Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Was ich selbst mit grosser Abscheu zugeben musste, war, dass ich es verstehe.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Wat ik tegenover mezelf moest toegeven, met grote weerzin, was dat ik het begreep.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Αυτό που έπρεπε να παραδεχτώ στον εαυτό μου, με μεγάλη απέχθεια, ήταν ότι το καταλαβαίνω.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Але з великою неприємністю я повинна визнати, що я розумію все це.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Онова, което трябваше да призная пред себе си, с огромно отвращение, бе, че го схващам.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Я должна признаться себе, с великим неприятием, что понимаю всё это.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.הדבר שנאלצתי להודות בו לעצמי, תוך תחושת דחייה קשה, היה שאני מבינה את זה.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.الشئ الذي يجب أن أعترف به لنفسي، مع اشمئزاز شديد أنني أصبت به.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.この光景を理解できるということを 認めざるを得ませんでした なぜこんなことが起こるのか分かっていました
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?De ce ar trebui sa-l predea la altcineva?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Dlaczego ona oddać go do kogoś innego?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Hvorfor skulle hun udlevere dem til andre?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?왜 그녀는 다른 사람에게 넘겨해야합니까?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Mengapa ia harus menyerahkannya kepada orang lain?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Miért kellene átadja másnak?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Miksi hänen pitäisi se luovuttaa kenellekään?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Perché avrebbe dovuto consegnarlo a qualcun altro?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Pourquoi devrait-elle remettre à quelqu'un d'autre?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Prečo by mala odovzdať niekomu inému?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Proč by měla předat někomu jinému?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Tại sao cô ấy nên trao cho bất cứ ai khác?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Varför skulle hon lämna över det till någon annan?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Waarom zou ze overhandigen aan iemand anders?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Warum sollte sie überlassen Sie es jemand anderes?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Zakaj bi ji jo izroči kdo drug?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Γιατί θα πρέπει αυτή να παραδώσει σε κανέναν άλλο;
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Защо трябва тя да я предаде на някой друг?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Почему она должна передать его кому-либо еще?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?Чому вона повинна передати його кому-небудь ще?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?למה היא צריכה למסור אותו למישהו אחר?
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?ولماذا هي تسليمها لشخص آخر؟
Neden o başkasına onu teslim etmeliyim?彼女は、彼女自身の後見人が信用できる
Notasyona dikkat etmeliyim.Chcę być dokładny w moim zapisie.
Notasyona dikkat etmeliyim.Eu quero ser cuidadoso na minha notação.
Notasyona dikkat etmeliyim.اريد ان اكون حذراً بالرموز التي استخدمها
Olanaksız. Ama Viktoryan standartlarını takip etmeliyim.30点では落第です
Olanaksız. Ama Viktoryan standartlarını takip etmeliyim.말도 안돼죠. 하지만 저는 빅토리아 시대의 표준을 따라야 합니다.
Olanaksız. Ama Viktoryan standartlarını takip etmeliyim. Yüzde otuz başarısızlık demektir.Ale zgodnie z wiktoriańskimi zasadami, 30% to egzamin oblany.
Olanaksız. Ama Viktoryan standartlarını takip etmeliyim. Yüzde otuz başarısızlık demektir.De a viktoriánus mérce szerint 30% az elégtelen.
Olanaksız. Ama Viktoryan standartlarını takip etmeliyim.זה היה אבסורד. אבל הייתי חייב לפעול לפי הנורמה הויקטוריאנית.
Olanaksız. Ama Viktoryan standartlarını takip etmeliyim.غير معقول. و لكن كان على ان اتبع المقياس الفكتوري.
Öyleyse ona teşekkür etmeliyim.Dans ce cas, je dois, moi aussi, lui présenter mes remerciements.
Öyleyse ona teşekkür etmeliyim.Nie ma potrzeby siê denerwowaæ. Mam jej coœ do powiedzenia.
Öyleyse ona teşekkür etmeliyim.Её я тоже имел в виду.
Öyleyse, Seol'un odasını kontrol etmeliyim.Akkor most jól meg kell néznem Seol szobáját.
Öyleyse, Seol'un odasını kontrol etmeliyim.Τότε, θα πρέπει να ελέγξω το δωμάτιο της Σεολ.
Öyleyse, Seol'un odasını kontrol etmeliyim.اذن يمكنني ان اطرد سول من غرفتها
O zaman,seçeneğim kalmadı.Ya sevgimi ya da gücümü kullanarak Seni kendime aşık etmeliyim.Či už láskou alebo silou, musíš ma milovať.
O zaman,seçeneğim kalmadı.Ya sevgimi ya da gücümü kullanarak Seni kendime aşık etmeliyim.J'utiliserais mon amour et ma force, pour que vous m'aimiez.
O zaman,seçeneğim kalmadı.Ya sevgimi ya da gücümü kullanarak Seni kendime aşık etmeliyim.Om det är att använda kärlek eller styrka, så måste jag få dig å älska mig.
O zaman,seçeneğim kalmadı.Ya sevgimi ya da gücümü kullanarak Seni kendime aşık etmeliyim.Se devo usare l'amore o la forza per farti innamorare di me.
O zaman,seçeneğim kalmadı.Ya sevgimi ya da gücümü kullanarak Seni kendime aşık etmeliyim.Чрез любовта си или силата си, но ще те накарам да ме обикнеш.
Sanırım gitmeli... ...ve Yuk Gae Jang servisine yardım etmeliyim.Νομίζω ότι θα πρέπει να πάω από 'κει και να φτιάξω λίγη σούπα.
Sanırım gitmeli... ...ve Yuk Gae Jang servisine yardım etmeliyim.اعتقد انه علي الذهاب ومساعدتها
Seni kendime aşık etmeliyim.Aku harus membuatmu cinta kepadaku.
Seni kendime aşık etmeliyim.Anh phải khiến em yêu anh.
Seni kendime aşık etmeliyim.Ik moet jou van mij laten houden.
Seni kendime aşık etmeliyim.Muszę sprawić, że mnie pokochasz
Seni kendime aşık etmeliyim.Sei es durch Liebe oder Stärke... ...ich werde dich dazu bringen, nur mich zu lieben.
Seni kendime aşık etmeliyim.Trebuie sa te fac sa ma iubesti.