Ana içeriğe geç
Sözlük

etmek ile cümle

etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'ye yardım etmek istemediğini açıkladı.Tom made it clear that he didn't intend to help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için kendi başına karar verdi.Tom decided on his own to help Mary.
Tom pili şarj etmek zorundaydı.Tom had to charge the battery.
Tom yardım etmek istiyor ama çok meşgul olduğunu söylüyor.Tom wants to help, but he says he's too busy.
Tom'a yardım etmek zorunda mıyız?Do we have to help Tom?
Neden Tom'a yardım etmek zorundayız?Why do we have to help Tom?
Tom'a yardım etmek için ne yapabileceğimizi düşünüyorsun?What do you think we can do to help Tom?
Yardım etmek için ne yapabileceğimizi düşünüyorsunuz?What do you think we can do to help?
Yardım etmek için muhtemelen ne yapabilirim?What can I possibly do to help?
Tom ziyaret etmek için en son ne zaman geldi?When was the last time Tom came to visit?
Devam etmek için farenizdeki sol butona tıklayın, lütfen.Please press the left mouse button to continue.
Hiçbir klavye bulunmadı. Devam etmek için lütfen için F1 tuşuna basın.No keyboard has been found. Please press F1 to continue.
Her zaman başka bir gezegeni ziyaret etmek istemişimdir.I've always wanted to visit another planet.
Her zaman başka bir ülkeyi ziyaret etmek istemişimdir.I've always wanted to visit another country.
Bizim görevimiz duvarı yeniden inşa etmektir.Our task is to rebuild the wall.
Araçlarını karda terk etmek zorunda kaldılar.They had to abandon their vehicles in the snow.
Terfi etmek istiyorum.I want to be promoted.
Sana yardım etmek için başka ne yapabilirim?What else can I do to help you?
Hiçbirimiz sana yardım etmek için bir şey yapmayacak.None of us will do anything to help you.
Sana yardım etmek niyetindeyim.I intend to help you.
Sadece sana yardım etmek istedim.I just wanted to help you.
Senden nefret etmek istemiyorum.I don't want to hate you.
Tom hatalı olduğunu kabul etmek zorunda kaldı.Tom had to admit that he was wrong.
Ben her zaman dünya etrafında seyahat etmek istedim.I've always wanted to travel around the world.
Tom ve Mary ziyaret etmek için geldi.Tom and Mary came to visit.
Kim bize yardım etmek istiyor?Who would want to help us?
Tom ve Mary bize yardım etmek için burada.Tom and Mary are here to help us.
Tom bize yardım etmek için buraya geldi.Tom has come here to help us.
Tom yarın bizi ziyaret etmek istiyor.Tom would like to visit us tomorrow.
Tom'a dikkat etmek zorunda kalacaksın.You'll have to look out for Tom.
Tom'a yardım etmek zorunda kalacağız.We're going to have to help Tom.
Tom'u ziyaret etmek için hastanede olacağız.We'll be at the hospital, visiting Tom.
Tom'a yardım etmek için orada olmalıyız.We should be there helping Tom.
Tom yardım etmek istemiyordu ve Mary yardım etmesi için onu ikna edemedi.Tom didn't want to help and Mary couldn't persuade him to.
Tom yeni arabasını caddede park etmek istemiyordu.Tom didn't want to park his new car on the street.
Tom yeni arabasını yola park etmek istemiyordu.Tom didn't want to park his new car on the road.
İstifa etmek zorundasın.You have to resign.
Devam etmek için hazır mısın?Are you ready to proceed?
Onlara yardım etmek için ne yapabileceğimizi merak ediyorum.I wonder what we can do to help them out.
Emirlere itaat etmek zorundayız.We have to obey orders.
Şimdi sana yardım etmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.There's nothing I can do to help you now.
Şimdi sana yardım etmek için hiçbir şey yapamam.I can't do anything to help you now.
Doktor bu kadar çok endişe etmekten vazgeçmem gerektiğini söylüyor.The doctor says I need to quit worrying so much.
Bu kadar çok endişe etmekten vazgeçmelisin.You have to stop worrying so much.
Toplantıyı iptal etmek zorunda kaldım.I had to cancel the meeting.
Bak, bana yardım etmek zorundasın.Look, you've got to help me.
Tom bana yardım etmek istemedi.Tom didn't want to help me.
Bana yardım etmek için çok geç.It's too late to help me.
Tom Mary'ye veda etmek istedi.Tom wanted to say goodbye to Mary.
Tom Mary'nin neden ona yardım etmek istemediğini merak ediyordu.Tom wondered why Mary didn't want to help him.
Tom yardım etmekten mutlu olacağını söyledi.Tom said he'd be happy to help.
Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do to help.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do to help.
Tom'u yardım etmeye ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to persuade Tom to help.
Yardım etmek için bir şey yapamadığım için üzgünüm.I'm sorry that I couldn't do anything to help.
Tom yardım etmek için hiç bir şey yapmıyor.Tom doesn't ever do anything to help.
Onlar yardım etmek için bir şey yapmadı.They never did anything to help.
Belki yardım etmek istersin.Maybe you'd like to help.
Tom yardım etmek için Mary'nin ikna edilip edilmediğini merak ediyordu.Tom wondered if Mary could be persuaded to help.
Sadece dans etmek istiyorum.I just want to dance.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod