude.
Lütfen sana yardım etmemize izin ver.Por favor, deja que te ayudemos.
Umarım kimse seni takip etmemiştir.Espero que no te haya seguido nadie.
Çok fazla şikayet etmemeye çalışıyorum.Intento no quejarme demasiado.
Burayı terk etmemizin vakti geldi.Ha llegado el momento de irnos de aquí.
Neden sana yardım etmemi istemiyorsun?¿Por qué no quieres que te ayude?
Bana bakan adamı fark etmemiştim.No me había dado cuenta del hombre que me estaba mirando.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Los que iban con ropa de mujer se negaron a ir con las oficiales esa noche.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Se busca llegar a una contradicción.
Liechtenstein Futbol Federasyonu bir lig organize etmemiştir.Notas La Asociación de Fútbol de Liechtenstein no organiza ninguna liga local.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.No dejes que tome alcohol».
Hareket etmem gerek.Me muevo.
Sanki bir çanta dolusu parayla orada oturuyordum ve kimse gelip de almaya tenezzül etmemişti.Sentí como si tuviera bolsas con dinero y nadie las tomara.
(Di Luna:E vivo ancor! - "Ama benim hayata devam etmem gerek!").Locuciones: (5) En mi vida: En mi vida iré (equivale al adverbio jamás).
Fakat, halk bunu kabul etmemiştir.El público no lo consintió.
Devlet ekonomik hayata müdahale etmemelidir.No se interrumpe la actividad profesional del deudor.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.«"Jamás me avergüenzo de donde vengo.
Ama bunun ortak bir tuvalet olduğunu fark etmemiştir.Me refiero a que no hemos mostrado todo el baño .
Picasso'nun yaşadığı şato ziyaretçi kabul etmemektedir.El País, El tipo al que Picasso dejó entrar.
Bu alınan kararlar Liberalleri hiç memnun etmemişti.Por alguna razón, a los berlineses simplemente no les importaba.
Tek şartları okuldaki derslerime dikkat etmemdi.Yo no prestaba atención en clase.
Salih, teklifi kabul etmemizi rica etti.Li Mei no tuvo más opción que aceptar la oferta.
Fakat çok otoriter tarihçiler bunu kabul etmemektedirler.Aunque algunos historiadores lo niegan.
Fakat Tukididis bu ikinci harekattan söz etmemektedir.Los oboes no intervienen a lo largo del segundo movimiento.
Veto (Latince veto = yasaklıyorum), kabul etmeme veya reddetme.Las únicas posibilidades es votar a favor, en contra o abstenerse.
Sadece bir olan Allah'a inanmak aynı zamandan diğer tanrıları kabul etmemeyi zorunlu kılar.Así, si uno cree en un solo Dios, éste tiene que contener a ambos.
Ölümüne ne kadar üzüldüğümü ifade etmem güç.Estoy seguro de que puedes imaginar lo mucho que lo siento.
Corleone'ye düşmanlığını açıkça belli etmemiştir.No puede creer lo que le sucedió a Arnold.