Ana içeriğe geç
Sözlük

etmek ile cümle

etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sen ancak iyi davranmaya söz verirsen, beni ziyaret etmek için gelebilirsin.You can come to visit me, but only if you promise to behave well.
İnkâr etmek yararsız olacaktı.Denial would have been useless.
Etkilendiğimi itiraf etmek zorundayım.I have to admit that I'm impressed.
İlgilendiğimi itiraf etmek zorundayım.I have to admit I'm interested.
Gerçekten ikna etmek zorunda olduğum kişi Tom'dur.Tom is the one I really have to persuade.
Tom'un kimseyi rahatsız etmek istemeyeceğinden eminim.I'm sure Tom wouldn't want to offend anyone.
Tom köpek kulübesini yapmama yardım etmek için söz verdi.Tom promised to help me build a doghouse.
Gelip veda etmek istedim.I just wanted to come say goodbye.
Ben sadece nasıl olduğunu görmek için kontrol etmek istedim.I just wanted to check to see how you're doing.
Sanırım bu kadar çok şikayet etmekten vazgeçmelisin.I think you should stop complaining so much.
Tom'a yardım etmek için elimden geldiği kadar çok çalışıyorum.I'm trying as hard as I can to help Tom.
Tom'un ve Mary'nin piyanoyu taşımasına yardım etmek zorundayım.I have to help Tom and Mary move a piano.
Yardım etmek için gönüllü kişi ben değilim.I'm not the one who volunteered to help.
Tom yardım etmek için mümkün olan her şeyi yapıyor.Tom is doing everything possible to help.
Yardım etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'm going to do everything I can to help.
Maalesef yardım etmek için yapabileceğim çok az şey var.I'm afraid there is very little I can do to help.
Yardım etmek için başka ne yapabileceğimden emin değilim.I'm not sure what else I can do to help.
Tom arabasını park etmek için bir yer arıyor.Tom is looking for a place to park his car.
Bana bunda yardım etmek için burada olmana memnun oldum.I'm glad you're here to help me with this.
Bize yardım etmeye ikna etmek için Tom'a ne söyleyebileceğimi bilmiyorum.I don't know what I can say to Tom to convince him to help us.
Tom bize yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom has done everything he can to help us.
Sadece dün gece için sana teşekkür etmek istedim.I just wanted to say thank you for last night.
Sadece desteğin için teşekkür etmek istedim.I just wanted to thank you for your support.
Sana yardım etmek için elimden gelen her şeyi yaptım.I've done everything I can to help you.
Sana yardım etmek için bir yol bulmaya çalışıyorum.I'm trying to figure out a way to help you.
Muhtemelen bugün işi biraz erken terk etmek zorunda kalacağım.I'm probably going to have to leave work a little early today.
Tom Mary'yi ne kadar özlediğini itiraf etmek istemiyor.Tom doesn't want to admit how much he misses Mary.
Yardım etmek için başka ne yapabilirim?What else can I do to help?
Tom nasıl hissettiğini ifade etmek için çabaladı.Tom struggled to express how he felt.
Kavga etmek çözüm değil.Fighting is not a solution.
Tom kendini polise teslim etmek istedi.Tom wanted to turn himself in to the police.
Tlaloc seyahat etmekten hoşlanır.Tláloc likes travelling.
Tom sana teşekkür etmek istiyor.Tom wants to thank you.
Tom Mary'nin haklı, kendisininse hatalı olduğunu kabul etmek istemiyor.Tom doesn't want to admit that Mary was right and that he was wrong.
Tom korkmuş olduğunu itiraf etmek istemiyordu.Tom didn't want to admit that he was scared.
Yüksek lisans eğitimini finanse etmek için çeşitli yollar vardır.There are several ways to fund postgraduate study.
Yunanistan en çok ziyaret etmek istediğim ülkelerden biri.Greece is one of the countries I would most like to visit.
Markku Liisa'yı teselli etmek istedi.Markku wanted to comfort Liisa.
Tom Mary'yi teselli etmek istedi.Tom wanted to comfort Mary.
Mary artık beni ziyaret etmek istemiyor.Mary no longer wants to visit me.
Sadece muhabbet etmek için mi buraya geldiğimi düşündün?Did you think I came here just to pass the time of day?
Müzik hakkında konuşmak mimari hakkında dans etmek gibidir.Talking about music is like dancing about architecture.
Acilen ameliyat etmek zorundayız.We have to operate urgently.
Sen beraat etmek üzeresin.You're about to be exonerated.
Bunu yapan kişiyi adalete teslim etmek istiyorum.I want the person who did this brought to justice.
İnsanlara yardım etmek için bir avukat oldum.I became a lawyer to help people.
Tom beni ihbar etmekle tehdit etti.Tom threatened to tell on me.
Ben acele etmek için herhangi bir neden görmüyorum.I don't see any reason for rushing.
Konuşmamda bana yardım etmek için buraya geldiğin için çok teşekkürler, Tom.Thanks so much for coming here to help me with my speech, Tom.
Onların her birini kontrol etmek zorunda kalacağız.We'll have to check every one of them, Tom.
Tom'u ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do everything in my power to convince Tom.
Tom'la biraz sohbet etmek zorundayım.I have to have a little chat with Tom.
Tüm yapmak istediğimin Tom'u tehdit etmek olduğuna yemin ederim.I swear all I meant to do was to threaten Tom.
Tom'a yardım etmek için elimizden geleni yapmaya hazırız.We're ready to do our best in order to help Tom.
İstifa etmek için hayli baskı altındayım.I've been under considerable pressure to resign.
Seni tekrar kontrol etmek için bir saat içinde döneceğim.I'll be back in an hour to check on you again.
Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.Tom bought some land to build a house on.
Tom açıkça yardım etmek istiyor.Tom clearly wants to help.
Yardım etmek istediğine inanıyorum.I believe you want to help.
Mesajlarımı kontrol etmek zorundayım.I've got to check my messages.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod