Keşke Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilsem.I wish I could do something to help Tom.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapmamız gerekmiyor mu?Shouldn't we be doing something to help Tom?
Keşke Tom'a yardım etmek için yapabileceğim bir şey olsa.I wish there was something we could do to help Tom.
Tom ziyaret etmek için gelecek.Tom is going to come and visit.
Sonu berbat etmek, insanlığa karşı iğrenç bir suçtur.Spoiling an ending is a heinous crime against humanity.
Fransız şirketlerin rekabeti azalmaya devam etmektedir.The competitiveness of French companies continues to decrease.
Neden her zaman bu tür sorunlarla mücadele etmek gerekiyor?Why do I always need to struggle with such problems?
Ben Fiji'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Fiji.
Ben bir gün Paris, New York ve Tokyo'yu ziyaret etmek istiyorum.I wanna visit Paris, New York and Tokyo someday.
Seni ziyaret etmek istiyorum.I want to visit you.
Lüksemburg'u ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Luxembourg.
Estonya'yı ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Estonia.
Tom sadece yardım etmek istedi.Tom just wanted to help.
Tom artık ziyaret etmek için gelmiyor.Tom never comes to visit anymore.
Ona yardım etmek istiyorum ama nasıl bilmiyorum.I want to help her, but I don't know how.
Tom kaybetti ama o bunu kabul etmekte isteksiz.Tom is lost, but is unwilling to admit it.
Tom Mary'yi yolcu etmek için hava alanına gitti.Tom went to the airport to see Mary off.
Yardım etmek için ne yapabileceğimizi öğrenelim.Let's find out what we can do to help.
Tom veda etmek için seni arıyordu.Tom was looking for you to say goodbye.
Komite üyeleri oturuma son vermek istese de, başkan devam etmek istiyor.The Chair wants to continue, even though the committee members want to adjourn.
Bazen köle gibi erkeğimize hizmet etmek zorundayız.Sometimes we have to serve our husbands like slaves.
Üzgünüm Tom, sohbet etmek için vaktim yok.Sorry, Tom, I don't have time to chat.
Tom'a yardım etmek için ne yapabiliriz?What can we do to help Tom?
Her zaman her şeyi kontrol etmek istiyorsun.You always want to control everything.
Tom Mary ile dans etmek istedi.Tom wanted to dance with Mary.
Bir şey feda etmek ister misin?Do you wanna sacrifice something?
Onlar sana yardım etmek zorunda olduğumu söylediler.They told me I had to help you.
Bize yardım etmesi için Tom'u ikna etmek mümkün olabilir.It might be possible to convince Tom to help us.
Bunu tamir etmek mümkün olabilir.It might be possible to repair this.
Tom Mary'ye sadece onu olduğu gibi kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.Tom told Mary she'd just have to accept him as he was.
Mandarin Çincesini teşvik etmek, Çin'in ulusal planıdır.Promoting Mandarin Chinese is China's national plan.
Mary'nin erkek arkadaşı onu terk etmekle tehdit etti.Mary's boyfriend threatened to leave her.
Bir gün Avustralya'yı ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit Australia someday.
Benimle dans etmek istemedi.She didn't want to dance with me.
O benimle dans etmek istemedi.He didn't want to dance with me.
Tom benimle dans etmek istemedi.Tom didn't want to dance with me.
Biri bana yardım etmek zorunda.Someone has to help me.
Tom yaz tatilinde anne ve babasını ziyaret etmek için memleketine döndü.Tom returned to his hometown to visit his parents during the summer break.
Şimdi, size yardım etmek için benim sıram.Now, it's my turn to help you.
Belki Tom yardım etmek için ikna edilebilir.Maybe Tom could be persuaded to help.
Hey, sana yardım etmek istiyorum.Hey, I want to help you.
Hey, şikayet etmekten vazgeç.Hey, quit complaining.
Mücadelemizi sürdürmeye devam etmek zorundayız.We've got to keep on struggling.
Size yardım etmekten çok memnun olacağım!I'd be only too pleased to help you!
Bu bir sonraki şarkıyı gelin ve damada ithaf etmek istiyorum.I'd like to dedicate this next song to the bride and groom.
Benim için yaptıklarından dolayı sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for what you've done for me.
Geçen hafta bizim için yaptıklarından dolayı sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for what you did for us last week.
Bugün buraya geldiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for coming here today.
Tüm yaptıkların için sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for all you've done.
Bana yardım edenlere teşekkür etmek istiyorum.I want to thank those who helped me.
Bugün bana yardım ettikleri için herkese teşekkür etmek istiyorum.I want to thank everyone for helping me today.
Bugün yaptığın şey için sana teşekkür etmek istiyordum.I wanted to thank you for what you did today.
Bugün yaptığın şey için sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for what you did today.
Oğluma yaptığın tüm yardım için sana teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for all the help you've given my son.
Bu gece geldiğiniz için hepinize teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you all for coming tonight.
Bir pizza sipariş etmek istiyorum.I'd like to order a pizza.
Geldiğiniz için hepinize teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you all for coming.
Geldiğiniz için hepinize çok teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you all very much for coming.
Lütfen bana hakaret etmekten kaçının.Please refrain from insulting me.
Şimdi görevi iptal etmek istemiyorum.I don't want to abort the mission now.