Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeliyim ile cümle

etmeliyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İtiraf etmeliyim ki tıp konusunda uzmanlaşmış alkahestry ile ilgileniyorum.Minua kyllä kiinnostaa lääketieteellinen alkahestry.
İtiraf etmeliyim ki tıp konusunda uzmanlaşmış alkahestry ile ilgileniyorum.Muszę przyznać, że interesuje mnie ta medycznie ukierunkowana alkahestria.
İtiraf etmeliyim ki tıp konusunda uzmanlaşmış alkahestry ile ilgileniyorum.Però devo ammettere che mi interessa questa alkahestry applicata alla medicina.
İtiraf etmeliyim ki tıp konusunda uzmanlaşmış alkahestry ile ilgileniyorum.Παραδέχομαι, όμως, ότι με ενδιαφέρει η αλκαεστρία που βασίζεται στην ιατρική.
İtiraf etmeliyim ki tıp konusunda uzmanlaşmış alkahestry ile ilgileniyorum.Но должен признать, что меня заинтересовала эта медицинская алкагестрия.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında. Bir dakika.Moraš priznati, da takrat ni bilo ravno lahko.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.Iemand moet het toelaten, het kan enigszins moeilijk zijn om tijden op te sporen.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.Jedno musím uznat, mohlo to být ponìkud tìžké to najít obèas.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.Ta phải thừa nhận, nó có thể được phần nào khó khăn để xác định vị trí ở lần.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.Trebuie să recunosc, poate fi dificil de găsit uneori.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.Uno debe admitir que a veces hay dificultades para mantenerse.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.Πρέπει να παραδεχτώ, είναι δύσκολο να την βρεις ορισμένες φορές.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Be kell vallanom, én is egy voltam közülük.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Debo admitir que yo solía ser así.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Devo ammetterlo, ero uno di loro.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Jag måste erkänna att jag var en av dem.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.J'avoue que j'étais comme ça.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Jeg må indrømme, at jeg selv engang var én af dem.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.물론 저도 그런 아이들 중 한 명이었구요.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Musím priznať, že aj ja som býval jedným z nich.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Přiznávám, býval jsem jedním z nich.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Przyznaję, że kiedyś sam byłem takim dzieckiem.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Saya akui, saya pernah seperti itu.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Täytyy myöntää, että minäkin olin yksi heistä.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Tenho que confessar que eu era um deles.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Toegegeven, vroeger was ik net zo.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Tôi cũng phải thừa nhận rằng, tôi đã từng là một trong số đó.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Trebuie să recunosc, obişnuiam să fiu unul din ei.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Zugegeben, auch ich war so ein Kind.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Πρέπει να ομολογήσω, ότι υπήρξα ένα από αυτά.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Должен признаться, что я был одним из них.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Трябва да призная, че и аз бях едно от тях.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.Я повинен зізнатися, я був одним з них.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.עלי להודות שפעם הייתי כזה.
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.ويجب ان اعترف .. انني كنت كذلك ..
Kabul etmeliyim ki, ben de onlardan biriydim.そのころ 私は食べ物は自然の小さな牧場
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Mas devo admitir que conseguiram aqui um belo número.
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Men jag erkänner att ni har gjort ett ganska rejält jobb här...
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Men jeg indrømmer, at I har gjort et ret godt stykke arbejde her ...
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Muszę jednak przyznać, że nieźle tu narozrabialiście.
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Myönnän, että olette tehneet selvää jälkeä-
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Però devo ammettere che qua fuori avete fatto un bel casino.
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Pero tengo que admitir que estoy impresionada.
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Ωστόσο, παραδέχομαι ότι τα καταφέρατε καλά εδώ.
Kabul etmeliyim ki orada sıkı bir numara yaptınız.Но должен признать, тут мы меня провели.
Matematiğin tutarlılığı açısından aynı sonucu elde etmeliyim.Bude to 5 krát 3 ... Zapíši to se znaménkem pro násobení "x" ne s tečkou.
Matematiğin tutarlılığı açısından aynı sonucu elde etmeliyim.Dus moet ik deze 5 verdelen.
Matematiğin tutarlılığı açısından aynı sonucu elde etmeliyim.수학 이론에 맞게라면
Matematiğin tutarlılığı açısından aynı sonucu elde etmeliyim.Rozdzielmy ją. Jeśli matematyka jest spójna, a musi taka być to nie powinno to wpłynąć na wynik.
Matematiğin tutarlılığı açısından aynı sonucu elde etmeliyim.私はまったく同じ答えを得るべきです. ではこの5を分配してみましょう.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Ceea ce a trebuit să îmi recunosc cu multă repulsie, a fost că am înteles.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Ce que j'ai bien du admettre à ma grande horreur. c'est que je comprends ces actes.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Elborzadva kellett beismernem, hogy már értem.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.큰 거부감에도 불구하고 제 자신이 인정해야 했던 것은 이를 이해할 수 있다는 것이었습니다.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.La cosa che ho dovuto ammettere, con enorme fatica e disgusto, è che io li capisco.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Lo que tuve que admitir para mí misma, con gran repulsión, es que lo entiendo.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Masalahnya saya harus mengakui sendiri, meski sangat enggan, bahwa saya memahaminya.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Một điều mà tôi đã phải thú nhận với chính mình, với sự ghê tởm kinh hoàng, là tôi đã hiều rồi.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Rzeczą, do której musiałam przyznać się przed sobą, z wielkim oporem, było, że też to miałam.
Müthiş bir tiksinti hissetsem de onları anladığımı itiraf etmeliyim.Věc, kterou jsem si musela přiznat s velkým odporem byla, že jsem to zvládla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod