Şikayet etmek istiyor musun?Do you wish to complain?
Boston'u ziyaret etmekten her zaman zevk alırım.I always enjoy visiting Boston.
Tom sahildeki bütün güzel kadınları fark etmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but notice all the beautiful women on the beach.
Tom veda etmek istiyor.Tom wants to say goodbye.
Müvekkilim suçunu kabul etmek istiyor.My client wants to plead guilty.
Size söyledim, bacaklarınıza ve ayaklarınıza dikkat etmek zorundaydınız.I told you you had to pay attention to your legs and feet.
Dalgıç ekipmanının sınırlarını test etmek istedi.The diver wanted to test the limits of his equipment.
Onlar dünyadaki en güzel yapılarından birini inşa etmek istediler.They wanted to build one of the most beautiful buildings in the world.
Bu, yel değirmenleriyle mücadele etmek gibi.It's like fighting windmills.
İşleri takas etmek ister misin?Do you want to trade jobs?
Bu tür çatıları inşa etmek çok zordur.These kind of roofs are very hard to build.
O, her pazartesi onu hastanede ziyaret etmek için gitti.He went to visit her at the hospital every Monday.
O, gün aşırı onu hastanede ziyaret etmek için gitti.He went to visit her at the hospital every other day.
Bunu tamir etmek için ne gerekiyorsa yapacağız.I'll do whatever it takes to fix this.
Bu büyük barajı inşa etmek on yedi yıl sürdü.It took seventeen years to build this huge dam.
Barajı inşa etmek için nehri kontrol etmemiz gerekiyor.We need to control the river to build the dam.
Dışarıda ne olduğunu kontrol etmek için pencereye koştu.She rushed to the window to check what was going on outside.
Pilot uçağı kontrol etmek için mücadele ediyordu.The pilot was struggling to control the plane.
Sen emirlerime itaat etmek için buradasın.You are here in order to obey my commands.
Tom konağını yeniden inşa etmek için göçmen işçileri işe aldı.Tom recruited immigrant workers to rebuild his mansion.
Onlarla birlikte terk etmek istiyor musun?Do you want to leave with them?
Onunla birlikte terk etmek istiyor musun?Do you want to leave with him?
Sadece onları ziyaret etmek istiyorum.I just want to visit them.
Sadece onu ziyaret etmek istiyorum.I just want to visit him.
Bizi ziyaret etmek istemiyor musun?Don't you want to visit us?
Onları ziyaret etmek istemiyor musun?Don't you want to visit them?
Onu ziyaret etmek istemiyor musun?Don't you want to visit him?
Onları ziyaret etmek için çok geç.It's too late to visit them.
Onu ziyaret etmek için çok geç.It's too late to visit him.
Onları ziyaret etmek zorundayım.I have to visit them.
Onu ziyaret etmek zorundayım.I have to visit him.
Onları ziyaret etmek için Boston'a gittik.We went to Boston to visit them.
Onu ziyaret etmek için Boston'a gittik.We went to Boston to visit him.
Onlara teşekkür etmek istiyorum.I want to thank them.
Ona teşekkür etmek istiyorum.I want to thank him.
Onları teşekkür etmek için aradım.I called to thank them.
Onu teşekkür etmek için aradım.I called to thank him.
Onlara yardım etmek istediğini söyle.Tell them you'd like to help.
Ona yardım etmek istediğini söyle.Tell him you'd like to help.
Onlara endişe etmekten vazgeçmelerini söyle.Tell them to stop worrying.
Ona endişe etmekten vazgeçmesini söyle.Tell him to stop worrying.
Onlara terk etmek için hazır olmalarını söyle.Tell them to get ready to leave.
Ona terk etmek için hazır olmasını söyle.Tell him to get ready to leave.
Onlara terk etmek zorunda kaldığımı söyle.Tell them I had to leave.
Ona terk etmek zorunda kaldığımı söyle.Tell him I had to leave.
Onları ikna etmek zor olacak.It'll be hard to persuade them.
Onu ikna etmek zor olacak.It'll be hard to persuade him.
Onları mahcup etmek istemiyorum.We don't want to overwhelm them.
Onu mahcup etmek istemiyorum.We don't want to overwhelm him.
Onları rencide etmek istemiyorum.I don't want to offend them.
Onu rencide etmek istemiyorum.I don't want to offend him.
Onları mutlu etmek istiyorum.I want to make them happy.
Onları terk etmek istemiyorum.I don't want to leave them.
Onu terk etmek istemiyorum.I don't want to leave her.
Onu dahil etmek istemedim.I didn't want to involve her.
Ben ona hakaret etmek istemiyorum.I don't want to insult her.
Ben onlara hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult them.
Ben ona hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult her.
Ona yardım etmek bir hataydı.Helping him was a mistake.
Sana yardım etmek için orada olmalıyız.We should be there helping you.