Tom'un ne teklif etmek zorunda olduğuna bakalım.Let's see what Tom has to offer.
Akupunktur genellikle ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.Acupuncture is often used to treat pain.
Tom'la dans etmek isteyen kim?Who would ever want to dance with Tom?
Tom'u ziyaret etmek için çok geç.It's too late to visit Tom.
Tom'u ziyaret etmek istemiyor musun?Don't you want to visit Tom?
Tom'u mahcup etmek istemiyoruz.We don't want to overwhelm Tom.
Tekrar düşünmeni rica etmek istiyorum.I'd like to ask you to reconsider.
İlkbaharda Boston'u ziyaret etmek isterim.I'd like to visit Boston in the spring.
Şu anda bana yardım etmek için zamanın olduğundan emin misin?Are you sure you have time to help me right now?
Sana yardım etmek için başka birini bulmalısın.You should find somebody else to help you.
Tom gelecek hafta sonu ziyaret etmek için gelebilir.Tom might come to visit next weekend.
Yapmak zorunda olduğumuz şey Tom'u bize yardım etmesi için ikna etmektir.What we have to do is persuade Tom to help us.
Tom sadece bize teşekkür etmek için aradı.Tom just called to thank us.
Tom seyahat etmekten hoşlanır.Tom enjoys traveling.
Yarın evi temizlememize yardım etmek zorundasın.You have to help us clean the house tomorrow.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do to help Tom?
İstemiyorsan yardım etmek zorunda değilsin.You don't have to help if you don't want to.
Tom kayıp zamanı telafi etmek için acele etti.Tom hurried to make up for lost time.
Tom Mary'yi takıma katılmaya ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to persuade Mary to join the team.
Lütfen beni affet. Kabalık etmek istemedim.Please forgive me. I didn't mean to be rude.
Tom'un istifa etmekten başka seçeneği yok.Tom has no choice but to resign.
Tom okuyamadığını itiraf etmek zorunda olmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't like having to admit that he can't read.
Tom'u memnun etmek çok zor.Tom is very hard to please.
Tom'u memnun etmek zordu.Tom was hard to please.
Tom köpeğinin havladığını duydu, bu yüzden işleri kontrol etmek için yataktan çıktı.Tom heard his dog barking, so he got out of bed to check things out.
Tom Pazartesi günü Mary'yi ziyaret etmek niyetinde.Tom intends to visit Mary on Monday.
Beni ikna etmek zorunda değilsin.You don't have to convince me.
Tom yarın bize yardım etmek için istekli, değil mi?Tom is willing to help us tomorrow, isn't he?
Kulübe gitmeden önce evde önceden içelim, çünkü biraz para tasarruf etmek istiyorum.Let's predrink at home before going to the club, because I would like to save some money.
Yardım etmekten mutluyum.I am happy to help.
Elimden geldiği kadar herhangi bir şekilde yardım etmek için buradayım.I'm here to help in any way I can.
Tom dans etmek istedi.Tom wanted to dance.
Tom herkesi memnun etmek için endişeli.Tom is anxious to please everybody.
Yapmak zorunda olduğumuz şey Tom'u gitmesi için ikna etmek.What we have to do is persuade Tom to go.
Hayatı mutlu etmek için gündelik ıvır zıvırı sevmelisin.In order to make life happy, you must love the everyday trifles.
Bize yardım etmek ister misin?Care to lend a hand?
Yardım etmek için ne yapabilirim?What can I do to help?
Yardım etmek zorunda değilsin.You don't have to help.
Tom yardım etmek için ne yapıyor?What's Tom doing to help?
Yardım etmek için yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do to help?
Tom yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Tom is doing everything he can to help.
Soru yardım etmek için ne yapabilirizdir.The question is what can we do to help.
Tom yardım etmek için muhtemelen elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did everything he possibly could to help.
Tom'a ev ödevinde yardım etmek zorundasın.You have to help Tom with his homework.
Tom onu yok etmek istiyordu.Tom wanted to destroy it.
İşleri takas etmek ister misiniz?Would you like to trade jobs?
Yapmak zorunda olduğumuz şey Tom'u ikna etmek.What we have to do is persuade Tom to leave.
Tom'a biraz yardım etmek isteyebilirsin.You might want to help Tom a little.
Tom ve ben Mary'yi ziyaret etmek için hastanede olacağız.Tom and I'll be at the hospital visiting Mary.
Tom Mary'yi ziyaret etmek için hastaneye gitmeye istekli.Tom is eager to go to the hospital to visit Mary.
Kurak bir ülkeden yağışlı Avrupa'ya su ihraç etmek saf çılgınlık.Exporting water from an arid country to the rainy Europe is pure folly.
Tom Mary'ye yardım etmek için muhtemelen elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did everything he possibly could to help Mary.
Tom ve Mary'yi ziyaret etmek istemiyor musunuz?Don't you want to visit Tom and Mary?
Tom hatanı fark etmek zorunda.Tom is bound to notice your mistake.
Tom memnun etmek oldukça zordur.Tom is rather hard to please.
Tom tıbbi araştırma ile iştigal etmektedir.Tom is engaged in medical research.
Sadece Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey olmasını diliyorum.I just wish there was something we could do to help Tom.
Tom odasını dekor etmekle meşgul.Tom has been busy decorating his room.
Tom'u memnun etmek imkansız.Tom is impossible to satisfy.
Tom sadece teşekkür etmek istedi.Tom just wanted to say thanks.